|
Rumlar hala bir idealin ve bir hayalin peşinde koşuyorlar. Yapılan beyanatlar, verilen mesajlar hep bize bunu anımsatır. Nitekim Rum Meclis Başkanı Marios Karoyan'ın şu söylemleri bizim iddialarımızı doğrular nitelikte. Marios, "Helenizmin Kıbrıs'taki varlığını tehlikeye atamayız" diyor. Rum tarafının "tarihi ve acılı bir uzlaşıya hazır olduğunu" da savunan Marios, bu uzlaşının, Helenizmin Kıbrıs'taki varlığını tehlikeye sokmadığını vurguladı. Demek hala bir hayalin peşinde koşuyorlar. O büyük idealleri olan "Enosis"in peşinden koşan koşucular gibi bir görüntüleri vardır. Esasında bütün Rum siyasilerin fikirlerinin altını kazıyınız, Marios'tan farklı birşey söylemeyeceklerini hemen anlayacaksınız. Tekelci ve egolarını tatmin etmek isteyen bir zihniyetin sahipleri olan Rumların, senelerce döktükleri kanın arkasında da "Helenizm" rüyaları vardı. Hristofyas Cumhurbaşkanı oldu da birşey mi değişti veya değişecek? Hiçbir şey değişmiyecek. Geçen zaman içinde Hristofyas'ın da Marios gibi konuşmaya başladığını göreceksiniz. O nedenle değil mi ki zaman zaman bunların çenelerine vurma ihtiyacı duyar bizim değerli Türk komutanlarımız. Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın gelişi de onlar için büyük bir yıkım ve büyük bir psikolojik bozukluğun görüntüsü. Büyükanıt gibi nice değerler bu adaya gelip gittikçe, Türk askeri bu adadaki soyadaşlarının haya-tının bekçiliğini yaptıkça, bizim arkamız yere gelir mi? Kim duyar Marios'un, Hrisotofyas'ın veya diğer Rum siyasilerin söylediklerini... Türk askeri granit gibi burada duruyor ve Rum siyasiler, zaman zaman çatlak sesler çıkarırlar Marios gibi. Helen rüyaları ile yatarlar, Helen rüyaları ile kalkarlar. Bırakın o rüyaları da, o ha-yalleri de görsünler, ve kendi kendilerini avutsunlar. Değil mi ki biz kendi özgür topraklarımızda kansız ve savaşsız bir hayatın içindeyiz? Kim bo-zabilir bizim bu huzurumuzu? Kimse. Yeter ki biz çok sağlam duralım ve kendi devletimize dört elle sarılalım. Mesela Rumları bir anma töreni olur, veya Makarios'un ölüm yıldönümü, veya bir başka EOKA'cının ölüm yıldönümü. O törenlerde etmedik lafı bırakmaz şu efendiler. Nice nice yeminler ederler "Helenizm" üzerine. Nice nice yeminler ederler Enosis üzerine. Hala kırılmayan burunlarını bir gün yine Mehmetçik mi kıracak, diye sorarım kendime. Geçen gün de bizim sınır kapılarından bir Rum geçmişti. Hem de Kuzey’e silah kaçırırken. Bu haberi duyduğumuzda şu soruyu sormuştuk: "Rumlar ne yapmak istiyorlar Allah aşkına?" Evet, Rumlar ne yapmak istiyorlar? Ben de soruyorum. Gizli gizli Kuzey’de örgütlenerek veya Kuzey’de belli bölgeleri silah deposu yaparak sabotajları mı hedefliyorlar? Bu sorular karmaşası içinde, yine sorarım bu efendilere! "Biz sizinle neyi paylaşacağız ki, siz Helenizm ve hayaller peşinde koştukça?" Şimdi anladınız mı değerli okurlarım, Rumların hala elli yıl önceki Rumlar olduklarını?
|