Kanser
MUSTAFA KEMAL KASAPOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Nisan 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kısaca, kötücül urların anormal bir şekilde çoğalmasına verilen ad...
Bütün kanserlerde ortak olan özellik, bir hücre tipinin denetimsiz biçimde çoğalması ve normal dokuları kaplamasıdır. Bunun nedeni, hücre DNA'sında iki aşamada gerçekleştiği sanılan değişikliklerdir.
19. yüzyıl'a "beyaz ölüm" diye nitelendirilen VEREM, Ortaçağ'da "kara ölüm" diye nitelendirilen VEBA, ondan önce de CÜZZAM gibi, günümüz toplumunda da KANSER, insanların çoğunluğu tarafından en çok korkulan hastalıkların başında gelmektedir ne yazık...
İstatistiki bilgilere göre, özellikle 1980 yıllarının ortalarında dünyada her yıl yaklaşık 6 milyon yeni kişinin çeşitli kanserlere yakalandığı ve 4 milyondan fazla kişinin kanser diye tanımlanan hastalıktan öldüğü bildirilmişti. Söz konusu istatistiki verilerde, en yaygın öldürücü kanser biçimi mide kanseriyken (özellikle Asya'da), günümüzde, gelişmekte olan ülkelerde SİGARA içmenin yaygınlaşması dolayısıyla, AKCİĞER kanseri hızla tırmanmış ve en çok ölüme yol açan kanser biçimi haline gelmiştir. Özellikle Çin'de ve Japonya'da hızla artış gösteren üçüncü en büyük öldürücü kanser türü ise MEME kanseridir. Listenin dördüncü sırasında yer alan kanser çeşidi de, daha çok yaşlılarda görülen KALIN BAĞIRSAK kanseridir.
Genel anlamda kansere yakalanma sebeplerine bakıldığında; kimyasal, biyolojik ve fiziksel etkenlerin ön çıktığı görülmektedir. Bu etkenlerin detayları arasında da yüzdelik olarak en dikkat çekenler ise; Dengesiz Beslenme (% 35) ile Sigara (%30) gelmektedir.
İlginç olan bir nokta ise, yapılan araştırmalar ışığında ABD'de her yıl % 2 oranında azalma eğilimine giren kanserin Türkiye'de (keza KKTC'de de) % 8 oranında artış göstermesi...
Görünen o ki bir paradoksala yakalanmışa benziyor insanoğlu. Zira, kanser araştırmalarına ne kadar çok para harcanmış olsa da, bir o kadar daha fazla kansere yakalanmakta insanoğlu...
Nasıl oluyor da hem daha fazla harcıyoruz hem de hala mevzi kaybedebiliyoruz ? Çünkü kanser kurumlarının bütün dikkati, hasar kontrolüne [görüntüleme, teşhis, tedavi ve ilgili temel araştırmalara] odaklanmış kalmış durumda...
Oysa yetkililerin her şeyden önce kanserin önlenmesine odaklanması gerekirdi. Yani, kansere yakalanma risklerini azaltmasına...
Bir başka değişle fiziksel etkenleri ortadan kaldıracak çözümlere odaklanmasına...
Son dönemlerde "Beslenmenin Kanser Oluşumuna Etkisi" üze-rine yapılan bir araştırmada, birçok etken içerisinde öne çıkan iki önemli etken gösterilmektedir. Bu etkenlerden birisinin SİGARA ve ALKOL olduğunu ifade edilirken, diğerinin AŞIRI ve YETERSİZ BESLENME olduğu üzerinde durulmaktadır.
Halen daha üzerinde sigara paketleri üzerinde "Sigara Sağlığa Zararlıdır" ibaresinin yazılmasına rağmen ülkemizde sigara kullanımı artmaya devam etmektedir. Buna ilaveten alkol tüketiminin arttığına dair ipuçlarını ancak ve ancak olan feci kazaların ardından gündeme gelmekte ve tartışılmaktadır. Yıllarca kanıksanmış olarak toplumun içerinde günübirlik tepkilerle ve söylemlerle geçiştirilen her sorunun [torpille işe alma, yandaşlarına Kalkınma Bankası'ndan kredi sağlama ve benzerleri gibi] bir diğer önemli sorunun hazırlayıcısı olduğu gerçeğini görmezden gelen yetkililerin çözümleri olmadığı ve olamayacağı            görülmektedir.
Belki de Albert Camus'un dediği gibi bir süreç yaşamaktayız.
"Çevremizi o kadar değiştirdik ki; şimdi bu yepyeni çevreye uyabilmek için kendimizi de değiştirmemiz gerekiyor."
Keşke değiştirdiğimizin, değiştirirken övündüğümüz değerler içerisinde Doğruluk...
Dürüstlük...
Adalet...
Sevgi...
Saygı...
Ve İnsanlık olabilseydi...
Saygılarımla

   541 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Kamuda verimlilik
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Hellim
  31 Mart 2008, Pazartesi   Uygunsuz gerçek
  24 Mart 2008, Pazartesi   Köprüleri Atma Aynı nehri kaç kez daha geçmek zorunda kalacağına şaşıracaksın
  17 Mart 2008, Pazartesi   Erdem
  10 Mart 2008, Pazartesi   Magnum Photos
  03 Mart 2008, Pazartesi   Örnektik
  25 Şubat 2008, Pazartesi   IV. güç basının (medya) rolü
  18 Şubat 2008, Pazartesi   İskele ve gelecek
  11 Şubat 2008, Pazartesi   Meleklerin dokunuşu