UBP’de yaklaşan kasırga
Adnan Işıman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Nisan 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Politika da, servet de sonsuz bir umman değildir. Bir gün ola ki insan gelir gelir, gideceği yer de, giderken götürebilecekleri de bellidir!
Halbuki işin gerçeği Yunus'un dizelerinde gizlidir.
"Mal sahibi, mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi? Mal da yalan, mülk de yalan, var sen de biraz oyalan"
***
Hani "alâkaya çay demle" gibilerinden bir ifade var ya, buna benzer bir başlangıçla giriş yaptıktan sonra, aradan geçen üç buçuk aylık bir sürenin ardından nihayet UBP Parti Meclisi toplandı.
Bu toplantıyla birlikte 'UBP'de ipler acaba kimin elinde' sorusu bir kez daha gündeme geldi!
Hatırlayacaksınız mal-mülk yasasıyla ilgili UBP Parti Meclisi'nde hareketli tartışmaların ardından Genel Başkan'ın arzusu hilafına konuyla ilgili olarak dava açılması hususunda karar çıkmıştı.
Üç buçuk ay öncesinde de, 'Meclis'e girilsin mi girilmesin' mi ikilemi görüşülmüştü. Muhtemel bir erken seçim olasılığının paniklemesi içinde, eski başkanın haricinde var olan vekillerin büyük bölümü Meclis boykotunun kaldırılmasına ilişkin irade ortaya koymuşlardı.
Meclis oturumlarına katılma kararı çıktıktan sonra ise bu kez UBP Meclis Grubu'nda "kim Meclis Başkan yardımcısı olacak'' karmaşası yaşanmıştı.
Genel Başkan Ertuğruloğlu'nun  desteklediği Mehmet Bayram'ın yerine Eroğlu'nun desteklediği Ahmet Kaşif geldi ve Başkan Yardımcısı oldu.
Yaşanan bu gelişmelerin ardından, parti tüzüğüne göre en yüksek karar alma organı olarak tanımlanan Parti Meclisi'nin bu kadar uzun süre toplanamamasına konan tepkiler büyürken, Ertuğruloğlu nihayet UBP Parti Meclisi'ni topladı.
Amacı yıllar önce Conflit Resolition hareketi filizlenirken aynı kulvarda hareket ettikleri Kurucu Cumhurbaşkanı'nın eski Müsteşarı Ergün Olgun'u son günlerde Kıbrıs'la ilgili yaşanan görüşme sürecini UBP'de izleme ve görüş üretme organizasyo-nunun başına getirmekti ama Tahsin Ertuğruloğlu bir kez daha Parti Meclisi'ne istediğini kabul ettiremedi!
Neden Parti Meclisi'nin toplanamadığına ilişkin sorulanlara verdiği cevap ise hepsinden daha ilginçti. Parti Meclisi'nin politika üretme yeri olmadığını dillendiren Ertuğruloğlu, Parti Meclisi'nin, alınan kararları onaylama yeri olduğunu belirtti ama Parti Meclisi'ndeki tepki-ler saklanacak gibi değildi! Bununla da kalınsa iyi.
Yaklaşan Kurultay hazırlıkları çerçevesinde icabet etmediği ziyaret boşluklarındaki açığı kapamaya, "tek oy alsa bile aday olmaktaki" kararlılığını ortaya koymaya yönelik olarak Lefkoşa bölgesi örgüt başkanlarına verdiği yemekte örgüt başkanlarından tepkisel sorular alması Ertuğruloğlu'na duyulan hoşnutsuzluğun gizlenemez boyuta çıktığını kanıtlar gibiydi.
Hele katıldığı bir TV programında etkin muhalefet yapılamamasına, partililer dışında değişik kesimlerden hatta CTP'lilerden bile gelen tepkilere verdiği cevaplar ise kargaları bile güldürecek nitelikteydi. UBP'nin muhalefet yapamadığını söyleyenleri, alışılmış ifadelerle, birilerine hizmet etmekle suçlayan UBP Genel Başkanı, UBP'nin devlet kuran ağır bir parti olduğunu ifade etti ve "yalla barra", "goncolozlar" gibi hafif ifadelerle muhalefet yapmalarının söz konusu olmadığını, lisanı çarptırarak "k" leri "g" olarak kullanarak, anavatana yönelik ağza alınmayacak hakaretlerde bulunularak, her türlü değerlere saldırılarak bir muhalefet bekleniyorsa bunu yapmalarının mümkün olmadığını söylerken bunlara kendi de inanmaz gibiydi.
Ülkede yaşanan olanca olumsuzluklara karşın, hükümet edenlerin yanlış, çarpık uygulamalarına karşın, tepki heyecanını yaratamayan, kapalı kapılar arkasında üç-beş kişinin akıl danışmanlığında ana muhalefet görevi yapmaya çalışan, insan ilişkilerinden doğan zaafiyetlerden dolayı her kesimden tepki alan bir yapının içinde bocalayan, UBP'yi ileriye taşıyacağına eskici pazarına muhtaç duruma sokan oluşumlardan kimseler sövgülü, saydılı muhalefet beklemiyor ki.
Bir ayağını kaldırana kadar diğer ayağını kaptıran, ıhlayarak, tıslayarak meram anlatmaya çalışan, heyecan duymadan politika yapmaya uğraşan, ağır politika diye diye ağırlıktan dibe batmakta olan bir muhalefetin kime ne yararı var ki...
Siz ne diyorsunuz kardeşim, çık sokağa ve kulak ver, hepsinden önemlisi vatandaş yapılanlara inanmıyor ki!

   1891 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Gaflet mi yoksa ihanet mi?
  14 Nisan 2008, Pazartesi   İş bitirici olmak önemlidir, yetenek gerektirir
  11 Nisan 2008, Cuma   Komutanım hoş geldiniz, siz bizden daha iyisini bilirsiniz
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Çiftlik
  07 Nisan 2008, Pazartesi   Aç-kapa, aç-kapa..!
  02 Nisan 2008, Çarşamba   İster istemez biz de hapşıracağız
  31 Mart 2008, Pazartesi   Bremen mızıkacıları
  28 Mart 2008, Cuma   Hristofyas ve Ankara'dan nefret edenler
  28 Mart 2008, Cuma   Lokmacıda dekorlar hazırlanırken
  26 Mart 2008, Çarşamba   Oyun içinde oyun