Lokmacı Kapısı "1 Nisan şakası" mı?
Osman Güvenir

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Nisan 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Çocukluk yıllarımızın 1 Nisan şakaları, daha değişik bir şekil içinde hayatımızda sürüp gidiyor. Dünkü haberler, Lokmacı kapısının bugün açılacağı yönündeydi. Ne yalan söyleyeyim, benim aklıma "1 Nisan şakası" geldi.
"Acaba medya bize 1 Nisan şakası mı yaptı?" diye içimden geçirdim.
Hatta çok sevdiğim dostum İsmail Moreket'in ölüm haberi de gazetedeydi ve Reşat Akar dostumun, bu haberin "1 Nisan şakası" gibi bir şekil içinde verdiğini görünce umutlanmıştım.
"İnşallah ölmemiştir İsmail kardeş" demiştim. Bu durumu kontrol etmek için yakınlarını aradığımda bana; "Keşke 1 Nisan şakası olsaydı" dediler.
Evet! Ben de İsmail Moreket'in ölümünün 1 Nisan şakası olmasını temenni ederdim. Halbuki değilmiş. Bu arada İsmail Moreket kardeşimize gani gani rahmet, tüm aile bireylerine başsağlığı dilemek isterim.
Bazen insanlar ölürler veya ölür gibi yaparlar, sonra da böyle muzipçe şakalarla insanları aldatırlar. Geçmişte de birisi gaze-teye böyle bir ölüm ilanı vermişti. Gazetede çıkan haber üze-rine, o adamı sevenler, yakınları, akrabaları vs. tümden dökülmüşlerdi sokaklara, evlere. Ağlamalar, döğünmeler, derken, bunun 1 Nisan şakası olduğu öğrenilince, üzülenler sevinmiş, üzülenlerden bazıları da "buna eşek şakası derler" demişlerdi. Meğer ölüm haberini veren kişinin amacı, kendi yakınları ve tüm aile dostları, eşi dostu tarafından ne kadar sevildiğini ölçmek içinmiş.
Gerçekten ölümle şaka olmaz. Ne de ölümle alay edilir.  Maazallah böyle bir haber karşısında bu yapay ölüme üzülen birileri kalp krizinden gidebilir. O zaman bunun hesabını kim verecek?
1 Nisan'ı da yine insanlar yarattılar, kendilerine bir eğlence yaratmak için. Fakat madem ki günümüzde hala daha 1 Nisan şakaları yapılabiliyor ve insanlar aldatılabiliyorlar, Lokmacı Kapısı'nın açılacağı haberi de bir şaka olamaz mı? 
Fakat ben şuna inanıyorum ki, Lokmacı kapısı açılacak ve bu kapının bugüne kadar açılmama utancı, yine Rumlara kalacak.
Nice insanlar vardır ki Rum tarafına gitmemiş ve Lokmacı Kapısı'nın açılmasını beklemiştir. Kimileri vardır ki ya belinden, ya ayaklarından rahatsızdırlar ve Ledra Palace Kapısı'ndan geçişi ve uzun bir yolu katetmeyi göze alamamıştır. Halbuki şimdi, ille de mesele ticari değilse bile, bazı insanlar nostalji yaşamak isterler.
Kimileri eski sevdalarını anımsayacaklar, kimileri eski fahişelerin kapılarını, kimileri de otantik Osmanlı evlerini.
Dün, fotoğraf sanatçısı ünlü bir dostumla birlikteydim. Bana öyle resimler gösterdi ki, benim de nutkum tutuldu. Çektiği re-simler, hep Osmanlı kültürünü taşıyan resimlerdi. Kimi kapılarda eski Türkçe yazılarla yılı yazılıydı, kimilerinde de bütün görkemi ile kemerli ve cumbalı mimarisi ile hala dimdik ayakta duruyor. Bunlar birer kültür hazinesidir esasında.
O fotoğraf sanatçısı arkadaşımın bana gösterdiği bir de Ömerge Hamamı vardı. Rumlar bu hamamı, bir güzel turizme hizmet edecek tarz içinde döşemişler, peştemallar, havlular, tenteli bölmeler, terlikler, taslar filan koymuşlar ve turiste hazır hale getirmişler.
Gördünüz mü akıllı adamları? Ne kadar da bizim kültürü-müzle para kazanıyorlar. Bizde mevcut hamamların ne olduğunu incelemedim ama, turizme hizmet eder hale getirildiğini de söyleyemem. Olsaydı, elbette duyulurdu. Bu durumu da bizim turizmcilere aktarmış olduk.
Bir de Lokmacı Kapısı'nın açılışını ve bu kapıdan geçmek isteyen insanların akın akın gelişlerini, araba park yeri sıkıntısını düşünün. Lokmacı açılacak da yine arabalar parksız bir mekanda mı yaşayacak? Umudumuz odur ki bir sürü atıl vaziyette kalan yıkıntılar arasında görkemli, çok katlı bir otopark yapılsın.
Her ne ise... Bugün Lokmacı Kapısı'nın açılıp açılmayacağını göreceğiz. İnşallah 1 Nisan şakası değildir.

   464 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Küçük çembere ne zaman trafik sinyali konacak?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Günahkar Hristofyas
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Vakıflar'ın devri hayatımızın dönüm noktasıdır
  15 Nisan 2008, Salı   Türkiye silah sanayiinde büyürken
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Suyun hayati önemi bilinmelidir
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Suyun hayati önemi bilinmelidir
  13 Nisan 2008, Pazar   "Lale Devri"
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Başbuğ da bize güç verdi
  11 Nisan 2008, Cuma   Surlariçi "Özel Turizm Alanı"
  10 Nisan 2008, Perşembe   "Gönüllü çevrecilik" nasıl birşey?