|
Gerhard Schröder'in Ercan uçuşu
|
|
|
|
|
|
|
Almanya eski başbakanlarından Gerhard Schröder'in özel uçağı ile KKTC'ye, doğrudan Ercan Havaalanı'na inişi gerçekten bizim için de sürpriz oldu. Uzun bir zamandan beri bu tür uçuşların yapılması ve direkt Ercan'a inişleri olması gereken bir şey. Almanya gibi bir ülkenin eski başbakanının KKTC'ye direkt olarak gelişi gerçekten sevindiricidir. Gönül arzu ederdi ki, Schröder Başbakanlığı döneminde de böyle bir uçuşu yapsın ve zamanında doğru mesajlar versin. Fakat yine de hiç gelmemesinden iyidir. Schröder'in yorumlarına baktığımızda, "Acaba Kıbrıs Türkü'nün geleceği açısından doğru mu düşünüyor?" sorusunu sorarsınız. Evet Schröder doğru mu düşünüyor? Bence Soyer'in ve Talat'ın ürettiği politikaların bir benzerini üretiyor. "Birleşik Kıbrıs"tan bahsediyor. Hangi birleşik Kıbrıs? En azından "İki devlet esasına dayalı bir Kıbrıs" deseydi daha inandırıcı olurdu. İki eşit devletçiğin birbirlerini tanıma olgusu içinde bir Kıbrıs. Mesela direkt uçuşlar meselesine de vurgu yaparken, Ercan'a direkt uçuşun hiçbir sakıncası olmadığını vurgulamıştır. Bundan sonraki veya şimdi iş başında olan Başbakan aynı yorumu yapar mı veya yapacak mı? Belki de ince ayarlı politikaların bir parçasıdır Schröder'in söylemleri ile oluşan ortam. Onu bir başka politikacı izler mi bilmem. Bana öyle gelir ki Rumların tepkileri bir yerde onları yine durduracak ve tıkalı bir sürece girilecek. Şöyle düşünüyorum. Schröder yarın Almanya'ya döndüğünde KKTC gerçeğini oradaki basın mensuplarına, işbaşındaki başbakanlarına anlatmayacak mı? Bence anlatması lazım. Gelişi iyi de oldu. En azından KKTC gerçeği ile yüz yüze kaldı. Rumların bütün kurumlarının varlığı ne ise, bizde de aynı kurumlarla bir cumhuriyet ve bir devletin var olduğunu gördü. Görmekle duymak farklı şeylerdir. En sıhhatlisi gözlemlemek değil mi? Gözlemlemeler ve gerçekler örtüşünce doğrular bulunur. Zaten o nedenle değil mi ki hep kulaktan dolma bilgilerle ve Rumların dümen ayarında bir AB politikası bu işi bu raddeye getirdi? Veya Birleşmiş Milletler. Umarım bundan sonra Schröder ve onun gibiler doğruları görürler ve doğruları söylerler. Bir defa Schröder'in iş başında olduğu bir zaman diliminde Rumlar AB'ye üye olmuşlardır. Rumların AB'ye üyeliğine prim verenlerden biri de Almanya'ydı. Yani AB'nin çoğunluklu kararına onay verenlerdendi. Rumların çözümsüz bir Kıbrıs'la AB'ye girişinin farkında mıydı değil miydi ona da bakmak lazım. Nitekim pek çok AB üyesi bu konudaki rahatsızlıklarını dile getirmişlerdir. "Çözümsüz bir Kıbrıs'ı içimize almakla hata ettik. Papadopulos bizi aldattı." diyenler de var. Acaba Schröder Papadopulos'un oyununa geldiğinin de farkında mı? Bence farkındadır ki sözüm ona "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin Başkanı'na sitemler ediyor ve duruşu ve tavırları ile, direkt Ercan'a özel uçağı ile gelişiyle doğru mesajlar veriyor. Hatta indirekt, Rumlara gönderme yapıyor. Ben inanıyorum ki er veya geç, mutlaka Rumların diğer yüzünü bütün AB ülkeleri görecekler ve yanlıştan dönmenin yollarını arayacaklardır. Bugün Rumların AB milletvekilleri Matsakis bile "Bu ada artık bölünmüş ve bölünme kalıcı hale gelmiştir. Bölünmüş iki devlet esasında bir çözüm aranmalıdır" dedikten sonra biz ne diyelim ki? Umudumuz odur ki bir gün bay Schröder yine başbakan olsun ve direk Ercan'a insin ve biz onu bağrımıza basalım ve dostluğunu pekiştirelim. Hem de başbakan sıfatı ile KKTC'ye Ercan'a iniş yaparak.
|
|
|
|
|
| |
21 Nisan 2008, Pazartesi |
Küçük çembere ne zaman trafik sinyali konacak? |
| |
17 Nisan 2008, Perşembe |
Günahkar Hristofyas |
| |
16 Nisan 2008, Çarşamba |
Vakıflar'ın devri hayatımızın dönüm noktasıdır |
| |
15 Nisan 2008, Salı |
Türkiye silah sanayiinde büyürken |
| |
14 Nisan 2008, Pazartesi |
Suyun hayati önemi bilinmelidir |
| |
14 Nisan 2008, Pazartesi |
Suyun hayati önemi bilinmelidir |
| |
13 Nisan 2008, Pazar |
"Lale Devri" |
| |
12 Nisan 2008, Cumartesi |
Başbuğ da bize güç verdi |
| |
11 Nisan 2008, Cuma |
Surlariçi "Özel Turizm Alanı" |
| |
10 Nisan 2008, Perşembe |
"Gönüllü çevrecilik" nasıl birşey? |
|