Nur içinde yat öğretmenim!
İsmet Kotak

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Şubat 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Çok değerli  "öğretmenim" İsmet Veziroğlu'nu kaybettik. Herkesin öğretmeni kendisi için kıymetlidir. Olabilir. Ancak İsmet Veziroğlu, Atatürk'ü, anavatan Türkiye'yi ve Kıbrıs'ı seven herkes için önemlidir. O bir Atatürkçü öğretmendi. O bir Türk ülkücüsü; O bir Türkçe aşığı idi. O, ulusal dava yolunda bayrağı herşeyden yüksek tutan ve tutmasını bilen; sömürge yönetimine karşı korkmadan, yılmadan  emek ve alınteri döken; bu uğurda "öğrencilerle" bir yere varılacağını bilen bir öğretmendi. Ve de O, yılmaz bir "Mukavemetçi" idi.
Herkesin hayatında bazı öğretmenler önemlidir. Unutulmazlar listesinin başındadırlar. Her zaman anımsarsınız. Her zaman anarsınız. İlkokulda bana, bizlere damgasını vuran öğretmen, İsmet Veziroğlu oldu. Milli günler okullarımızda kutlanmazdı değil kutlanamazdı. Türk bayrağını ne okulda, ne sosyal kurumların binalarında, ne de evlerde asılı olarak göremezdiniz. Büyük mücadeleler sonunda Türk bayrağı Cuma günleri ve de iki dini bayramda camilerin minarelerine çekilir olmuştu. Çocuklarla birlikte taşın üstüne çıkar, sömürge yönetiminin inadına, camiye, bayrağa karşı durur ve kendi kendimize, İstiklâl Marşı'nı okurduk. 
İsmet Veziroğlu, 23 Nisan, 19 Mayıs ve 29 Ekim'lerde, 10 Kasım'larda sınıftaki pencerelere siyah perde gerer, kara tahtaya Türk bayrağını asar, o günü sınıfta öğrencileri ile kutlardı. O günün anlamını anlatır, Kurtuluş Savaşı'nı hikâye ederdi. Kitaplardan pasajlar okur ve öğrencilerin de şiir okumalarını isterdi. O günlerin gelmesini ipler çeker, coşku dolu anlar yaşardık. İşte o anda sömürge baskının ne olduğunu, özgürlüğün nasıl elde edileceğini anlar ve içimizi çekerdik. Kitap, bayrak, Türkçe plâkları ilk o gösterdi; marşları kırık dökük gramofonundan ilk ondan dinledik...
İsmet Veziroğlu, bizi biz yapan, bilinçli, disiplinli, çalışkan yapan bunu başarmasını bilen, bu yoldan ayrılmayan, öğrencilerine birşeyler kazandırmak için bıkmadan, yorulmadan çalışan gerçek bir Atataürkçü öğretmendi... Sınıfta nutuk atarak bir yere varılmayacağını biliyordu. Nasıl çalışılacağını, nasıl sonuç alınacağını, öğrencilerine adeta enjekte ederdi. Öğretirken, eğitirken, kimseye karşı hoşgörüsü yoktu. Gerilere baktığımda biraz da bunun için ona hayran olduğumuzu ve onun  ödünsüzlüğünü sevdiğimizi bugün daha iyi anlıyorum.
Kaleburnu, Karpaz'ın ucunda, Rum köylerinin bizden  uzak tuttuğu 4-5 çanak köyden birisi. Eski isimleri ile söylersem; sonradan tümden Rum olan Ziyamet köyünü geçince Litrangomi'ye ulaşırsınız. Bunu geçince adı nerede ise salt Rumca ama halkı Türk olan Aysimyo ve  Korovya'ya ulaşırsınız. Oradan veriniz elinizi işte Kaleburnu. Bu köyde hiçbir zaman Rum yaşamadı. Ancak Osmanlı dönemi kapanınca bu dizi köylerde çoluk-çocuk, tüm halk Rumca konuşmaya adapte edildi. İşte Atatürkçü öğretmen İsmet Veziroğlu'nun Kaleburnu köyüne atanması ile köyün kaderi değişti. Bir tek öğretmen, bir tek inançlı Atatürkçü, gece-gündüz demeden, Atatürk'ün yolunda  "Halk Okulu" açtı. Halka okuma yazma öğretmek bahanesi ile köyün kaderini değiştirdi... Veziroğlu köyden ayrılırken arkasında Türkçeyi iyice öğrenmiş bir Kaleburnu halkı bıraktı...
İlkokulda İsmet Veziroğlu, ortaokulda ve lisede İbrahim Zeki Burdurlu'yu unutmama olanak yok. Biri başlattı, biri beni bulunduğum yere taşıdı... Her ikisini de özlüyorum. Eminim sınıf arkadaşlarım da özlüyorlar... Her ikisi de Mağusa'ya, Gazimağusa'ya imzalarını attılar ama kimse silemedi... Onların sınıfından kimler geçmedi ki...
Nur içinde yat öğretmenim.  

   442 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Makarios ne söyledi ve ne yaptı?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Denktaş soruyor: Selâmet mi, felâket mi?
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Türkiye'den su
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas, "tencere dibin kara" demiş
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Muhalefet partileri bu gidişe el koymalı
  13 Nisan 2008, Pazar   PAZARLIK: Dondurmalı, Carrars'lı çözüm
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Komutan Başbuğ: KKTC bir gerçektir
  11 Nisan 2008, Cuma   Komutan Başbuğ, KKTC ve kırmızı çizgilerimiz
  10 Nisan 2008, Perşembe   Yatırımı iktidar özendirir
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Bakir doğumu da reddettiler