"Ne oldu ama? Bir türlü anlayamıyorum!"
Eşref Çetinel

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   11 Nisan 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Daha fazla uzatmak istemiyorum dolayısıyla bunları da yazıp "şimdilik" kaydı ile noktayı koyuyorum.  "Şimdilik," çünkü adam bıkıp usanmadan, UBP'yi tepelemek pahasına hayalindeki "büyük makama"  kurulmak efkârında kör gözlere parmak kombina çevirmeye devam ediyor. Üstelik hem ne yaptığını "anlamıyor" hem de "ne oldu ama?" diye soruyor!
Geçtiğimiz hafta mekânı Türk Gücü'nde eğleşirken bizim arkadaşlardan birisine yakınmış, bana aktardı.  Demiş ki Eroğlu, "Anlayamıyorum. Eşref'le Özer'e ne oldu? Neden bana saldırıyorlar, anlamadım!"
Hiç şaşmadım. Çünkü UBP'nin başına geçtiğinde yüzde altmış olan oyunu yüzde on sekizlere kadar eritip indirirken de "anlamayıp" sorduydu? "Ne oldu ama?" Başbakanlığı dönemlerinde UBP'yi yeyip bitirir ve de bünyesinden kopanlarla üç siyasi parti kurulurken de "anlamayıp" sorduydu: "Ne oluyor ama?"
Son dönemlerde üç seçim kaybeder, muhalefet görevini bile yapmaktan aciz ve alil durumlara düşerken de soruyordu: "Anlayamıyorum, ne oluyor ama?" UBP'ye yeni bir kadro ile taze kan katmak zorunluğu kapıya dayandığı ve "artık ben bu işten vazgeçtim" deyip köşesine çekildiği halde bir türlü ipleri elinden bırakmayıp partinin başına kimi getireceğinin kendine göre hesaplarıyla uğraşırken, bu tutumuna yönelik eleştiriler karşısında da yakınıyordu:  "Anlayamıyorum, ne oldu ama?"
Eşinin yıllarca ve devr-i iktidarlarında ikide bir telefonlara sarılarak kim Eroğlu'na "gözün üstünde kaşın" var demişse ve politikanın olağanlığında eleştirmişse,   kendince "yıkayıp sermeyi, haddini bildirip hizaya getirmeyi" politika marifeti olarak görüp gıkını bile çıkarmayan, atılan taşlar karşısında başını eğerek eşini bulması taktiğini uyguladığı için memleketi kimin idare ettiğinin sorgulu sualli hale gelmesi karşısında da soruyordu: "Anlayamıyorum, ne oluyor ama!" Ve Mehmet Bayram gibi kadim daim dostu dayanamayıp kendisini terkederken de sormaya devam ediyordu:  "Ne oluyor ama!"
BİR DAHA TEKRARLAYALIM BELKİ ANLAR: Bizim için önemli olan en az iktidarlar kadar muhalefet partilerinin de güçlü olmasıdır. Eroğlu son örnekte o gücü UBP'nin Meclise girmesini engellemek, partiye kendinden başka "başkan" beğendirememek tutumlarında felç ettiydi. 
Şimdi, "Ertuğruloğlu yapamıyor, partinin bana ihtiya-cı vardır" diyerek onu da ekarte etmek için  "Başkanlığa adayım" diyor. 
Tutumunu beğenip alkışlamak zorunda değiliz.  Zaten beğenip, alkışlayıp destekleyenler de ortada.  Nasılsa vefalı ve vefa borcunu ödemek zorunda olan  bir iki dostunu hesaba katmazsanız geçmişten kalma  eskimiş ve kesinlikle değiştirilmesi gereken bazı delegeler, bir de destekçisi sokak çığırtkanları! Ki biz yıllardır o delegelere dayanarak ülke yönettiğini zanneden, buna karşılık sadece "mütegallibe dürüten"  Eroğlu'lu UBP'yi bu nedenle eleştirdiydik. Ganimeti puanlarla yasal hale getiren de onlardı tek yola asvalt dökmeden TC'nin paralarını harcayan da. Rum'a "tek çakıl taşı bile vermem" derken "mülkünü" rant ekonomisi yapan da onlardı, siyasi çözümsüzlüğü çözüm olarak  gören büyük yanlış da onlarındı.  Denktaş'ın altını oyan da onlardı, halkı bıktırıp usandırıp CTP'yi iktidara taşıyan da…
Muhalefet olmaktan kurtulamıyor, seçim olsa sayesinde mevcut oylar da sandığa düşmeyecek fakat Eroğlu hâlâ soruyor: "Ne oldu ama? Bir türlü anlayamıyorum!" Bilmem anlatabildik mi?

   636 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Nail Atalay ve BM'de on buçuk yıl
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bu ne gizlilik - su - ve pirinçle bulgur
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Yağma yok, başaramayacaksınız
  15 Nisan 2008, Salı   Gariban Rum politikası ve DAÜ ile LAÜ
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Nesine gülelim ve eğitimde yeni fasarya
  13 Nisan 2008, Pazar   Hükümet etmek zor zanaattır
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Ne büyük siyasetler
  10 Nisan 2008, Perşembe   Bu hallerdir ki korkutuyor bizi
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Eraslan'ın atraksiyonları
  08 Nisan 2008, Salı   Hristofyas'a kim cesaret veriyor?