Papadopulos gitti ! ya bundan sonrası?
Osman Güvenir

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Şubat 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Dünkü teşhisimde yanıldım.  "Ya Hristofyas Ya Papadopulos" dedim dünkü yazımda.  Beklenmedik bir sürpriz oldu ve Yannakis Kasulidis, en yüksek oyu alarak birinci, Hristofyas da ikinci sıradaki oyları ile 24 Şubat'ta yapılacak ikinci tur Cumhurbaşkanlığı seçimlerine hak kazandılar.
Bu tablo, insanların kafalarında bazı soruların belirmesine de neden oldu.  O soru, bana göre "değişim"den başka bir şey değildir.  "Değişim" ekonomik, sosyal, idari ve siyasal olguların temelinde bir başarı anahtarı olarak görülür bilim adamlarınca.  "Değişim" olmazsa başarı da elde edilemez.
Papadopulos gitti de "değişim" mi sağlandı veya sağlanacak?  Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin bir ışık görmek zor.  Kafalar aynı, ilkeler aynı ve katılık da aynı.
Kim derdi elleri kanlı, Küçükkaymaklı'daki Türk evlerini yakıp kavuran, EOKA'nın başını çeken, "büyük kahramanlık" şovları yapan, Annan Planı'nında "hayır"ı sağlayan koca Papadopulos kaybedecek?  Benim aklımın ucundan geçmezdi.  Demek Rum halkı daha da lime lime oldu.  Kendi içlerindeki parçalanma, bir süre sonra iç hesaplaşmaya da dönecek. 
Papadopulos'un kaybetmesi ile şu anda koşuya giren Kasulides'le Hristofyas, herhalde Papadopulos'un elini öpecekler ve onun "sempatisini toplayacak" girişimler yapacaklar.  Dün meydanlarda ona sövenler, onun Kıbrıs politikasını eleştirenler, onu "kahraman" ilan edecekler ve onu ta göklere çıkartacaklar.  Hani bir söz vardır, "dereyi geçene kadar keçiye Abdurrahman dayı diyeceksin" diye bir söz.  Şimdi hem Kasulidis, hem Hristofyas Papadopulos'un önünde el pençe divan, onun bütün oylarını kapma gayretine girecekler, tıpkı keçi gibi.
Sizce Papadopulos desteğini kimden yana kullanacak?  Bana göre Kasulidis'ten yana koyacak ağırlığını.  Nedeni ortada.
Nedeni, geçen defaki seçimlerde kendisine destek veren ve bir kader birliği yapan Hristofyas'ın, ona ihanet eder bir görüntü içinde başkanlık yarışına girmesi ve onu acımasızca eleştirmesidir.  Bu her zaman böyle olmuştur. Kazanan sevinir, kaybeden üzülür ve kinleşir.
Sanırım Papadopulos oturup nerde hata yaptığının muhasebesini yapacak. Veya kimin neden onu hançerlediğini.
Bütün bunları bir kefeye koyarak Rum seçimlerini daha değişik açıdan irdelersek, fotoğrafı daha net görebiliriz.
Hangi fotoğrafı?
KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Denktaş'ın Başkanlık sahnesinden çekilmesi ve Talat'ın başkanlık koltuğuna oturtulmasının fotoğrafı. Yani Amerikan parmağının, Karen Fog operasyonunun devamı gibi...
"Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünde en büyük engel Denktaş'tır" saplantısına girenler Denktaş'ın götürülmesini sağladılar, şimdi de Papadopulos'un götürülmesini gerçekleştirdiler. Bu işin içinde büyük güçlerin parmağı yok mu?  Bence vardır.  "Şu Papadopulos'u da elimizin ayağımızın içinden temizliyelim" zihniyetiyle değişim rüzgarlarının estirilmesi ve yeni bir kanala girilmesi...
Kıbrıs Türkünün geleceği bundan sonra nereye gidecek ve ne beklentiler içinde olacak?  Kasulidis veya Hristofyas kazansa ne fark edecek?  Kocaman bir hiç.  Kasulidis seçilmeden, "Türk askeri adadan çıksın, göçmenler evlerine dönsün" demiştir. Hristofyas zaten aynı şarkıyı söyledi bütün seçim boyunca.  O nedenle birbirinden farkları olmadığını söylüyorum.
Önemli olan bizim çok sağlam durmamız ve ilkeli stratejilerle, ulusal değerlerimizden, egemenliğimizden ve devlet olma erkimizden taviz vermiyelim. 
Özetle bundan sonrasıdır bizi düşündüren...

   592 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Küçük çembere ne zaman trafik sinyali konacak?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Günahkar Hristofyas
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Vakıflar'ın devri hayatımızın dönüm noktasıdır
  15 Nisan 2008, Salı   Türkiye silah sanayiinde büyürken
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Suyun hayati önemi bilinmelidir
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Suyun hayati önemi bilinmelidir
  13 Nisan 2008, Pazar   "Lale Devri"
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Başbuğ da bize güç verdi
  11 Nisan 2008, Cuma   Surlariçi "Özel Turizm Alanı"
  10 Nisan 2008, Perşembe   "Gönüllü çevrecilik" nasıl birşey?