Sırası gelen gidecek
Osman Güvenir

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Şubat 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bana dünyanın düzenini sorsanız size "dünya dönen bir çark gibidir, herkes gelir herkes gider" derim.  Yaşamın bütün kurgusu hep bu temeller üzerinedir.  Yani dönen bir çark... Ölüm herkesin başında.  Mutluluk da mutsuzluk da herkesin başında. Büyük savaşlar, küçük savaşlar, bireysel kavgalar ve bireysel mutluluklar da herkesin başında.
Anlaşılamayan birşey mi var?
Evet var. Bana dünyayı değil de "dünyada neyi paylaşamadığımızı" sorun. Gerçekten dünyada neyi paylaşamıyoruz? Makamlar da insanlar da geçicidir.  İnsan didinir durur, hem siyasal, hem sosyal hem de kültürel yönleri ile ve sonunda herşeyi bırakır gider bu dünyadan. Kim, neyi öteki tarafa götürmüş ki? Herşey burada kalır, adam başını alır gider. Sadece bir hoş sada gibi yapılanlar söylenir. Doğrular alkışlanır, yanlışlar eleştirilir. Ama arkadan söylenir. Görsel sanatla yazın hayatının pınarlarından çıkan eserlerse, kalıcılığın en temel taşlarıdır. Sahipleri gitse de onların eserleri kalır. Geçen gün bir arkadaşım ilginç bir olayı anlatmıştı bana. Daha doğrusu hayat, insan yaşamı ve insani değerleri konuşuyorduk. İlginç bir olayı anlattı kendi duyumuna göre.
Rahmetlik Vehbi Koç ölmezden evvel iki zarf bırakmış evlatlarına. Üzerine de "Birinci zarf ve ikinci zarf" yazmış. Vasiyetinde şöyle demiş o arkadaşımın anlattığına göre: "Sevgili evlatlarım. Bu zarflardan birincisi cesedim mezara girmezden evvel, ikincisini de mezara girdikten yani dünya ile tam anlamıyla koptuktan sonra açacaksınız." Ailesi ve tüm sevenleri Koç'un bu isteğini bir tuhaf karşılamışlar. Nasıl bir vasiyatname bu? Herkes gibi Vehbi Koç da zamanı gelince ölmüş.  Vehbi Koç'un defin günü, vasiyeti icabı o iki zarf da getirilmiş mezarın başına. Birinci zarfı açtıklarında Vehbi Koç'un birinci isteği ortaya çıkmış.
"Sizden ricam, n'olur çok sevdiğim çoraplarımı ayağımda bırakın, bu dünyadan çoraplarımla gideyim." diyormuş içinde. Evlatları oradaki din görevlilerine ve defin memuruna Vehbi Koç'un dileğini iletmişler.
Hoca, "Asla ve asla olmaz. Dinimiz böyle birşeye izin vermez. Tanrı katında günahtır çoraplarla meftayı gömmek. Anamızdan çıplak doğduk, yine çıplak gideceğiz." demiş. Artık Allah'ın kanunlarının geçtiği defin anında herşeye insanın boynu kıldan ince olur.  Dualardır, ağlamalardır, hıçkırmalardır ve gözyaşlarıdır derken, Vehbi Koç'u normal kefeni ile gömmüşler, üzerine toprak yığmışlar. Onun o "çoraplı" talebi yerine getirilememiş. Sonra da çiçekleri koymuşlar mezarına.  Fatihalar okunduktan ve defin merasimi bittikten sonra ikinci zarfı açmışlar.
"Sevgili evlatlarım. Gördüğünüz gibi bu dünyada bana bir çift çorabı bile çok gördüler. Yani öteki dünyaya çırılçıplak gittim, herşeyimi bu dünyada bırakarak. Anamdan nasıl doğmuşsam, öyle üryan gittim bu dünyadan. Onun için ölmeyecekmiş gibi yaşayın." demiş. Allah rahmet eylesin Vehbi Koç'un bu anlamlı zarf oyunu insanlara ders verme niteliğindedir.  Onun bu dünyadan son gidişi ve arkasında son izleri bırakışı gibiydi o zarflar. Vehbi Koç çok iyi bir insandı.  Memleketine büyük hizmetler vermiş ve tırnakları ile bir eser bırakarak bu dünyadan göçmüştür. Gerçek onun dediği gibi değil mi? Dünya malını kim götürmüş ki öteki dünyaya? Fidel Castro artık siyaset hayatından çekildi. Papadopulos seçimi kaybetti. Ne Atatürk kaldı, ne Venizelos, ne Lenin, ne Kennedy ve daha niceleri.  Bu gidiş bir elden ele dönen para gibidir. Günü gelince bankaya yatar ve tedavülden kalkar. Modası geçmiş elibise gibi. Velhasıl dünya dönen bir çark gibidir.  Sırası gelen gidecek...

   567 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Küçük çembere ne zaman trafik sinyali konacak?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Günahkar Hristofyas
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Vakıflar'ın devri hayatımızın dönüm noktasıdır
  15 Nisan 2008, Salı   Türkiye silah sanayiinde büyürken
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Suyun hayati önemi bilinmelidir
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Suyun hayati önemi bilinmelidir
  13 Nisan 2008, Pazar   "Lale Devri"
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Başbuğ da bize güç verdi
  11 Nisan 2008, Cuma   Surlariçi "Özel Turizm Alanı"
  10 Nisan 2008, Perşembe   "Gönüllü çevrecilik" nasıl birşey?