Pazarlık: Hiçbiri Yunanistan'a kılıç çekemez
İsmet Kotak

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Şubat 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Haklarımızı çalan, Yunan ordusu ile birlikte Akritas Plânı gereği Kıbrıs Türk halkına plânlı soykırım uygulayan komşumuz "Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'nde" Başkanlık seçimi yapılmaktadır. Cuma gecesi gazeteci ve yazar kesiminden Hasan Kahvecioğlu ve Niyazi Kızılyürek'le başarılı tartışma yöneticisi Cem Emre'nin programında bu seçimi tartıştık. Türk-Yunan ilişkileri ve Kıbrıs'ta geleceğe yön verme açısından ilgi uyandıran bu seçim bana göre Kıbrıs Türkü için büyük önem taşımıyor. Nedenini sayacağım.
Tasos Papadopulos uslanmaz bir Enosis'çidir. Eski bir EOKA tetikçisidir. 1960'da oluşturulan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Çalışma Bakanı olduğu hâlde, Makarios'tan aldığı emirle   "Akritas Plânını" hazırlayan ve 21 Aralık 1963'de uygulamaya koyanlardan biridir. Uzun yıllar bu plânın varlığı KKTC'deki aşırı sol tarafından reddedilmişti. Oysa Plân, Rum basınında, ilk kez Grivas'ın gazetesinde yayınlanmıştı. Daha sonra uzun yıllar Rum liderliği yapan Glefkos Kleridis, Türk'ü imha plânı olan Akritas Plânı'nın hazırlanması ve uygulanmasında kendisinin de komuta kademesinde bulunduğu söz konusu Plânı, tam belge olarak anı kitabında yayınladı. (Glefkos Cleridis-"Cyprus: My Deposition" Sayfa 207)
Bugünkü Rum lideri Papadopulos, İngiliz sivil ve askerleri arkadan ve de sokak ortasında kurşunlayarak öldürmesi ile ünlü, EOKA'nın eski tetikçisi Nikos Samson'la birlikte, Lefkoşa Küçük Kaymaklı'yı basarak, insanımızın katledilmesi ve binlerce insanmızın döküm saçım Lefkoşa ovalarına kaçmasına neden olan kişidir. Şimdi seçim var diye onun son dakika yaptığı açıklamalara inanmak için safdil olmak gerekir. Papadopulos, Türk halkı ile ortaklığa inanmayan, adayı Yunanistan'la bir yolunu bulup birleştirmek isteyen bir fanatiktir. Bir "Megalo Idea" fanatiğidir.
AKEL Genel Sekreteri Hristofyas, bunca yıldan sonra AKEL'in doğrudan aday gösterdiği kişidir. Bugüne kadar AKEL, Moskova'nın tam desteğine sahip, zamanının en büyük komünistlerinden Ezekias Papayuannu'nun liderlik gününden başlayarak, hep ikinci plânda kalmayı yeğlemiştir. İlkin Makarios karşısında düşük yoğunluklu bir adayı destekleyerek Başpiskopos'un rahatlıkla seçilmesini sağladı. Daha sonra da Moskova'dan aldığı emri uygulayarak, sürekli olarak  Makarios'u her plâtformda destekledi. AKEL, bu uğurda Rum Meclisi'nden "Enosis kararı" çıkmasına tam destek verdi. Bugün o karar hâlâ oradadır. Hristofyas Meclis Başkanı olduğu hâlde kaldırılmasına teşebbüs bile etmedi.
AKEL, Makarios'tan sonra o cephenin fanatik Türk düşmanı ve Enosis'çi Kipriyanu'yu destekledi. Daha sonraki seçimde Kleridis'e karşı, göbekten AKEL'le bağı olan Vasiliu'yu aday çıkardı. Seçtirdi. Vasiliu, BM teması için gittiği Newyork'ta o günün Hürriyet gazetesine yaptığı açıklamada, AKEL desteğinde "Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum Cumhuriyetleri veya devletlerinin" bir araya gelerek eşit ve ortak olarak Kıbrıs Federal Cumhuriyeti'ni oluşturulacağını" savundu. Vasiliu adaya dönünce Atina'ya çağrıldı ve ileri sürdükleri kendisine yedirildi. Bir daha bu tür çözümü ağzına almadı. Sonra da tarih oldu.
AKEL, Kleridis'e destek vermezken, son kez EOKA tetikçisi fanatik Tasos Papadopulos ile ortaklık kurdu ve destek verdi. Hristofyas, Meclis Başkanlığını aldı ve Papadopulos'un rahlesinde deneyim kazandı. Ama Rum Meclisi'nin "Enosis" kararını kaldırmayı hiç denemedi. Aksine bu sürede, Türklere hak sağlayan hiçbir girişim yapmadı. Girne milletvekilliği damgası da bunun kanıtıdır.
