Köprüleri Atma Aynı nehri kaç kez daha geçmek zorunda kalacağına şaşıracaksın
MUSTAFA KEMAL KASAPOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Mart 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bir atasözü...
Kim tarafından söylendiğinden çok, neyi ifade ettiği veya ne anlam içerdiğinin hakikaten de dikkat edilmesi gereken bir atasözü.
Çünkü, bugünlerde ortalık tozduman...
Puslu...
Sisli...
Ve karamsar...
Siz bakmayın görüşmelerin başlamasıyla girilen beklentilerin yeniden nüksettiği umutla yumuşayan ortama. Aslında herkes gardını almış durumda...
Çünkü toplumsal sorunlarımız çözümlenmek bir yana dursun, sadece günü kurtarmak adına geçiştirilmiş durumda.
Bunu en iyi günlük gazetelerde yayınlanan haberlerden ve manşetlerden de anlamak mümkün. Zira bir gün olumlu bir hava estirilirken bir diğer gün olumsuz hava estirilmekte.
Sanki programlanılmış gibi...
Birbirinden kopuk, tutarlı olmayan ve en önemlisi de çok kısa bir süre öncesine kadar olumlu ya da olumlu verilmiş bir haber veya manşetin nasıl oluyor da mucizevi bir şekilde tam tersi bir şekilde değişmesi [değişebilirliliği] hakkaten beni düşündürüyor. Çünkü kurumsallaşamamış bir değişimin fazlasıyla hem toplumsal hem de bireysel olarak bizlere  vermiş olduğu zarar, zararlar her alanda ortada.
Hazırlıksız belki de doğru bir ifadeyle yansız (tarafsız) olarak olaylara bakabilmeyi ve yorumlamamayı cidden öğrenmeye ihtiyacımız var.
Kimin, kime muhtaç olabileceğini (olunabilineceğini) zaman tekrar tekrar göstermekte. Çünkü bir avucuz buralarda. Bunu unutarak hareket edilmekte ve gücün, o günkü şartlarda alınan oy sayıları olduğu ya da ve-rilen suni desteklerle kazanıldığının yanılgısı içerisinde hareketler edilmekte...
Müdahale edilebilirliliğin somutlaştığı günümüzdeki yönetim versiyonlarının ışıltılarına kapılanların dahi arkadaşlar[ın]a, dostlar[ın]a ve akrabalar[ın]a ihtiyacı bulunduğu gözden asla ve asla kaçırılmamalıdır.
Çölde yolculuk eden iki arkadaş hakkında şöyle bir hikaye anlatılır.
Yolculuğun bir aşamasında iki arkadaş tartışırlar biri ötekine bir tokat atar. Tokatı yiyenin canı çok yanar ama tek kelime etmez ve kum üzerine şu sözleri yazar: "Bugün en iyi arkadaşım bana bir tokat attı."
Yıkanabilecekleri bir vahaya rastlayana dek birlikte yürümeyi sürdürürler. Tokatı yiyen yıkanırken batağa saplanır, tam boğulmak üzereyken arkadaşı tarafından kurtarılır. Boğulmak üzere olan arkadaş tam selamete çıktıktan sonra bir kaya parçası üzerine şu sözleri kazır: "Bugün en iyi arkadaşım benim hayatımı kurtardı."
Tokatı vuran ve sonra en iyi arkadaşının hayatını kurtaran kişi ona şöyle der: "Senin canını yaktığımda bunu kum üzerine yazdın ama şimdi kayaya kazıyorsun, neden ?" Öbür arkadaş ona şöyle cevap verir:
"Biri bizi incittiğinde bunu kum üzerine yazmalıyız ki bağışlama rüzgarı estiğinde onu silebilsin. Ama biri bize iyi bir şey yaparsa onu kayaya kazımalı ki onu hiçbir rüzgar yok etmesin." der.
İncinmelerinizi kuma, gördüğünüz iyilikleri kayalara kazımayı öğrenin. Denilir ki; özel birini bulmak bir dakikanızı alır, onu değerlendirmeniz bir saat içinde olur, onu sevmek için bir gün yeter ama sonra onu unutabilmek için bir ömrün geçmesi gerekir.
Çünkü herşeyi çok hızlı tüketiyoruz hem de çok...
Saygılarımla...

   593 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Kamuda verimlilik
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Hellim
  07 Nisan 2008, Pazartesi   Kanser
  31 Mart 2008, Pazartesi   Uygunsuz gerçek
  17 Mart 2008, Pazartesi   Erdem
  10 Mart 2008, Pazartesi   Magnum Photos
  03 Mart 2008, Pazartesi   Örnektik
  25 Şubat 2008, Pazartesi   IV. güç basının (medya) rolü
  18 Şubat 2008, Pazartesi   İskele ve gelecek
  11 Şubat 2008, Pazartesi   Meleklerin dokunuşu