Hükümet etmek zor zanaattır
Eşref Çetinel

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Nisan 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"Kavga hükümeti" olur mu? Olur! İktidara geldiği günden beridir halkla, sivil toplum örgütleri ile kavga eden CTP gibi!
Nedenini hep yazarız: Solun misyonudur kavga.  Ancak bu iktidar "sol" oluşu nedeniyle değil,  sağcılaştığı için kavgaya sebep oluyor. En basitini bir zamanlar bünyesindeki ağır toplarından bir CTP'li söyledi bize: Mesela, dedi bu iktidarın eğer Türkiye'deki siyasi partilerle ilişki ve yakınlaşması söz konusu olacaksaydı, sol misyonuna uygunluğunca AKP mi olurdu yoksa CHP mi?
Tabii biliyoruz: Politika eğer Ankara ile uyumu iktidardaki Erdoğan'lı AKP ile barışçıl yakınlaşma ve işbirliğini gerektiriyorsaydı elbette ki Soyer'li CTP iktidarı bu akıl yoluna akılsızca barikat koymayacaktı. Öyle de yaptı.
Ancak ne tabanına kabul ettirebildi ne de kuyruğuna taktığını zannettiği, aslında neredeyse kendinin onların kuyruğu olduğu Birleşik Güçler dalgasındaki STÖ'lere.
Tutun ki siyasi görüş ayrılıkları "kendi kendilerine"  süregelen kavgayı tetikledi, LAÜ gibi olaylarda dikildi,  Meclis önlerine bırakılan hayvanlar silsilesinde devam etti, "faşist CTP" yakıştırmalarında "daha bir beteri  nasıl olur" sorusunu açıkta bırakarak noktalandı!
Fakat unutulmamalı, her kavganın mutlaka tetikçileri de olur.
KİMDİR ONLAR: Dört yıldır kavganın mihenk taşına vurup hükümetinin şah damarında atan malum Bakanlar.
Birisi memleketin büyük hayvan besicilerinden Önder Sennaroğlu. Halkla hükümeti canlı hayvan et fiyatları, yasaklar, sütler derken karşı karşıya getirerek kavga ettiriyor ki bakın son incisi nasıl salındı. İbretlik olduğu için aktaralım:
Meclis'te laf lafı açar, tatlı tatlı konuşurken milletvekilleri (!) Bakan Sennaroğlu hormon konusuna değinir, "hıyar buzlukta büyür, şimdi enginarlarda da çıkacak. Onlarda da sorun var" deyiverir. Usar dayanamaz, "yahu bu adam enginarların Türkiye'ye ihraç edildiğini bilmiyor mu" dercesine, "Enginarlarımız Türkiye'ye bile gönderilir" lafını atar. Okan Dağlı ise tamamlar: "O zaman enginarda sorun yok, hıyarda var!"
Enginarla hıyardan sorumlu ve yetkili bir Bakan,  Meclis'te TC'ye ihraç edilen enginarlara hormonlu di-yerek olabilecek en büyük gafı yapar! Başkaca yorum yapmaya gerek var mı?
Ve Eğitim Bakanı Canan Öztoprak: Dünya elem biliyordu ki sağlık bir, eğitim iki! Bunlara Bakan olmak cehennem ateşlerinde yanmak demektir. Öztoprak yanmadı ama yarattığı bilumum sorunlarla memleketin eğitimini yaktı! Öğretmen sendikalarıyla sürgit kavgası da cabası!
Son kavgaya da İngilizce tedrisatlı kolejler operas-yonuyla hazırlanıyor, müjdeler olsun. Ki yarın bu konuya değineceğiz…
Gelelim Vaiz'e: Tabii Şanlıdağ var. Hâlâ kulaklarımızda çınlıyor. Bu yıl bir milyon turist gelecekti memlekete. Şimdilerde bilumum otelciler, seyahat acentaları falan "bu yıl da dünya ekonomik krizinden dolayı yedik vurgunu" diyorlar…
Vaiz ise sağlıktaki büyük reformunu hâlâ gerçekleştirecek. Gün geçmiyor ki bu konuda bir yeni nutuk atmasın. Dinleyen kim!
YANİ DEMEK İSTEDİK Kİ halkla kavga ederek, STÖ'lerle sürtüşerek, Tahir ile Zühre gibi karşılıklı be-yitler döktürerek, yahut Sn. Başbakan gibi "bakın bana neler yapıyorlar" diyerek halka şikâyetlerde bulunmak,   sorunları salâha ulaştırmak mümkün değildir. Bu iş zor, vesselam hükümet etmek zor zanaattır!

   618 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Nail Atalay ve BM'de on buçuk yıl
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bu ne gizlilik - su - ve pirinçle bulgur
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Yağma yok, başaramayacaksınız
  15 Nisan 2008, Salı   Gariban Rum politikası ve DAÜ ile LAÜ
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Nesine gülelim ve eğitimde yeni fasarya
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Ne büyük siyasetler
  11 Nisan 2008, Cuma   "Ne oldu ama? Bir türlü anlayamıyorum!"
  10 Nisan 2008, Perşembe   Bu hallerdir ki korkutuyor bizi
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Eraslan'ın atraksiyonları
  08 Nisan 2008, Salı   Hristofyas'a kim cesaret veriyor?