Lokmacı’yı kim ödeyecek?
Mehmet S. Bayramoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Nisan 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Açılışta yoktum ama kapandığında oradaydım... Lokmacı barikatından bahsediyorum... 3 Nisan Perşembe sabahı büyük bir tantana ile açılan barikat aynı günün gecesi Rumlar tarafından 3 saat kadar kapalı tutulduktan sonra saat 23:00'te yeniden geçişlere açıldı.
Genç TV stüdyolarında Prof. Dr. Ata Atun ile program yaparken kapatılma haberini saat 21.15 civarında aldık. Programın 22.00'de bitmesi üzerine soluğu Lokmacı'da aldık.
Gördüklerim; bizim tarafta Şazi Bar'ı geçtikten sonra havai fişek atımı henüz durdurulmuş fakat Rumca müzikler megafonla yüksek bir sesle çalınmaya devam etmekte. Etrafta çoğunluğu saçı sakalı birbirine karışmış uyuşturucuya yatkın bir sürü Rum genci. (Tipi düzgün Rum gençlerine de rastladım elbette ama tipi bozuk olanlar çoğunluktaydı!)... Bizim ''Barış Hemen Şimdi'' postasının lider kadrosu tüm hayalleri bir anda çökmüş gibi adeta panik içerisinde sağa sola telefonla ulaşarak 'Rumlara barikatı açmak için ne isti-yorsa yapın!' gibisinde yalvar yakar telefon konuşmalarına tanık oldum. Saat 22.30'da bazı sivil kişiler Kuzey'de mahsur kalan Rum ve yabancılara karşıya geçebileceklerini bağırarak anons et-meye başladı. Sanki 1974 öncesini yeniden yaşıyorduk. Sizin anlayacağınız saat 22.00 ile 23.00 arası Lokmacı barikatının kuzeyinde yaşananlar tam bir rezaletti.
Üstelik de kapanma olayı bir grup Rum'un Türk tarafına geçerek pankart açmak istemesi ile başlamıştı. KKTC polisinin geri çevirmesiyle yeniden TV kameralarını da yanlarına alarak geri dönen Rumlar isteklerine ulaşamayınca Rum tarafındaki kapının kapanmasını sağladılar. Hem de 'Türk askerinin sınırı ihlal ettiği' yalanını dünyaya yayarak... Hristofyas'ın alelacele Londra ziyaretini yarıda kesip Lokmacı'daki vahim (!) gelişmeyi kontrol için Kıbrıs'a dönmesi ve tüm dünya medyasını kandırmaları... Size defalarca yazdım; 'Kıbrıs Rum toplumu yalancı, yaygaracı ve sahtekar bir toplumdur'.
'Lokmacı'nın açılmasıyla Arasta esnafının yüzü gülecek' dediler. Bu bir nebze doğrudur ama acaba KKTC'nin yüzü gülecek mi?
Göreceksiniz bir yıl içerisinde Arasta'daki dükkanlar yavaş yavaş içki, sandviç ve dondurma yerlerine dönüşecektir. Hiç kuşkunuz olmasın ki Rum ve yabancılar burada meşrubat ve bira tipi içkileri içecek, sandviç ve dondurma yiyeceklerdir. Fakat kimse büyük ölçüde alışveriş beklemesin.
Biliniz ki Lokmacı'nın açılmasıyla yılda örneğin 1 milyon Euro Güney'den Kuzey'e geçerse yılda 8 milyon Euro da Kuzey'den Güney'e geçecektir. Yani Arasta bu işten kazançlı çıkarken Dereboyu ve Metropol bölgeleri zararlı çıkacaktır. Neden?
Çünkü Rum halkı prensip olarak Türk çarşısından alışveriş yapmaz. Yapanı da vatana ihanet etmiş gibi gösterirler. Mal kaliteli ve fiyat da uygun olsa bile Rumların ancak %10'u Türklerden alışveriş yapar. Gerisi yapmaz. Halbuki bizim halkımızın büyük çoğunluğu hiç ayrım yapmadan hatta Rum çarşısına öncelik vererek alışveriş yapacaktır.
Biliniz ki Güney'den Kuzey'e akan kumar ve fuhuş parası Kuzey'den Güney'e akan ticari paralar ile karşılaştırıldığında devede kulak kalır.
Lokmacı'nın açılaması ile Kuzey'den Güney'e gerçekleşen ekonomik kayma artarak devam edecektir. Ve bu, KKTC maliyesinin gider, gelir ve gümrük vergilerinin azalmasına yol açacaktır. Her ay sonu ödenecek 50.000 maaşın durumunu bir düşünün.
O zaman başlıktaki soruya dönelim; Lokmacı'yı kim ödeyecek? Cevap: Türkiye!

   509 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Hristofiyas yüzümüze tükürmeye başladı!
  06 Nisan 2008, Pazar   "Kıbrıs'ın esas yerlileri eşeklerdir" (2. bölüm)
  30 Mart 2008, Pazar   "Kıbrıs'ın esas yerlileri eşeklerdir!" (1. bölüm)
  23 Mart 2008, Pazar   Talat osmosisin kapısında!
  16 Mart 2008, Pazar   İçi çürük bir elma!
  09 Mart 2008, Pazar   Londra'daki yabaniler!
  02 Mart 2008, Pazar   Rumlar yine aptallık etti!
  24 Şubat 2008, Pazar   İslam’da Reform şarttır! (3. Bölüm)
  17 Şubat 2008, Pazar   Sorun türban değil İslam'ın Anayasasındadır!
  10 Şubat 2008, Pazar   Sorun türbanda değil Anayasa'dadır! (1. Bölüm)