|
Çok gücüme gidiyor. "Niçin 1960'lar öncesinde ne idiysek 2008 yılında da hatta "ruhunu" kaybetmişliği yaşayarak hâlâ öyleyiz. Oysa dilimize pelesenk olmuş: "Dünden çok daha iyiyiz" diyoruz. Ölçüsü ne oluyor ama? Kurduğumuz devlet mi? Kurulduğu günden beridir sahiplik bulamadı! Şimdilerde de lağvedilip yerine 'birleşik Kıbrıs kurulsun' diye görüşmeler başlatıldı. Anayasası, meclisi, tüm organları, çok partili demokratik sistemi ile hukukun üstünlüğünü çakan yapımız mı? 1974'lerden beridir tepelenmedik neleri kaldı ki? Muhalefetsiz meclislerinden şaibeli Bakanlarına, hukuk yerine oligarşik tutumlara, Kuzey'e sahiplikle ter akıtmak yerine gasp edip rant ekonomisi yaratmaya, iç barış yerine kesimler arası kavgalara ve de paraya doymak bilmez iştaha uğruna devleti kurşunlayan alevere daleverelere kadar! Başka? Ticari ve tarımsal sektörlerimiz, turizmi-miz mi? Zaten yoktular, vardır dediğimiz dönemlerde de bizzat bu sektörler "yokuz" diyorlar! Eğitimimiz, sağlığımız mı? Geçmişte üç tane lise vardı, bugün de memleketin kaderini elinde tutan o liselerden sonra Türkiye üniversitelerinden mezun olanlar. Şimdi yedi tane üniversiteye karşılık memleketin hangi sosyo-ekonomik yapısal kusuru değişti ki? Ya sağlık? Gitgide ve külliyen kanser hastası bir ülke olmadık mı? PEKALA RUM. Kıyaslamayı geçiyorum. En büyük korkum hani şimdilerde çözümsüz bir kapalı toplum oluşumuzun ahkâmlarında ve zaman zaman "bir ekmeği bile Güney'den alırlar" diyerek şikâyet etme hakkımızı kullanıyoruz ya. Yarın bir çözüm olur, iki bölge arası ticari ve ekonomik ilişkiler aşamasına geçilirse işte bu şikâyet hakkımızı da kaybedeceğiz! Ve ol alem 1974'ler öncesi ne idiyse öylesine çakılacak ha-yatımıza. Yani Rum'un komisyoncusuyduk. Yine komisyoncusu olacağız. Rum'un işçisiydik. Şimdilerde yine işçisi olduk ama bu kez beterince ve tescilli olacağız. Rum'un sermayesi altında eziliyorduk. Yine ezileceğiz. Turizmimiz de sağlığımız da Rum'un himmeti kadar olacak… İstediğiniz kadar "git işine sen de be" diyebilirsiniz. Oysa şu Rum var ya. Tırnak kadar aklı olsa, Türk düşmanlığıyla yıkanmış beyinleri es kaza mutasyo-na uğrayıp yeni taktikler doğursa, meşum yüzüne gülüşler kondursa, 'tüm ada benimdir' demek yerine Türklerindir de demesini becerip mesela ve sadece şu Annan Planı'nı kabul etse, yarım asırdır başaramadığı "ada egemenliği sahipliğine" bu kez Türk'ün sayesinde kurulur… KIZMACA GÜCENMECE YOK: Her ne kadar biz kızıp gücendiğimiz için böyle yazıyoruz demiş olsak da hadi siz kızıp gücenmeyin. Ancak düşünün: Devlet kademeleri olarak (ki Başbakan kendisine yönelik hakaretlerle iftiralardan yakınıyor) kamu görevlileri, ticari tarımsal sektör çalışanları, sağlıktan eğitimden sorumlular… Bugüne kadar "Allah'a şükürler olsun" dediniz mi? Yüreğinizin karalarını akaklar, bitmeyen şikâyet ve eleştirilerinizi kalender iyimserliklerle değiştirdiniz mi? Bir Tanrının kulu, "iyiyim, iyiyiz" diyen! Bir gün çözüm olursa işte bu ruh hallerimizdir ki "korkutuyor" beni!
|