Emekli kadın 14 dakika içinde 4 kazada 4 otomobili hurdaya çevirdi. Kaza sonrası ilk sözü, "ben sadece gün ışığında araba kullanıyorum" oldu. Almanya'nın Kuzey Ren Vestfalya bölgesinde yaşayan 87 yaşındaki kadın, 14 dakika içinde 4 kaza yaparak bir rekora imza attı. Maria S. adlı kadın zarar verdiği araçlar için 16 bin Euro (yaklaşık 27 bin YTL) ödemek zorunda kaldı.
Dakika dakika kazalar:
17.04: Münster kentinde virajı dönemeyen 87 yaşındaki kadın Opel marka aracıyla başka bir otomobile bindirdi.
17.12: Yaşlı kadın ters yola girdi. 63 yaşındaki bir adamın aracına vurdu.
17.14: Trafik polisi peşine düştü ancak kadın 90 kilometre hızla kaçmayı başardı.
17.16: Yaşlı kadın yine ters yola girdi. Bu kez bir Opel Astra'ya çarptı.
17.18: Kaza rekortmeni kadın bu defa da bir VW Golf araca bindirdi. Dördüncü kazanın ardından kadının arabasından indikten sonra söylediği ilk sözü, "Normalde ben sadece gün ışığında araba kullanıyorum" oldu.
Küfretmek için 6 bin 442 defa acil servisi aradı
Romanya'da 112 acil servisine 6442 kez telefon edip operatörlere küfreden bir kişi, akıl sağlığının yerinde olduğunun belirlenmesi üzerine 500 Ley (223 Dolar) para cezasına çarptırıldı. Polis sözcüsü Romanya'nın güneyindeki bir köyde yaşayan Madalin Udrea'nın (24) bu telefonları Şubat ayında ettiğinin belirlendiğini ve bu ay cezaya çarptırıldığını söyledi.
Kadın 'beyinsiz' çıktı!
Gerginlik ve halsizlik şikayetiyle hastaneye giden kadın, yarım beyinli olduğunu öğrendi. Çin'de 39 yaşındaki bir kadın, gerginlik ve halsizlik şikayetiyle gittiği hastanede yarım beyinli olduğunu öğrenince ne yapacağını şaşırdı. Hastanenin nöroloji uzmanı Zhang Linhong, "Hastanın sinir sisteminde herhangi bir sorun var mı?" diye MR çekti ve beynin sadece sağ lobunun olduğunu gördü.
Linhong, "Aslında sol lob konuşma kabiliyetini düzenler ama hastamızın çevresiyle iletişiminde problem yok. Annesi kızının normal bir yaşantısı olduğunu söyledi. Üniversiteden iyi bir notla mezun olmuş ve hafızası kuvvetli. Telefon numaraları ve arkadaşlarının adını sürat-le hatırladığını da gördük" dedi.
Fethiye'de balıkçılar sarı-lacivert balık avladı
Fethiye'de balıkçılar, sarı-lacivert renkli balık avladılar. Arkadaşlarıyla Fethiye Körfezi'nde açılan Taner Aydın, sarı-lacivert renkli, yaklaşık 25 santimetre uzunluğunda, 880 gram ağırlığında "Lapin" cinsi balık yakaladı.
Fethiye balık pazarına getirilen sarı-lacivert renkli balık, vatandaşların ilgi odağı oldu. Özellikle Fenerbahçe taraftarları, balığı yakından inceledi. Balığın bol bol fotoğrafını çeken taraftarlar, şaşkınlıklarını gizleyemedi.
Fenerbahçe taraftarlarının balığı 2 bin YTL'ye satın almak istediğini belirten Tamer Aydın, şöyle konuştu: "Böyle bir balığı ilk kez görüyorum. Daha önce bu renklerde olanına rastlamamıştım. Balığı yaklaşık 200 metre derinde misinayla yakaladım. Sarı-lacivert renkli bu balığı şoklayıp, Aziz Yıldırım'a göndereceğiz. Balığı görenler ilgi ile izliyor. Ben de Fenerbahçeliyim. İnşallah Fenerbahçe'ye şans getirir ve şampiyon oluruz."
