|
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, 21 Mart'ın, Kıbrıs Türk halkının istediği şekliyle karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm için bir adım olduğunu, çözüm için 2008 yılı sonunun hedeflendiğini belirtti. Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, Başbakan Ferdi Sabit Soyer dün akşam BRT'de yayınlanan AKİS prog-ramında Mete Tümerkan'ın sorularını yanıtladı. Soyer, 8 Temmuz'un, çalışma esasları ve metotları nedeniyle sıkıntıya düştüğünü ifade etti. Başbakan Soyer, komite ve çalışma gruplarının, Kıbrıs meselesinin özlü konularını konuşmak için oluşturulduğunu söyledi. Kıbrıs sorununun konuşulmayan konusu olmadığını ve bu konuların ilk kez ele alınmayacağını dile getiren Soyer, Kıbrıs sorununun çözümlenmesi için tüm gayretin gösterileceğini belirterek, çözüm için 2008 yılının sonunun bir hedef olduğunu vurguladı. REFERANDUMDA "EVET" Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Kıbrıs Türk halkının 24 Nisan referandumunda 'evet' demesiyle bir şey kazanmadığını ancak siyasette önünün açıldığını kaydetti ve Kıbrıs Türk halkının, Rum halkı kadar eşit bir şekilde Avrupa Birliği içerisinde yer alması için 'evet' dediğini anımsattı. "Kıbrıs Türk halkı olarak temel noktamız Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik çalışmaları istikrarlı bir şekilde devam ederek Avrupa Birliği içerisinde yer alması olmalıdır" diyen Başbakan Soyer, Kıbrıs Türk halkının, dünya siyasetinin aktif aktörü olmak zorunda olduğunu vurguladı. Soyer, Kıbrıs sorununa, eşitlik temelinde, iki bölgeli iki toplumlu bir çözümün sağlanması ve Rumlar kadar Avrupa Birliğinde eşit oy hakkına sahip olduğunun ortaya konulmasının şart olduğunu söyledi. ERKEN SEÇİM KONUSU Daha önceki konuşmalarında 2008'de Kıbrıs sorununda yaşanacak gelişmeleri söylediğini ancak kendisinin hayalcilikle suçlandığını anımsatan Soyer, "Kıbrıs sorununda muhtemel gelişmeleri tespit ettiğim için bir kısım tedbirler aldık ve 2008'in başında bir erken seçime soğuk durduk. Yoksa bizde bilirdik seçime gitmeyi ve seçim yasakları başladı diyerek de görüşmeleri iptal etmeyi. Böyle bir durumda seçimi de alırdık, ama biz öyle yapmadık. 2009'un sıkıntısını bilerek toplumsal sorumluluk bilinciyle, dar politik çıkardan uzak olarak erken seçime karşı çıktık" dedi. KOSOVA'NIN BAĞIMSIZLIĞI Konuşmasında Kosova'nın bağımsız-lığına da değinen Başbakan Soyer, Kosova'nın bağımsızlığını selamladığını dile getirerek, Kıbrıs Türkü ile Kosova'nın bağdaştırılmasına bir anlam vermediğini söyledi. Birleşmiş Milletler yönetimi altında bulunan Kosova'nın egemenliğinin sınırlı olduğunu güvenliğinin ise Avrupa Birliği üye devletleri tarafından sağlandığını, Kosova'da Dışişleri Bakanı bulunmadığını dile getiren Soyer, Kosova'nın, Kıbrıs Türkü ile benzetilmesinin, tarihsel süreci de tartışmaya koyduğunu vurguladı. Başbakan Soyer, Kuzey Kıbrıs'ın ayrı bir devlet olduğunu, seçme seçilme hakkı bulunduğunu, güvenliğinin ayrı olduğunu belirterek Kosova'dan tamamen farklı bir konumun bulunduğunu kaydetti. LOKMACI BARİKATI Lokmacı Barikatı konusunda son söylenenleri hayretle izlediğini de dile getiren Başbakan Soyer, "Bu konuda rahat olunmalı. Bu barikatta ilk duvarı Kıbrıs Türk tarafı yıktı. Bunu eleştirenleri, barikatın açılmasının asker yasağına takıldı diyenleri hayretle izliyorum" dedi. Başbakan Soyer, Kıbrıs sorununda başlatılan görüşmelerin öncesinde Rum tarafında bu tür asılsız haberlerin daima yapıldığını ve Türk tarafından da bazılarının bu haberleri dikkate aldığını belirterek, Rum yönetiminin amacının görüşmeler sırasında bir sis perdesi yaratmak olduğunu ancak bu kez bunun başarılamayacağını kaydetti. Lokmacı'nın açılması için çalışmaların yapıldığını ve yakın bir zamanda o barikatın da açılacağını dile getiren Soyer, Lokmacı barikatının da diğer sınır kapılardaki geçişleri gibi olacağını açıkladı. Lokmacı kapısının her zaman için Rum Yönetimi'nin ağlama duvarı ve tapınma yeri olduğunu ifade eden Soyer, "Rumlar için Lokmacı barikatı bir sembol haline geldi. Duvarın yıkılması demek sembolün kalkması demektir. Kapının açılması, Rum halkının beyinlerindeki duvarı da delmesini sağlayacak. Bunun için Lokmacı'nın açılması çok önemli bir adımdır" dedi.
|