|
Halk İçin Siyaset (HİS) Partisi Genel Başkanı Ahmet Yönlüer, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas arasındaki görüşmeden çıkan 21 Mart mutabakatının Türk tarafının aleyhine olduğunu iddia etti. Yönlüer parti merkezinde düzenlediği haftalık basın toplantısında, ağırlıklı olarak Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum lider Dimitris Hristofyas arasındaki görüşmeyi değerlendirdi. "Türk tarafının maça Rumlar karşısında mağlup başladığını" savunan Yönlüer, Türkiye tarafından kabul görmemesine karşın, 8 Temmuz anlaşmasının Cumhurbaşkanı Talat tarafından kabul edilerek yasallaştırıldığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın Kıbrıs sorununda belirleyici rol alamadığını savunan Yönlüer, Türkiye Başbakanı Erdoğan'ın "Annan Planı'nın temel alınması gerektiğine" ilişkin açıklamalarına rağmen Talat'ın, CTP-AKEL görüşmesinden çıkan sonuca göre 8 Temmuz sürecini zemin alarak 21 Mart mutabakatının altına imza koyduğunu belirtti. Yönlüer, "Bu çerçeveye baktığımız zaman alenen görüyoruz ki Cumhuriyet Meclisi'nin görüşmeci sıfatıyla yetkilendirdiği Talat; Kıbrıs sorununda belirleyici olan makam değildir. Ne yazık ki belirleyici olan makam Cumhuriyetçi Türk Partisi kurmaylarıdır. Halkın önemli desteğini alarak lider koltuğuna oturan Sayın Talat maalesef koltuğun hakkını vermemektedir" dedi. Talat-Hristofyas görüşmesinin dostane geçtiğine ilişkin imaja rağmen Rum liderin olmazsa olmaz-ları olduğunu ve dayatmalarla görüşmeyi gerçekleştirdiğini kaydeden Yönlüer, "Cumhurbaşkanı Talat'ın konulara vakıf olmayan tecrübesiz kimselerden akıl aldığını ve Ankara ile çeliştiğini" de iddia etti. Yönlüer, Lokmacı barikatının açılması konusunda da, "Kapıların açılmasına karşı değiliz ama birçok geçiş kapısı açıldı ve vatandaşlarımız hükümetin beceriksizliği ve denetimsizliği yüzünden Güney’i daha ucuz buluyor, Rum tarafından alışveriş yapıyor. Lokmacı açıldıktan sonra da Rumlar yine Kuzey'e geçmeyecek ama Rum tarafındaki ucuzluk nedeniyle mevcut yapı Uzun Yol'a kayacak" ifadelerini kullandı.
|