Kıbrıs konusunda çalakalem yazılanlar
İsmet Kotak

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Nisan 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs konusunda uzaktan dürbün takıp yazanlarla, devlet veya kurumlarının görüşüne saplanıp kalanların söyledikleri, her zaman olmasını istedikleri olmuştur. "Biz ne söylersek elâlem bunu yutar" diyen Avrupa ve her yalanı üreterek Türk halkını ve Türkiye'yi suçlu sandalyesine oturtmaya kalkan Rum ve Yunan cephesi, "Lokmacı Kapısı" konusunda da yalan makinesini çalıştırmakta gecikmedi.
Bugün önce yaşanan olayın gerçek yüzünü yansıtacağım. Daha sonra Türkiye ve dünya basınında yer alan yalan yanlış yazıları ve benzetmeleri görüşünüze sunacağım. Çünkü yaşanan dünya, gerçeklerle ilgili değildir; orada önemli olan karşıya kabul ettirdiklerinizdir.
Lokmacı Kapısı, 1963'te icat edilmedi. 1974'ün ürünü de değil. Dün yazdım, Lokmacı Kapısı 1956 yılında çarpışmaları önlemek için İngiliz yönetiminin kararı ile Lefkoşa'da boydan boya çekilen tel örgülerle doğdu. Bir gecede Lefkoşa ikiye ayrıldı. Bazı geçitler icat edildi. Rum tarafındaki Uzun Yol (Lidra Caddesi) karşısındaki sokakta geçit bırakıldı. Adı Lokmacı barikatına döndürüldü. Bu hat Mason-Dixon Hattı olarak isimlendirildi. 1963 yılındaki Rum saldırıları üzerine araya giren İngiliz bordo bereli askerler, ateşi düşürdüler; bunun üzerine İngiliz aracılar da, tarafları ayıran bu hatta, "Green Line" (Yeşil Hat) dediler. Haritada da yeşil kalemle işaretlediler. 1974'te bu hat olduğu yerde idi. Kum torbaları arkasındaki Yunanlı ve Rumların atışını Mücahidimiz karşılıyordu...
Macera bu. Ne acı ki, kimi gazete 1963 diyor, yabancı basın  etki ile bunun 1974'te yaratıldığını sunuyor. Oysa gerçek yukarıdaki gibidir. Ancak davullu zurnalı, lokmalı, fişenkli, Çav Bella marşıyla açılıştan sonra, ellerinde sopalarla, Türklüğe hakaret eden yaftalarla, kalabalık bir grup Rum genci, Türk tarafına geçmek isteyince barikat derhâl Rumların kararı ile kapatıldı. Bayram kısa sürdü; tıpkı Kıbrıs Cumhuriyeti gibi... Dünyaya rezil olan Rumlar, "Bunu Türk polisinin ileriye çıkarak, devriye yapması üzerine yaptık" dediler. Oysa benzer olayları Rum tarafına geçenler sık sık yaşamaktadırlar. Ya taşlandılar, ya dövüldüler, ya da hapsedildiler... Eh bu kadarcık "barış kazığına" da gidenler şükredip bu gerçekleri sakladılar. Tâ ki biz öğrenip yazana kadar... Dünya açılıp kapanma ile hayli alay etti.
Ben Lokmacı ile ilgili Türkiye ve dünya basınından kısa alıntılar yapmak istiyorum. Ne oldu ve ne dendi? Nerede yalan vardır?
Türkiye'de yayınlanmakta olan "Yeni Şafak" gazetesi "Bir 'lokma' barış" dedi ve arkasından Kıbrıs olaylarını bilmediğini ortaya koyan şu sözleri dizdi: "Kıbrıs'ta 45 yıldır kapalı bulunan ve adada bölünmüşlüğün sembolü olarak nitelendirilen Lokmacı geçidi coşkulu bir törenle açıldı. Rum tarafı akşam saatlerinde kapıyı yeniden kapattı, ancak BM'nin araya girmesi üzerine 4 saat sonra Lokmacı yeniden açıldı. Kıbrıs'ta toplumsal çatışmaların başladığı 1963 yılından bu yana 45 yıldır kapalı bulunan ve ortak başkent Lefkoşa'yı ikiye bölen Lokmacı Kapısı (Ledra caddesi), törenle KKTC ile Kıbrıs Rum kesimi arasındaki yaya geçişine açıldı."
Kısa Not: Lokmacı denilen bu kapı ve paralelindeki hat 45 yıl önce yani 1963'te değil, 1956 yılında İngilizler tarafından yaratıldı. Bunu geniş olarak daha önce de yazdım.
Alman basınında Lokmacı yorumları: "Lausitzer Rundschau" gazetesi, iki tarafın da derinden yaralı olduğunu vurguladığı Kıbrıs yorumunda şu görüşlere yer veriyor: "Önce şahsi antipatilerin gide-rilip yaraların sarılması gerekir. Kıbrıs'ın herşeyden önce tarafları birleştiren bir altyapı ile toplumları eşit kılan, halkın günlük haya-tını kolaylaştırıcı siyasi adımlara ihtiyacı var. 40 yıldır Ada'da barış gücü üslendiren BM ve 2005 yılında Kıbrıs'ın güneyini üye yapan AB'ye önemli arabuluculuk rolü düşüyor."
