|
|
|
|
|
İlk kez yer aldığı Birinci Lig’e oldukça iyi uyum sağlayan ve adından sıkça söz ettiren Cihangir sanırım geride bıraktığımız haftayı hiç hatırlamak istemeyecek. Üç gün önce kupada ikinci lig ekibi Alsancak Yeşilova önünde uzatma dakikalarında hiç beklemediği bir mağlubiyetle kupadan elenme şanssızlığı yaşayan Cihangir, artık tüm umutlarını lige bağlamıştı. Bir önceki gün Küçükkaymaklı'nın mağlup olması ile Cihangir için Mağusa Türk Gücü maçının önemi bir kat daha artmıştı. Maça mutlak kazanma azmi ile başlayan Cihangir, yönetim ve taraftar olarak maça hazırdı. Ancak futbol takımı ve kenar yönetim için, en azından dünkü görüntüye göre aynı şeyi söylemek sanırım yanlış olur diye düşünüyorum. Dün Cihangir'de defans bloğunun her hattı tel tel döküldü. İlk yenilen golde Samet'in topu ayağının altından kaçırması büyük hataydı. Libero Hüseyin Özbaysal, bir türlü defansı toparlayamadı. Orta saha ise evlere şenlikti. Daha önceki maçlarda rakibe alan daraltan pres yapan, rakibi oynatmayan orta saha gitmiş yerine iki pas yapamayan, topu kanatlara taşıyamayan bir orta saha gelmişti. Göbekte oynayan Ersin ve Hüseyin Kızmazoğlu 90 dakika boyunca iyi mücadele edemediler. Kazandıkları topları iyi değerlendiremediler. Maç boyunca Cihangir, ayağa paslarla topu kanatlara taşımak yerine uzun toplarla hucüma kalkmayı denedi. Ancak zaman zaman top kontrolünü zorlaştıran sertlikte esen dünkü rüzgarlı havada, defansın arkasına atılan uzun topları solda Touko, sağda önce Hasan Sapsızoğlu, daha sonra yerine giren Hasan Topuz kontrol etmekte zorlanınca Cihangir'de tüm yük Josef'in bireysel yeteneklerine kaldı.. Ancak daha önceki maçlarda takımın ofansif anlamdaki yükünü çeken Josef, dünkü maçta belki de ülkemizin en tatlı sert, adam adama oyunda en başarılı stoperlerinden biri olan Abbas'ın katı markajında çaresiz kalınca mağlubiyet de kaçınılmaz oldu. Teknik patron Muharrem Mertdin ise yaptığı oyuncu değişiklikleri ile oyuna müdahale etmek istedi. Ancak Josef'in katı markajdan kurtulması için gerekli tedbirleri alamadı ve defanstaki dağınıklığa da çözüm üretemedi. Ayrıca rakibin ani kontrataklarına karşı da orta alanda önlem alamayınca mağlubiyet de kaçınılmaz oldu. Mağusa Türk Gücü ise Mehmet Ali hocanın artık klasikleşen oyun şaplonu ile maça başladı. Liberoda Hasan Tamel'in risk almayan futbolu ve onun önündeki dörtlünün kendi yarı alanında yaptığı başarılı alan savunması ile rakibe az pozisyon verdiler. Ayrıca Abbas'ın da Josef'e uyguladığı katı adam adama savunmada yüzde yüzlük bir başarı oranı yakalaması galibiyette büyük pay sahibi olmasına yol açtı. Ernest de ön liberoda rakipleri ile iyi boğuştu, çok koştu pres yaptı ve kazandığı topları olumlu kullandı. Bunun yanında da ileride görev yapan ve rakibin çok adamla hucum etmesinden doğan boşlukları çok iyi değerlendiren Tolgahan, Osman ve Ahmet Hassan, topu sık sık kanatlara taşıyarak rakibin defans dengesini bozdular. Arkaya atılan toplarla çok iyi buluşup golcüleri Ali Oraloğlu'na pozisyonlar hazırladılar. Kısaca MTG, galibiyeti hakederken Cihangir ise bu haftayı kara hafta olarak hatırlamak zorunda kalacak. Maçın hakem üçlüsü genel anlamda vasat bir yönetim gösterdiler. Yardımcı hakemler genel olarak fazla hata yapmadılar. Ancak zaman zaman yer tutma hataları yaptılar. Orta hakem Mehmet Sezener, gördüğünü, inandığını çalmaya çalıştı. Ancak benzer pozisyonların birine kart verirken diğerini geçiştirmesi kartlardaki standardı yakalamasına engel oldu. Cihangir'in ikinci yarının 55. dakikasında penaltı itirazı yaptığı pozisyon, bana göre normal oyun kuralları içinde bir şarjdı ve penaltı kararı verilmemesi doğru karardı.
|
|
|
|
|
| |
30 Mart 2008, Pazar |
Adı var kendi yok derbisi |
| |
27 Mart 2008, Perşembe |
Şampiyonluğu yaşamak |
| |
24 Mart 2008, Pazartesi |
Ozanköy, hak ederek... |
| |
23 Mart 2008, Pazar |
Amaç yok, futbol da yok |
| |
17 Mart 2008, Pazartesi |
Antrenman maçı |
| |
16 Mart 2008, Pazar |
Mücadele var, futbol yok |
| |
13 Mart 2008, Perşembe |
Gönyeli bayram, Kaymaklı hüsran |
| |
09 Mart 2008, Pazar |
Farkı tecrübe |
| |
03 Mart 2008, Pazartesi |
Saha içi disiplini şart |
| |
25 Şubat 2008, Pazartesi |
Uyuduk, uyutulduk |
|