Cihangir fark ediliyor
Levent Tezel

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Ocak 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İlk devrenin en popüler takımı Cihangir, ikinci devrenin ilk haftasında büyük sıkıntılar içinde olan ve ileriki günlerde de kurtuluş için hiçbir umut ışığı göremeyen Yenicami'yi ağırlıyordu.
Cihangir de Hasan Topuz ve Hüseyin Özbaysal'ın cezaları, Patrick'in ise sakatlığı nedeniyle kadroda olmaması önemli eksiklikler gibi görünse de rakip Yenicami'nin bu eksikliklerden yaralanacak ne gücü, ne de morali vardı. Gerek yönetimsel gerekse teknik anlamdaki sıkıntılar, daha maçın başında Yenicami'nin kolunu kanadını kıracak cinstendi.
Maça Cihangir rüzgarı da arkasına alarak başladı. İlk devrede orta alanada rakibine pres yapan ve top kulandırmayan Cihangir takımı, teknik patron Muharrem Mertddin'in kafasındaki oyun planını sahaya tam olarak yansıtmayı başarınca arka arkaya gelen 3 gol sonrası maç da neredeyse ilk yarıdan bitti denilebilir.
Bu yarıda Yenicami'nin gerek sert esen rüzgar nedeniyle top kontrolünde tutamaması, gerekse de ayağa pas yapamaması zorlanmasına neden oldu. Koca ilk 45 dakika boyunca Yenicami neredeyse rakip yarı alana sadece bir kere geçebildi. Onda da etkili olamadılar.
Bu yarının en ilginç anlarından bir tanesi ise Hamdi'nin 19. dakikada kullandığı korner atışında topun direk ağlara gitmesi oldu. Bir anlamda maçın kopma noktalarından biri olan bu gol, bir takım için kaleci faktörünün ne kadar önemli olduğunun gözler önüne serilmesinde önemli bir etkendi. Çünkü ikinci yarının ilk 15 dakikasında Yenicami, rüzgarı da arkasına alarak daha çok öne çıktı ve özellikle duran toplardan pozisyonlar buldu. Ancak bu anlarda Cihangir kalecisi Türkan, rüzgardan kavis alarak direk kaleye gitmekte olan çok kritik iki topu çıkararak bir anlamda uyuyan rakibe uyanma şansı da vermemiş oldu.
İkinci devrede ilk devrenin aksine yukarıda da belirttiğim gibi rüzgarı da arkasına alan Yenicami duran toplardan etkili olmaya çalıştı. Ancak buldukları penaltı golü bile moral motivasyon olarak çok kötü bir durumda olan Yenicami futbolcularına yaramadı.
60. dakikadan sonra oyunda dengeyi kuran ve rüzgar dezavantajının nasıl avantaja dönüştürülebileceği konusunda ders veren Cihangir, Hasan, Hamdi, Ersin ve Josef'in iyi oyunu, uzun zaman aradan sonra forvet oynayan Emrah'ın da golcülüğünü göstermesi sonrasında arka arkaya bulduğu üç golle ilk haftayı farklı bir skorla kapattı. Bu arada uzun zaman yedek beklemesine rağmen Hüseyin Özbaysal'ın yokluğunda liberoya geçen Mertan'ın takıma yaptığı olumlu katkıyı da unutmamak gerekir. Bu olay devre arası benim kadrom yeterlidir deyip transfer istemeyen teknik patron Muharem hocayı da takıma güvenme adına haklı çıkarmıştır diye düşünüyorum.
Cihangir, bu oyun şaplonu, bu oyun anlayışı ile daha pek çok takımın canını özellikle kendi sahasında oynayacağı maçlarda yakacak gibi. Yenicami ise bu gidişle ancak ikinci kümede durur. İlk 3 hafta içinde alt guruptaki takımlar puanları toplarsa Yenicami'yi kimse kurtaramaz. Artık 50 yıldan fazla bir maziye sahip olan Yenicami'de camianın ileri gelenlerinin elini taşın altına sokma zamanı geldi de geçiyor bile. İşleri zor....
Maçın hakem üçlüsü iyi bir maç çıkardı. Orta hakem Cevdet Mertkaya maçın üzerine çıkacak bir yanlış yapmadı. Sağlıklı kararlar verdi. Yardımcıları da orta hakem ile uyumlu olunca hakemler adına iyi bir yönetim ortaya çıktı. Umarım ileriki haftalarda da bu tarz iyi yönetimler izleriz...  

   471 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  30 Mart 2008, Pazar   Adı var kendi yok derbisi
  27 Mart 2008, Perşembe   Şampiyonluğu yaşamak
  24 Mart 2008, Pazartesi   Ozanköy, hak ederek...
  23 Mart 2008, Pazar   Amaç yok, futbol da yok
  17 Mart 2008, Pazartesi   Antrenman maçı
  16 Mart 2008, Pazar   Mücadele var, futbol yok
  13 Mart 2008, Perşembe   Gönyeli bayram, Kaymaklı hüsran
  09 Mart 2008, Pazar   Farkı tecrübe
  03 Mart 2008, Pazartesi   Saha içi disiplini şart
  25 Şubat 2008, Pazartesi   Uyuduk, uyutulduk