Baykal: Gözaltılar darbe kültürü
Baykal, Türkiye'nin çok tehlikeli bir bölünmeye girdiğini, ülkenin bir coğrafyasında kentlerin içinde barikatlar kurulduğunu, bayrağın ayaklar altına alındığını, güvenlik güçlerinin hedef haline getirildiğini, PKK'ya övgülerde bulunulduğunu söyledi
   26 Mart 2008, Çarşamba 14:40 Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, yapılacak anayasa değişikliğinin, sıradan bir anayasa değişikliği değil; Anayasayı tebdil ve tağyir etme girişimi olduğunu savunarak, ''Anayasa değişikliği paketinin oylaması, laikliğin oylaması olacaktır'' dedi. Baykal, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, yapılması düşünülen anayasa değişikliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Anayasayı değiştirerek, AK Parti hakkında açılan kapatma davası girişimini etkisiz kılma çabasıyla karşı karşıya olduklarını belirten Baykal, bu değişikliğin, sadece AK Parti'nin kendisini kurtarma sonucunu doğurmayacağını söyledi. Baykal, başlayan bir yargı sürecini boşlukta bırakmak için anayasa değiştirmenin, aklın, mantığın ve sağduyunun kabul edemeyeceği bir şey olduğunu, Türkiye'de ise bunun denendiğini savundu. Anayasanın 138. maddesine işaret eden Baykal, davayı etkilememek için konuşmanın yasak olduğunu anımsattı. Baykal, Anayasanın, bunu içine sindirebileceğini, doğal karşılayabileceğini düşünmenin mümkün olmadığını bildirdi.
'ÇIKARLARINI KORUMAK İÇİN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ''Laiklik laiklik diyorsunuz. Cumhuriyetin başka nitelikleri de var; sosyal, demokratik, laik bir hukuk devletidir'' dediğini ifade eden Baykal, ''İşte Anayasadaki o hukuk devleti var ya, işte bu saçmalıklar yapılmasın anlamında bir hukuk devleti anlayışıdır. Hem bunları yapacaksınız hem de Anayasadaki hukuk devleti kimliğini koruduğunuzu düşüneceksiniz, böyle bir şey olmaz'' dedi. ''Kendinizi kurtarmak için, defalarca yönetmelik, yasa değiştirdiniz. Başbakan kendisiyle ilgili yargı sürecini askıya almak için kanun çıkardı, bakanlar 4 kez af çıkardı, bir iş adamının, yabancı şirketin talebiyle kanun çıkarıldı. Ama anayasa çıkmamıştı'' görüşünü savunan Baykal, şimdi, kendi çıkarlarını korumak için Anayasa çıkarma noktasına gelindiğini söyledi.
'ANAYASAMIZIN DİŞİNİ ÇEKECEKLERDİR'
Baykal, anayasa değişikliğiyle, sadece AK Parti'nin kapatılmasına ilişkin yargı sürecinin askıya alınmayacağını, Anayasadan, laiklik ilkesinin ihlal edilmesi halinde, yaptırım uygulanmasının çıkarılacağını öne sürerek, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Anayasamızın dişini çekeceklerdir. Anayasamızın laiklik konusundaki kararlılığının uygulanabilirliğini ortadan kaldıracaklar, laiklik ilkesinin içini boşaltacaklardır. Bu değişiklik yapıldıktan sonra, laikliği ihlal eden bir siyasi parti hakkında yaptırım talep edilmesi, laikliği ihlal edenlerin iznine bağlanacaktır. Anayasanın laiklik konusundaki duyarlılığını ortadan kaldıracaktır. Türkiye, artık Anayasayı, laiklik ilkesini ihlal eden bir siyasi kuruma karşı seyirci kalmak durumunda olacaksa, Anayasanın değiştirilmesi dahi teklif edilemez o maddesinin hiçbir değeri, anlamı kalmayacaktır. Düşünülen mini paketin, sıradan bir anayasa değişikliği olmanın ötesine geçmiştir. Bu düşünülen mini paket, sıradan bir anayasa değişikliği değildir. Bu Anayasayı tebdil ve tağyir etme girişimidir. Bu yapılırsa, o Anayasa bildiğiniz anayasa olmayacaktır, Anayasa tağyir edilmiş, başkalaştırılmış, tebdil edilmiş, dönüştürülmüş olacaktır. Herkes aklını başına alsın.''
'GÖRMEMEK İÇİN BAŞBAKAN OLMAK GEREKİR'
Baykal, ''Türban çok önemli gelişmelere yol açar'' dediğini anımsatarak, ''Bunun üzerine Başbakan, kimlerle paslaşarak, bunu söylediğimi sordu. Anayasayı, Türkiye'nin siyasi tarihini bilen herkes, o girişimin önemli sonuçlar doğuracağını görür. Görmemek için belki de sadece Başbakan olmak gerekir'' dedi.
