Çalışmamak ne zaman
İsmet Kotak

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Şubat 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bilen söyler,bilmeyen söyler. Avrupa'da şöyle, Amerika'da böyle...Sendikacılık artık gözbağıcılığa döndü. Yuttur da yutturduğun ne olursa olsun! Devlet denetimi gerekiren yerde çalışanlar, para ve tatil hakkını alamıyor diye o işyerini kapatmak, ne zamandan beri tercih edilir oldu? Acaip tepkilerin, acaip istek ve kararların sergilendiği günlerdeyiz.
Kimse suçu veya hatayı yüklenmeye yanaşmıyor. Kimse bu ülkede daha fazla çalışmak gerektiğine bakmıyor. Kimse üretmenin ve de dışa satmanın gerekli olduğunu savunmuyor.
"Pazar gün tatil istiyorum,benim bu hakkıma herkes saygı göstersin" diye yola çıkanlar acaba, "Benim tek tatil günümde ailemle haftalık ihtiyacım için alışveriş yapmak, o arada da birlikte eğlenmek veya ev dışında birşeyler atıştırmak hakkımdır" diyene aldıran olmayacak mı? Avrupa şöyle, Amerika böyle...Değil kardeşim. Orada dev süper marketler gece geç saatler de dahil,  Cumartesi, Pazar günleri çalışıyorlar. Çocuk parkında çocuklar eğleniyorlar. Ailece yemek yeme haklarını kullanıyorlar...Aynı bölgede faaliyet göstermekte olan yığınla benzer  süper marketleri de ziyaret fırsatı elde ediyorlar.
Peki orada çalışanın hakkı korunmuyor mu? Hele KKTC'dekilerin AB diye tutturdukları ülkelerde haklar mı çiğneniyor? Yooo. Oralarda bizdeki bazı servisler gibi "Bir gün çalışıp iki gün yan gelip yatılmıyor". Orada dev gibi süper marketler, çalışma yasalarına uyarak, günü, saati gelene izin vererek  gerisini çalıştırıyolar. Vardiya sistemi denilen sistem vardır...Hani bir zamanlar Kıbrıs'ta da olduğu gibi...
Siz liman, havaalanı, gümrük, hastahane, elektrik hizmetleri, sağlık hizmetleri, taşımacılık hizmetleri, polis, yangın, hapishane ve de buna paralel hizmetlerinde çalışanların yaz mesaisi deyip yan  gelip yattıkları  bir ülke daha tanıyor musunuz? Tek mesai deyip nerede ise 24 saat içinde 5 saat çalışmak isteyen bunu hak olarak masaya koyan  sendikaya rastlıyor musunuz?

Kıbrıs'ta sömürge döneminden sonra Cumhuriyet döneminde ve de 1963-1974 döneminde, bu hizmetlerde de tam mesai yapılıyordu.  Vardiya denilen usul uygulanıyordu. Polis 4 saat nöbet, 4 saat dinlenme ve yine 4 saat nöbet veya devriye yani genel görev yapıyordu. Gardiyanlar da öyle. Limanda rıhtım gardiyanları da öyle...Yazın saat 14.00'de  kapat, limana kilit vur diye bir olay yoktu. Hapishanede 24 saat çalış,  48 saat kaybol sırt üstü yat veya başka işte çalış da   yoktu...
Ansızın profesyonel sendikacılık çıktı. Her gelen işten elini eteğini çekip salıyor politikaya. Sonra da kendini seçen üyeye yaranabilmek için olmayacak hakların peşinde koşma başlıyor...Olmadı, kapat daireleri, mesai  yarım gün olsun; kapat süper marketleri veya işyerlerini çalışan doya doya dinlensin(?)..."Belça'da" tatil özlemi varmış..İyi ya Belça o tatil gününde başkalarını işe alır, geçici hizmetliyi öder. Öteki de izin kullanır. Bunun yolu budur. Dükkâna kilit vurmak değil.
Etrafta olanlara, bu ülkenin ilk Çalışma Bakanı olarak hayret ediyorum. En zor günlerde çalışmak ve kazanmak, ekonomiyi güçlendirmek isterken, şimdilerde tatili bol, çalışma saati az ortam zorlanıyor. Oysa bunun çaresi basit: DEVLET görevini tam yapmalı. Yani Çalışma Bakanlığı ve ilgili öteki Bakanlıklar işyerlerini denetleyecekler. Ücret, sosyal sigorta, ihtiyat sandığı uygulaması izlenecek. Çalışana maaşı verilirken, uygulamada asgari ücretten sigorta primi yatıranlar kovuşturulmalıdırlar...İzin hakkına tecavüz edenlere ceza kesilecek...İşyerleri denetlenecek...İş yerlerinden kimin nerede, ne kadar mesafede olacağı, plân yapılarak  önceden  duyurulacak. İnşaat yapıldıktan, işyeri açıldıktan  sonra  değil...
Ha bu yapılmasın; işyerleri kapansın...Oh ne âlâ!...Olacak iş mi bu?
Güneşi kaynak olarak  enerjide kullanmak için onca yıl yazdık, onca bilim adamı konuştu aldıran olmadı; Almanya eski Başbakanı Schröder'in gelip bize bunu söylemesi mi gerekirdi?
Manavgattan şarış şarıl sular denize akıyor. Bizim lâfta Çevreci Bakan denizin suyunu arıtıp kullandıracakmış!...Viski fiyatına...
KKTC'de zemberek yerinden oynadı...Çalışılmayan bir ülke arayanlar var;antika proje peşinde de koşanların sayısı artıyor galiba!     

   451 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Makarios ne söyledi ve ne yaptı?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Denktaş soruyor: Selâmet mi, felâket mi?
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Türkiye'den su
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas, "tencere dibin kara" demiş
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Muhalefet partileri bu gidişe el koymalı
  13 Nisan 2008, Pazar   PAZARLIK: Dondurmalı, Carrars'lı çözüm
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Komutan Başbuğ: KKTC bir gerçektir
  11 Nisan 2008, Cuma   Komutan Başbuğ, KKTC ve kırmızı çizgilerimiz
  10 Nisan 2008, Perşembe   Yatırımı iktidar özendirir
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Bakir doğumu da reddettiler