|
|
|
|
|
Her iki takımın da ligde fazla bir iddiasının olmaması maça gereken önemi vermelerine de engel olmuştu. Özellikle ilk devrede aldıkları başarılı sonuçlarla lige damgasını vuran her iki takımın futbolcularının maça çok fazla motive olmadıkları, maçın daha başındaki görüntülerinden belliydi... 90 dakika boyunca vasat, temposu çok düşük, pozisyonu az bir karşılaşma çıkaran Yeniboğaziçi ile Cihangir takımlarından maçı daha çok isteyen, maça rakibine göre bir parça daha fazla asılan Yeniboğaziçi'nin, kendi sahasındaki bu maçta iyi oynamamasına rağmen iyi mücadele ederek hak ettiği puanları aldığını düşünüyorum . Cihangir takımı, özellikle iddialı olduklarını söyledikleri kupadan da elendikten sonra, ligde de arka arkaya başarısız sonuçlar almaya başladı. Bir anlamda bu maç, onlar adına kötü gidişe dur deme maçı olabilirdi. Ancak ilk yarıda orta alanda kontrolü rakibine kaptıran Cihangir, topu kanatlara taşımakta da zorlanınca bu yarıda rakip kalede çok fazla etkili olamadı. Bu devrede Cihangir, hücum hattında etkili olamadığı gibi defansif anlamda da kademe hataları yaparak rakip forvetlere tehlikeli olabilecekleri pozisyonlar verdi. Özellikle daha önceki maçlarda liberoda görmeye alıştığımız Hüseyin Özbaysal'ın orta alana kaydırılmasının çok doğru bir hamle olmadığını düşünü-yorum. Çünkü Hüseyin Özbaysal orta alanda oyuna çok fazla katılamıyor. Basit oynamaya çalışıyor. Sorumluluk almıyor. Bu da adeta takımının bir kişi eksik kalmasına neden oluyor... Peki Cihangir kötü bir günündeydi de Yeniboğaziçi çok mu iyiydi? Değildi. Ancak Yeniboğaziçi'nde orta alanda oyun kurucu olarak mücadele eden Vural'ın çok iyi bir futbol sergilemesi, takımını çok iyi organize etmesi ve ataklara yön vermesi Yeniboğaizçi'nin maçtaki en önemli artısıydı. Defasta ise Erdoğ'un Cihangir'in en etkili elemanı Joseff'e 90 dakika boyunca adım attırmaması ve adeta ona topu göstermemesi 3 puanı getiren çok önemli bir faktör oldu. İkinci devreye Cihangir, en azından beraberliği yakalama adına daha hareketli başladı. Bu devrede forveti üçleyen Cihangir, ilk devredeki orta alan arızalarının devam etmesi karşısında rakip kalede istediği pozisyonları bulmakta zorlandı. Emrah ve Hüseyin Kızmaoğlu'nun oyuna alınması da Cihangir'in derdine çare olmaktan uzak kaldı. Çünkü takım olarak kötü oynayan Cihangir, çok fazla umut bağlanan Joseff'in de katı markaj altında etkisiz kalması ile adeta kolu kanadı bağlanmış bir durumda kaldı. İkinci deverede skoru koruma düşüncesi ile orta alanı ve defansını kalabalık tutan Yeniboğaziçi, zaman zaman geliştirdiği hızlı hücumlarla rakip kaleye inmeye çalıştı. İkinci 45 dakikada kontrol futbolunu iyi oynayan ve kendi yarı alanında alan daraltarak oynayan Yeniboğaziçi, rakibin baskılı gibi görünmesine rağmen kalesinde çok fazla pozisyon görmeden maçı tamamlamayı bildi. Uzun sözün kısası Yeniboğaziçi, hak ettiği bir galibiyet aldı. Cihangir ise kupadan eledikten sonra içine düştüğü sıkıntılı durumun bu maçın sonucuna da yansımasını önleyemedi. Sezon başında ortaya koydukları 45 puan hedefinden de oldukça uzaklaşmış oldular... Maçın hakem üçlüsü stresi az olan maçta başarılı bir yönetim gösterdi. Yardımcı hakemler Mehmet Tarım ve Niyazi Nizam doğru bayraklar kaldırdılar. Orta hakem Ulus Sediral, pozisyonları yakından takip etmeye çalıştı. Verdiği penaltı kararında yüzde yüz haklıydı. 90 dakika kontrolü elinde tuttu ve başarlı bir yönetim gösterdi...
|
|
|
|
|
| |
30 Mart 2008, Pazar |
Adı var kendi yok derbisi |
| |
27 Mart 2008, Perşembe |
Şampiyonluğu yaşamak |
| |
24 Mart 2008, Pazartesi |
Ozanköy, hak ederek... |
| |
23 Mart 2008, Pazar |
Amaç yok, futbol da yok |
| |
17 Mart 2008, Pazartesi |
Antrenman maçı |
| |
13 Mart 2008, Perşembe |
Gönyeli bayram, Kaymaklı hüsran |
| |
09 Mart 2008, Pazar |
Farkı tecrübe |
| |
03 Mart 2008, Pazartesi |
Saha içi disiplini şart |
| |
25 Şubat 2008, Pazartesi |
Uyuduk, uyutulduk |
| |
18 Şubat 2008, Pazartesi |
Çamurda dans |
|