Balık halindeki diğer balıkçılar da Lapin'lerin parlak ve canlı renkleri olduğunu ve renklerinin bulundukları ortama göre değiştiğini ifade etti. Balıkçılar, ilk kez sarı-lacivert renkli balık gördüklerini söylediler.
Dişi sineklere kur yapmayı öğrettiler
Araştırmacılar, sineklerde genetik değişiklik yaparak, bu böceklerde cinsel davranışı denetleyen bir grup beyin hücresini ışık darbesiyle değiştirebildi. Araştırmacı grubu bu sayede, dişi meyve sineklerinin, yalnızca erkeklerde görülen kur şarkısını çıkartmasını sağlamış oldu. Cell dergisinde yayımlanan bu araştırma, dişi ve erkek sineklerin beyinlerindeki bağlantılarının benzer olduğunu öne sürüyor. ABD'deki Yale üniversitesinden J. Dylan Clyne ile araştırmayı yapan İngiltere'deki Oxford Üniversitesi'nden Profesör Gero Miesenboeck, "Erkeklerin, dişileri çiftleşmeye ikna etmek için çok çalışmalarının asıl konu olduğunu" ifade etti. Birçok hayvan türünde ve hatta meyve sineklerinde bile erkeklerin, dişilerin dikkatini çekmek için özenli bir kur gösterisi yapmak zorunda kaldığını anlatan Miesenboeck, meyve sineklerindeki çiftleşmenin, erkeğin duyulabilir bir ses üretmek için kanatlarından birini titrettiğini ve dişi bu sesi beğendiği takdirde erkeğe teslim olduğu şeklinde açıkladı.
Profesör Miesenboeck, erkeklerin ve dişilerin çok benzer nöron yapılarına sahip göründüğünü, ancak çiftleşmede farklı rol oynadıklarına dikkati çekerek, bunun nedenini bulmak için bazı sineklerin "mini bir ses stüdyosuna" konarak genetik yapılarının değiştirildiğini ve bir ışık darbesiyle bu sinek grubunun çiftleşme nöronlarının harekete geçi-rilebildiğini belirtti. Bu çalışmalara rağmen dişi sineğin tek kanadıyla çıkarttığı kur sesinin, erkeği çiftleşmeye yöneltmede fazla yeterli olmadığı görüldü. Profesör Miesenboeck, bu çıkarılan sesi analiz ettiklerinde, erkek kur sesiyle suni dişi kur sesi arasında ince bir fark bulduklarını söyledi. Bununla birlikte araştırmacılar, bu çalışmanın sineklerdeki erkek ve dişi beyinlerin son derece benzer olduğunu ortaya çıkardığına dikkati çekiyor. Bundan sonra yanıtlanması gereken sorunun, ''hem erkek hem de dişi sineklerde kur sesi çıkartma kapasitesi olduğu halde neden normal şartlar altında yalnızca erkekler bunu yapıyor'' olacağını belirten profesör, sineklerin dişi ya da erkek durumunu belirleyen "komuta merkezlerinin" olabileceğini tahmin ettiğini ve bundan sonraki hedeflerinin bu kontrol merkezlerini ortaya çıkarmak olacağını bildirdi.
Karısını keçiyle değiştirdi!
Bulgaristan'da bir çiftçi, üçüncü eşini hayvan pazarında bir keçiyle değiştirdi. Üç kez evlenmesine rağmen mutluluğu yakalayamayan Bulgar çiftçi, üçüncü eşini bir arkadaşının keçisiyle değiş tokuş etti. Son eşi Elena'nın kendisine çocuk veremediğini söyleyen Stoil Panayatov adlı çiftçi üçüncü eşini yaşadığı Plovdiv kasabasının hayvan pazarında bir keçiyle takas etti.
Panayatov anlaşmadan bir gün önce bir arkadaşının eşini beğendiğini kendisine ilettiğini ve onunla bir keçisini takas etmesini önerdiğini, eşinin de bu teklifi kabul etmesinin ardından kalabalığın önünde anlaştıklarını söyledi.