Kısa Not: Yine oyun. Bu kez hesap hatası sürüyor. 40 yıldan söz ediliyor. Oysa EOKA'nın saldırıları, 1 Nisan 1956'da başladı. Lefkoşa'da iki tarafı ayıran teller İngiliz askerleri ve polisleri tarafından 1956'da gerildi.
Independent: "Köprülerin eşiğindeki Kıbrıs, Avrupa'daki son siyasi bölünmüşlük mü?" Kıbrıs'ta bölünmüş başkent Lefkoşa'da tarihi çarşıyı ayıran Lokmacı Kapısı'nın açılması, İngiliz Independent gazetesinde geniş biçimde işleniyor. "Rum Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas'ın, halkını adanın birleşmesine ikna etme gücü var. Ancak adadaki iki halk arasındaki düşmanlık çok eskiye dayanıyor. Kuşkular yeniden su yüzüne çıkabilir. Kıbrıslı Türklerin Ledra Caddesi'ndeki geçişi açarak Rumlara olumlu bir adım atması, olacakların bir işareti. Ancak AB ve BM'in müzake-releri rayında tutma konusunda yetersiz bir enerji ve hayal gücü ile hareket etmesi riski var."
'Lokmacı sevinci'ne üç saat ara: Kıbrıs'ta, Lokmacı Kapısı'nın 45 yıl aradan sonra karşılıklı yaya geçişine açılmasının ardından gece yaklaşık üç saatliğine kapatıldı. Lokmacı Kapısı, açılışından saatler sonra, önce Rumlarca yeniden tek yanlı olarak geçişlere kapatıldı. Bu gelişme sonrası Kıbrıs Türk tarafı da aynı şekilde geçişleri önledi. Bunun ana nedeni Rum gençlerinin ellerinde sopalar ve yaftalarla Türk sınırına yürüyerek geçmek istemeleri idi. Rum Hükümet Sözcüsü ise yalana sığındı ve karara gerekçe olarak, Kıbrıs Türk polisinin, kapının olduğu caddenin bir bölümünde yasadışı olarak devriye gezmesini gösterdi. Rumlar kapıyı kapattığı sırada adanın kuzeyinde açılış kutlaması yapılıyordu.''
Basler Zeitung: "Duvar yıkım arifesinde: Bölünmüş Kıbrıs başkenti Lefkoşa'nın Ledra Caddesi çok da görkemli bir bulvar değil. Ancak caddeyi iki taraftan da çıkmaz sokak haline getiren duvar olağanüstü siyasi öneme sahip. Bu duvar 1963 yılından beri var ve bu tarihten beri Kıbrıs'ın Rum ve Türk olarak bölünmüş olmasının bir sembolü."
Kısa Not: Bu gazete de yalana sığındı. 1963'ü başlangıç yaptı. Yalan. Lefkoşa 1956'da EOKA saldırıları ile bölündü.
AFP ajansı: "Kıbrıslılara adanın birleşmesi umudunu vermek: Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Terry Davis Strasbourg'da, Kıbrıslılara yakında ülkelerinin birleşeceği umudunu sağladığını düşündüğü, Lefkoşa'daki Ledra sokağının yeniden açılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Terry Davis yayımladığı bildiride, "44 yıl boyunca Ledra sokağını kapatan barikatlar, adanın bölünmüşlüğünün ve iki büyük topluluğun arasındaki sınırın sembolü oldu" ifadesini kullandı. Genel Sekreter sözlerini, "Eskiden pek canlı olan bu sokağın yeniden açılması, tüm Kıbrıslılara, ülkelerinin yakın zamanda tekrar birleşeceği ve Lefkoşa'nın Berlin gibi tek bir şehir, tek bir başkent haline geleceği umudunu veriyor" şeklinde sürdürdü."
Kısa Not: Hem AFP ajansı, hem de AK Genel Sekreteri Terry yalan söylüyor. 44 yıl önceyi işaret ederek hata yapıyor. Tarih bilmeyen bu zat, kalkıp Lokmacı'nın daha önce canlı olduğunu söyleyebildi. Barikatın tarihini bilmeyen oranın eskiden canlı mı, kanlı mı olduğunu bilir mi? Hadi canım sen de!
Durum bu. Birileri Rum ve Yunanlı'yı sırtlamak için oyun üsütne oyun kuruyor. Ortada anlaşma yok, sonuç yok. Tek çözüm var: Git Rum'un kucağına otur; yama ol... Halkım bunu gör... Bir gecede kapanan barikatların arkasından neyin geldiğini sen bilirsin. Onca kuyudan çıkan şehitlere kurşun sıkanları bilmeyen mi var? Çav Bella şamatası kurşun atılmaya başlayınca işe yaramıyor.

   288 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Makarios ne söyledi ve ne yaptı?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Denktaş soruyor: Selâmet mi, felâket mi?
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Türkiye'den su
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas, "tencere dibin kara" demiş
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Muhalefet partileri bu gidişe el koymalı
  13 Nisan 2008, Pazar   PAZARLIK: Dondurmalı, Carrars'lı çözüm
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Komutan Başbuğ: KKTC bir gerçektir
  11 Nisan 2008, Cuma   Komutan Başbuğ, KKTC ve kırmızı çizgilerimiz
  10 Nisan 2008, Perşembe   Yatırımı iktidar özendirir
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Bakir doğumu da reddettiler