DİSİ adayı Kasulidis, Kleridis ekolündendir. Enosis'çidir. Türklerle ortaklığa en az Papadopulos kadar inanmamaktadır. Parti Başkanı Anastasiyadis orta yolcu açıklamalar yapsa da, Annan Plânı'na "evet" diyen bir parti olmanın ötesinde yakın gelecekte eşit-ortak-federal yapı oluşturulması için DİSİ'den öneri çıkması olasılığı zayıftır.
Üç esas aday vardır. Bunların arasında farkı saptamak  için yaptıklarına bakmak gerekir. Oysa ibre böyle demiyor. Bakalım:
1.Rum Meclisi'ndeki Enosis kararını kaldırma girişimleri olmadı.
2. Çözümü, Kıbrıs'ta, Kıbrıs Türkü ile değil Türkiye'ye da-yatma ile aramaktadırlar.
3. Her üçüne göre, Kıbrıs bir işgâl sorunudur. 'Türk askeri adadan çıkarsa, çözüm sağlanır' demektedirler. Bu, Rum Ulusal Konsey kararıdır.
4. Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti topraklarına olanca hızları ile nüfus kaydırırken, KKTC'nin nüfusunun nasıl azaltılacağında ısrarlıdırlar.
5. Güney'deki Türk mallarını ve devlet olanaklarını tepe tepe kullanmakta fakat Türk haklarına en küçük saygı göstermemektedirler.
6. Yunan işgâlini inkâr etmektedirler. Oysa Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti ikinci bir Yunanistan'dır.
7. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin gasbedilmesi ve bir "Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'ne" dönüştürülmesi konusunda aynı görüştedirler.
8. Dünkü ve bugün Rum Ulusal Konsey kararlarının altında imzaları bulunmaktadır.
Her üç aday da Kıbrıs Türkü'ne eşit ve ortak gözüyle bakamadıklarını politikaları ile ortaya koymaktadırlar. Son günlerde açıkladıkları, federal yapı, dünyada benzeri olmayan tek yanlı hakimiyetci plândır.
Bugünkü seçimden kim çıkar? Bana göre AKEL ilk kez kendi adayı ile boy gösterdiği için Hristofyas ikinci tura kalacaktır. Papadopulos ile Kasulidis arasında şanslı olan Papadopulos görünmektedir. Ancak ikinci turun galibini Kilise tayin edecektir.
Hristofyas olayına gelince; KKTC'de bir kısım hayâlci Hristofyas'la balayı yaşanacağını sanmaktadırlar. Bunlara Vasiliu örneğini unutmamalarını salık veririm. O da büyük umutlarla geldi. Atina tokatını yeyince, kıç üstü oturdu. Unutulmasın ki Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti, Yunanistan'ın işgâli altındadır. Enosis çizgisinden kaymaya kalkan, hayır etmez. Bundan Makarios kurtulmadı. Üç kez suikast yapıldı. 15 Temmuz'da silâhlı darbe ile atıldı. Geri geldiğinde de artık kimseye hayırı yoktu. Öldü gitti. Bu arada Makarios, kılıç sü-rerken, elinden Türk kanı akan İçişleri Bakanı Yorgacis, Makarios yandaşlığı yaparak Atina'ya tavır koymaya kalkınca, cesedi Değirmenlik yolunda, Yunan subaylarınca kurşunlandıktan sonra tarlalara atıldı. Orada bulundu...
Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'nde, Moskova destekli Hristofyas da Atina'nın sözünden çıkamaz. Putin'in Kosova açıklaması üzerine Moskova ile telefon görüşmesi yapması O'nun, gelecekte de bu telefonlardan yeterince destek sağlayacağı anlamına gelmez. Çünkü Rusya eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği değildir. 
Seçimlere böyle bakılmalıdır. Gerisi hayâldir... Kıbrıs Türkü kendi devletini, özgürlük, bağımsızlık ve egemenliğini, anavatan Türkiye ile bir ve bütün olarak korumak ve kollamak durumundadır. Öte taraftan bize hayır gelmez... Kıbrıs Türkü, sonu Girit gibi "Enosisle" bitecek bir maceraya atılamaz. Kimse size özgürlüğünüzü altın tepsi içinde sunmaz... Yaşananlardan o kadar ders çıkarmak gerek...

   379 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Makarios ne söyledi ve ne yaptı?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Denktaş soruyor: Selâmet mi, felâket mi?
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Türkiye'den su
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas, "tencere dibin kara" demiş
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Muhalefet partileri bu gidişe el koymalı
  13 Nisan 2008, Pazar   PAZARLIK: Dondurmalı, Carrars'lı çözüm
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Komutan Başbuğ: KKTC bir gerçektir
  11 Nisan 2008, Cuma   Komutan Başbuğ, KKTC ve kırmızı çizgilerimiz
  10 Nisan 2008, Perşembe   Yatırımı iktidar özendirir
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Bakir doğumu da reddettiler