Kara hafta
Levent Tezel

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   11 Şubat 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İlk kez yer aldığı Birinci Lig’e oldukça iyi uyum sağlayan ve adından sıkça söz ettiren Cihangir sanırım geride bıraktığımız haftayı hiç hatırlamak istemeyecek.
Üç gün önce kupada ikinci lig ekibi Alsancak Yeşilova önünde uzatma dakikalarında hiç beklemediği bir mağlubiyetle kupadan elenme şanssızlığı yaşayan Cihangir, artık tüm umutlarını lige bağlamıştı.
Bir önceki gün Küçükkaymaklı'nın mağlup olması ile Cihangir için Mağusa Türk Gücü maçının önemi bir kat daha artmıştı.
Maça mutlak kazanma azmi ile başlayan Cihangir, yönetim ve taraftar olarak maça hazırdı. Ancak futbol takımı ve kenar yönetim için, en azından dünkü görüntüye göre aynı şeyi söylemek sanırım yanlış olur diye düşünüyorum.
Dün Cihangir'de defans bloğunun her hattı tel tel döküldü. İlk yenilen golde Samet'in topu ayağının altından kaçırması büyük hataydı. Libero Hüseyin Özbaysal, bir türlü defansı toparlayamadı.
Orta saha ise evlere şenlikti. Daha önceki maçlarda rakibe alan daraltan pres yapan, rakibi oynatmayan orta saha gitmiş yerine iki pas yapamayan, topu kanatlara taşıyamayan bir orta saha gelmişti. Göbekte oynayan Ersin ve Hüseyin Kızmazoğlu 90 dakika boyunca iyi mücadele edemediler. Kazandıkları topları iyi değerlendiremediler.
Maç boyunca Cihangir, ayağa paslarla topu kanatlara taşımak yerine uzun toplarla hucüma kalkmayı denedi. Ancak zaman zaman top kontrolünü zorlaştıran sertlikte esen dünkü rüzgarlı havada, defansın arkasına atılan uzun topları solda Touko, sağda önce Hasan Sapsızoğlu, daha sonra yerine giren Hasan Topuz kontrol etmekte zorlanınca Cihangir'de tüm yük Josef'in bireysel yeteneklerine kaldı..
Ancak daha önceki maçlarda takımın ofansif anlamdaki yükünü çeken Josef, dünkü maçta belki de ülkemizin en tatlı sert, adam adama oyunda en başarılı stoperlerinden biri olan Abbas'ın katı markajında çaresiz kalınca mağlubiyet de kaçınılmaz oldu.
Teknik patron Muharrem Mertdin ise yaptığı oyuncu değişiklikleri ile oyuna müdahale etmek istedi. Ancak Josef'in katı markajdan kurtulması için gerekli tedbirleri alamadı ve defanstaki dağınıklığa da çözüm üretemedi. Ayrıca rakibin ani kontrataklarına karşı da orta alanda önlem alamayınca mağlubiyet de kaçınılmaz oldu.
Mağusa Türk Gücü ise Mehmet Ali hocanın artık klasikleşen oyun şaplonu ile maça başladı. Liberoda Hasan Tamel'in risk almayan futbolu ve onun önündeki dörtlünün kendi yarı alanında yaptığı başarılı alan savunması ile rakibe az pozisyon verdiler. Ayrıca Abbas'ın da Josef'e uyguladığı katı adam adama savunmada yüzde yüzlük bir başarı oranı yakalaması galibiyette büyük pay sahibi olmasına yol açtı. Ernest de ön liberoda rakipleri ile iyi boğuştu, çok koştu pres yaptı ve kazandığı topları olumlu kullandı.
Bunun yanında da ileride görev yapan ve rakibin çok adamla hucum etmesinden doğan boşlukları çok iyi değerlendiren Tolgahan, Osman ve Ahmet Hassan, topu sık sık kanatlara taşıyarak rakibin defans dengesini bozdular. Arkaya atılan toplarla çok iyi buluşup golcüleri Ali Oraloğlu'na pozisyonlar hazırladılar.
Kısaca MTG, galibiyeti hakederken Cihangir ise bu haftayı kara hafta olarak hatırlamak zorunda kalacak.
Maçın hakem üçlüsü genel anlamda vasat bir yönetim gösterdiler. Yardımcı hakemler genel olarak fazla hata yapmadılar. Ancak zaman zaman yer tutma hataları yaptılar. Orta hakem Mehmet Sezener, gördüğünü, inandığını çalmaya çalıştı. Ancak benzer pozisyonların birine kart verirken diğerini geçiştirmesi kartlardaki standardı yakalamasına engel oldu. Cihangir'in ikinci yarının 55. dakikasında penaltı itirazı yaptığı pozisyon, bana göre normal oyun kuralları içinde bir şarjdı ve penaltı kararı verilmemesi doğru karardı.  

   532 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  30 Mart 2008, Pazar   Adı var kendi yok derbisi
  27 Mart 2008, Perşembe   Şampiyonluğu yaşamak
  24 Mart 2008, Pazartesi   Ozanköy, hak ederek...
  23 Mart 2008, Pazar   Amaç yok, futbol da yok
  17 Mart 2008, Pazartesi   Antrenman maçı
  16 Mart 2008, Pazar   Mücadele var, futbol yok
  13 Mart 2008, Perşembe   Gönyeli bayram, Kaymaklı hüsran
  09 Mart 2008, Pazar   Farkı tecrübe
  03 Mart 2008, Pazartesi   Saha içi disiplini şart
  25 Şubat 2008, Pazartesi   Uyuduk, uyutulduk