Kıbrıs'ta umut ışığı
Yusuf Kanlı

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Şubat 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Çok az farkla da olsa geçen yazdan bu yana yapılan tüm kamuoyu yoklamalarında Tassos Papadopulos diğer adayların hep önünde idi. Pazar günkü oylamadan hemen önce yapılan son kamuoyu yoklamasında bile Papadopulos sosyalist AKEL adayı, Temsilciler Meclisi Başkanı Demetris Hristofyas'ın yarım puan önünde, eski dışişleri bakanı, Avrupa Parlamentosu milletvekili Loannis Kasulidis'in ise neredeyse iki puan ilerisinde idi. Yine de adaylar arasındaki fark o kadar azdı ki herkes Pazar günkü oylamanın başbaşa gececeğini, önde gelen adayların kamuoyu yoklamalarında aldıkları desteğin "hata payı" içerisinde olduğundan herhangi ikisinin, daha doğrusu Papadopulos ve diğer adaydan birisinin ikinci tura kalmasının ve yeni Rum liderinin bu pazar seçilmesinin sürpriz olmayacağını söylüyordu...
Öyle olmadı. Pazar günkü birinci tur oylamanın sonucu büyük bir sürpriz doğurdu. Rum seçmen Papadopulos'u sandığa gömdü, Kasulidis'i az farkla birinci, Hristofyas'ı ikinci yaptı ve bu Pazar ikinci turda liderlik için yarışmaya gönderdi. Nihai sonuçlara göre Kasulidis yüzde 33.5, Hristofyas yüzde 33.3 alırken Papadopulos yüzde 31.8 ile yarıştan yüzü kızararak çıktı.
Şimdi önümüzdeki haftanın sonucu Papadopulos'un Kıbrıs tarihinin bir parçası mı olduğu yoksa bir anlamda Makaryos pozisyonuna kendini yükseltip, perde arkasından diğer oyuncuların iplerini mi kontrol edeceğini birlikte göreceğiz.
Hristofyas daha avantajlı
Pazar günkü birinci tur oylamada Kasulidis'in hemen arkasından yarış ipini ikinci olarak göğüsleyen Hristofyas, bir sosyalist liderin bu ilk kez katıldığı cumhurbaşkanlığı yarışından başarılı çıkmak için Papadopulos ile işbirliğine gidebilir. Unutmamak lazım ki aday olmakla Hristofyas hem AKEL liderliğini, hem Temsilciler Meclisi başkanlığını hem de kendi siyasi hayatını, yani çok şeyi riske etti. Başarılı olmaya mahkum.
Bir önceki seçimde Papadopulos'un hem de birinci turda cumhurbaşkanı seçilmesi AKEL'in desteği ile olmuştu. Dolayısıyla Hristofyas'ın Papadopulos ile veya AKEL'in DIKO ile koalisyona gitmesi bir anlamda eski bir borcun ödenmesi olmayacak mı?
Dolayısıyla, bu çerçevede denilebilir ki Kasulidis'e göre Hristofyas hem hükümeti hem de cumhurbaşkanlık yetkilerini Papadopulos ile paylaşmayı, veya ipleri Papadopulos'a vermeyi kabul etmesi halinde ikinci turda daha avantajlı olacaktır. Diğer yandan 2006 Temsilciler Meclisi oy oranlarına göre ise DIKO sadece yüzde 16 oranında oya sahiptir. Papadoulos'un aldığı oyun gerisi diğer sağcı partilerin ve grupların desteği ile parti bağlantısı olmadan oy verenlerden gelmiştir. Bu açıdan bakıldığında da seçimin sonucunu bu küçük milliyetci veya muhafazakar gruplar ve partiler ile partisizler kararlaştıracaktır.
Bu noktada işler Hristofyas açısından, Kasulidis'in siyasi geçmişi, Klerides bağlantısı ve inanılır imajı dolayısıyla problemli olabilir. DIKO'nun en saglam destekcisi seçmenler bile sosyalist bir adaya oy vermek ve kendi partileriyle sosyalist güdümlü ancak güçsüz bir koalisyon hükümetini işbaşına getirmek yerine, muhafazakar, inanılır, milli politikaları güçlü bir şekilde savunarak çözüm sağlayabilecek ve bunu uygulamaya sokabilecek yetenekte Kasulidis'i tercih edebilirler. Ayrıca, DIKO tabanında AKEL'in kendi adayını çıkararak Papadopulos'u zayıflattığı, seçimi kaybetmesine neden olduğu kırgınlığı da gelişebilir. Bu durum da doğal olarak Kasulides'e hizmet edecektir.
Yine de by yazarın Pazartesi günü telefonla görüştüğü birçok Rum siyasi analizcisi Hristofyas'ın önümüzdeki hafta daha başarılı olabileceği konusunda görüş birliği içerisin-   deydiler. Bu çerçeveden bakıldığında, birinci turda sadece 700 oyluk az bir farkla birinci olmasına rağmen Pazar günkü ikinci turda Kasulides'in seçilmesi oldukça zor ve   sürpriz olacaktır.
Kasulidis görüşebilir, çözüm sağlayabilir
Ancak, ipleri Papadopulos'un elinde olacak Hristofyas'ın ciddi bir görüşme sürecine kendini adaması, Kıbrıs Türk tarafı ile ciddi bir al-ver pazarlığına girebilmesi de oldukça zor görünmektedir. Ayrıca, Annan planı referandumundan bir hafta önce bir anda "evet" kampından "hayır" kampına geçtiği gibi, Hristofyas siyası hayatı boyunca hiç de istikrarlı olmamış, güven telkin etmemiştir.
Diğer yandan Kasulidis her zaman çetin ceviz olmuştur. Liderliğinde Kıbrıs Türk tarafıyla yapılacak görüşmelerin kolay ilerlemeyeceği aşikardır. Ancak, Kasulidis hem en çetrefil sorunları görüşmeye yetenekli hem de varılacak çözümü uygulamaya yeteneklidir. Unutmamak lazım ki Annan planına "evet" diyen çok az sayıda Rum politikacısından biri idi.
Kısaca, Papadopulos'un sahneden çekilmesi ile önümüzdeki Pazar yarışacak iki aday da Kıbrıs Türk tarafıyla görüşme ve uzlaşma istemektedirler. Her ikisi de çözüm için karşılıklı ödünde bulunulması gerektiğine inanmaktadırlar.
Uzun bir aradan sonra Kıbrıs'ta çözüm için az da olsa bir ışık belirdi. Şimdilik o kadar.

lYusuf Kanlı'ya ykanli@hotmail.com veya Yusuf_kanli@yahoo.com adreslerinden ulaşabilirsiniz.

   527 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   301 reformu… Gerçekten mi?
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Kayıp Türkler veya kayıp Avrupalılar
  07 Nisan 2008, Pazartesi   AKP'yi veya Türkiye'yi kurtarma operasyonu
  31 Mart 2008, Pazartesi   Türkiye için çok önemli bir gün
  24 Mart 2008, Pazartesi   Vizyonumuz var… Ama yeter mi?
  17 Mart 2008, Pazartesi   Olağanüstü günler, acayip işler
  11 Mart 2008, Salı   Lalihanlar zaten hiç yaşamadı ki!
  03 Mart 2008, Pazartesi   Şu 'Kemalist zulüm'!
  26 Şubat 2008, Salı   Güney Kıbrıs'ta kime 'hoşgeldin' diyoruz?
  25 Şubat 2008, Pazartesi   Kedi tırmaladı