Kahve orta, durumlar orta
Emine Sütcü

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Mart 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bugünkü yazımı yazmadan önce görüşmenin sonucunda yapılacak açıklamayı bekliyordum.
Görüşmeler, kahve sorusuyla başladı, kahve tarifiyle bitti.
Kısacası ana konu “şifreli içerikli kahve” idi. !
Elbette esas önemli olan, özlü görüşmeler başladığı zaman kahveler hala orta olacak mı, yoksa durum yine acılaşmaya başlayınca kahveler sade mi olacak ?
Yıllar içinde tekerrür eden manzalardan, bir tanesini daha izledik.
Liderler, ara bölgede yine mikrofonlar önünde görüşme sonrası açıklama yaptılar.
Tıpkı geçmiş yıllardaki gibi, Klerides-Denktaş ve Papadapulos’la Talat’ın  önceden ara bölgede yapmış oldukları, çözüm görüşmelerinde, yüzlerindeki umut veren gülümseme ifadeleriyle, el sıkarak verdikleri demeçler gibi.
Anlaşılan o ki, bu kez içilen kahvenin niteliğiyle mesaj verilmek istendi.
Kahve, “Kıbrıs kahvesi ve orta bir kahve” imiş.
Bizler bu mesajdan ne anladık ?
Demek ki durumlar, ne çok iyi, ne çok kötü, idare eder nitelikte, yani orta...
Tek olumlu haber, liderlerin danışmanlarının teknik komitelerin kurulması için çalışmalar başlatılacağı haberi idi.
Özlü görüşmelerin başlama tarihi 3 ay sonra. Nereye kadar süreceğiyle ilgili bir tarih verilmedi.. Rum lideri Hrsitofyas, önceki açıklamalarında bir tarihe girmek istemiyordu zaten. Nitekim öyle oldu.
BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM  Barış Gücü (UNFICYP) Misyon Şefi Michael Möller'in ara bölgedeki ikametgahında yapılan bu ilk görüşmede,  8 Temmuz ve Annan Planı ile ilgili bir yorum gelmedi.
Bu durum da bizlere, yıl sonuna doğru, BM tarafından hazırlanacak yeni bir planın devreye sokulabileceğinin işareti gibi geldi..
Elbette üç ay sonra Haziran olacağına göre, yıl sonuna kadar altı ay bir süre kalır.
Altı aylık bir süre de kapsamlı bir planın yeniden hazırlanması için yeterli bir süre değildir. Yıl sonu sınırlaması bu yüzden değiştirilmiş ve mümkün olan en kısa sürede şekline dönüştürülmüştür.
Sembolik de olsa, iyimsever bir açıklama da hazırlıklar tamamlanır tamamlanmaz Lokmacı kapısının açılacağı haberi idi.
Cumhurbaşkanımız Sayın Talat’ın daha önce 2008 yılı öncesi diye belirlediği çözüm süreci son tarihi, bu görüşmeden sonra  “mümkün olan en kısa sürede” şeklini aldı.
Zaten, gereken onca hazırlığa ve görüşmeler için hem taraflara, hem de BM tarafından yapılacak hazırlıklara süre tanımak açısından, böyle bir tarih kısıtlamasına gidilmesi mümkün değildi.
Liderler ayrıca, “bizler eski dostlarız, bundan sonra da düşman olmayız” açıklaması yaptılar. (Sayın Kleridis ve Sayın 1. Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş da her zaman dost oldukları açıklamalarını yapıyorlardı !)
Sayın Talat, 2 saat 15 dk süren görüşmede, detaylara girmediklerini sadece bundan sonraki sürecin, nasıl olacağını tartıştıklarını açıkladı.
Rum Yönetimi lideri Dimitris Hristofyas ise, “birşeyler yapma konusunda uzlaşıya vardıklarını” açıkladı. Birşeylerin ne olduğunu önümüzdeki süreçte göreceğiz.
Bir nevi görüş alışverişinde bulundukları açıklandı. İşte bu açıklamalardan anlıyoruz ki, çok olumlu veya çok net bir gelişme ortada yok.
Bu görüşmedeki tek önemli karar teknik komitelerin çalışmaya başlayacağı karardır.
Dileriz ki, yıllardır vermiş olduğumuz, haklarımızı elde etme mücadelesini gözardı etmeden, bu görüşmeler sonunda, masadan nasıl kalkacağımız da önceden belirlenir.
Çünkü, görüşmelerden bu kez de olumsuz bir sonuç çıkması halinde, “varlığımızın uluslararası kabulü” kaçınılmazdır…
Bu nedenle, fazla umutlu olmadan, ihtiyatlı bir iyimseverlikle bu süreci izlemeye devam edeceğiz .
Önemli olan, görüşme masasında çok ciddi, kararlı ve onurlu bir duruş sergilememiz ve bağımsızlığımızı asla masaya koymamamız gerekir.
Yani “kendimize biçtiğimiz değerle” orada olmalıyız. Halkımıza neyi layık görüyorsak, o statüde oturup o statüde kalkmalıyız. Gelecek nesillerin gurur duyacağı bir duruş sergilemeliyiz. Atatürkcü Kıbrıs’lı Türklere yakışan budur.
Hep birlikte yaşayıp görecğiz.
Bu endişeli sürecin, Kıbrıs Türkleri için hayırlı bir sonuç getirmesini dilerim.

 

   520 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  17 Nisan 2008, Perşembe   Tren Haziran'da yola çıkar Ağustos'da varacağı ilk istasyonda kim inecek ?
  13 Nisan 2008, Pazar   Bu gök deniz nerede var?
  12 Nisan 2008, Cumartesi   KKTC'yi ne kadar sahipleniyoruz?
  10 Nisan 2008, Perşembe   Dünyada bilim adamları çalışıyor
  06 Nisan 2008, Pazar   Ders verici hikayeler
  05 Nisan 2008, Cumartesi   Kendi gözlerimiz dururken başkalarının gözleriyle bakmamalıyız
  03 Nisan 2008, Perşembe   Aydın Kadınlar Platformu'ndan BM'ye mektup
  30 Mart 2008, Pazar   Lider kimdir?
  29 Mart 2008, Cumartesi   Liderleri tarih yaratır
  27 Mart 2008, Perşembe   Görüşmelerde güçlü olmanın yolu