Baykal, kimseyle paylaşmadan ve paslaşmadan, mini Anayasa değişikliği paketinin çok önemli gelişmelere yol açacağını söylediğini kaydetti.
Erdoğan'ın, ''Baykal ayet okuyor bir şey olmuyor, ben okuyorum kıyamet kopuyor'' dediğini ifade eden Baykal, ayet okumanın, İslamiyet'i sevmek, övmek ve özünün ne olduğunu anlatmanın suç olmadığını vurguladı.
İslamiyet'in özünde siyasi istismarın olmadığını, bunun yanlış olduğunu anlattıklarını belirten Baykal, ''Ama sen tescillisin, bu konuda sicilin ortada, sen din istismarını, siyasetinin temeli yapmış insansın. Sen kendini nasıl olur da Anayasaya, laikliğe, cumhuriyete inanan siyaset adamlarıyla mukayese edersin'' diye konuştu. Baykal, Anayasa değişikliği paketinin oylamasının, laikliğin oylaması olacağını öne sürdü.
'BEN SUSTUĞUM ZAMAN...'
Başbakan Erdoğan'ın, bazen meydan meydan dolaşarak kendilerini eleştirdiğini, sıkıştığında ise ''Gerilim istemiyoruz'' dediğini savunan Baykal, şöyle devam etti: ''Türkiye'de yaşanan olaylar, iktidar ile anamuhalefet -muhalefet mi tek muhalefet mi onu da bilmiyorum- arasında siyasi tartışmadan kaynaklı bir olay değildir. Başbakan ile polemik yaptığımız için gerginlik var, yok böyle bir şey. Olayın tarafı biz değiliz. Gerginlik iktidar ile muhalefet arasındaki tartışmadan değil, iktidarın, Türkiye'nin Anayasasıyla, devlet düzeniyle, laiklik anlayışıyla kavgasından kaynaklanıyor. Kavga  bizimle değil. Muhalefet sustuğunda Türkiye'de gerilim olmayacak mı? Ben sustuğum zaman, bu yoldan çıkacağını sen garanti ediyor musun?''
'YARGIYI, SİYASETİN PARÇASI HALİNE DÖNÜŞTÜREBİLİR'
Baykal, Türkiye'nin çok tehlikeli bir bölünmeye girdiğini, ülkenin bir coğrafyasında kentlerin içinde barikatlar kurulduğunu, bayrağın ayaklar altına alındığını, güvenlik güçlerinin hedef haline geti-rildiğini, PKK'ya övgülerde bulunulduğunu söyledi. ''Sen bunu seyrettin, destek verdin, yolunu açtın'' diyen Baykal, ''5 yıl içinde Türkiye'yi nereye getirdiler. 5 yıl daha kalsın, Türkiye'de daha ağır olaylarla karşı karşıya kalacaktır. Gerilimi düşürmek isteyenler, iktidarı muhatap alma cesaretini göstermelidirler. Bu çatışma, yer yer yargıyı siyasetin bir parçası haline dönüştürebilir. Partiler, siyasetçiler gelip geçer ama Türkiye devam edecektir'' dedi.
'BU BİR BOMBA'
Baykal, devletin, AK Parti zihniyeti doğrultusunda yeniden yapılandırıldığını, bunun anayasanın temellerini değiştirmeye yönelik sistematik çaba olduğunu öne sürdü. Ergenekon soruşturmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Baykal, bu sürecin bir an önce netleştirilmesini, herkesin sorumluluğunu üstlenerek, bildiklerini delilleriyle ortaya koymasını istedi. Baykal, kimsenin, ülkeyi, sisleme, suçlama dönemine getirmeye hakkı olmadığını dile getirerek, ''Kim ne yaptıysa, ortaya konulmalı, yapanların hakkında da yargı organı gelmelidir. Buna biz de destek olmaya hazırız'' diye konuştu. ''Bu bir bomba, nerede patlar, kime yönelir, önümüzdeki dönemde göreceğiz'' diyen Baykal, yapılan açıklamaların kaygıları arttırdığını söyledi. Baykal, olayın artık deşifre edildiğini, bağlantıların, ilişkilerin görüldüğünü kaydetti.

   67 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder
Diğer TÜRKİYE haberleri
"Kendi yargısını yabancılara şikayet eden bir iktidar!"
PKK silahlarını bıraktı kaçtı
301 afişlerine AKP engeli
Baykal'dan Erdoğan'a ilginç soru: Kennedy'i de biz mi öldürdük?
Mehmetçiğe otomatik bombaatar
Bahçeli'den MHP teşkilatlarına sert uyarı
Tunceli'de 11 PKK'lı öldürüldü
Barroso: Davaya kayıtsız kalamayız
''Türkiye önemli karar noktalarında''
"Türkiye demokrasi mecrasından döndürülemez"