KKTC için hedeflerimiz
Emine Sütcü

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Mart 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bugüne kadar sadece gelecekte oluşması muhtemel bir sistemin beklentisi ve hayaliyle  yaşarken, KKTC için hedef ve strateji belirleme hataları yaptığımız ortada..
Bundan sonrası için artık doğru ve geniş bir perspektiften bakmalıyız.
Çok net olarak tablo ortadadır.
Ülkemiz, siyasal ve hukuksal çarpıklıklardan doğan bir boşluk içinde bulunmaktadır. Bu halin devamı ise, çok yakın bir gelecekte ülkenin siyasal yapısını kapsayan bir kaos oluşumunu kaçınılmaz kılacaktır.
Acı ama gerçek şu ki, bu aşamanın eşiğindeyiz. Başta ülke ekonomisi, olmak üzere, gerek sosyal, gerek hukuki gerekse kamu yönetiminde, bu aşamada, ülkenin acil ve rasyonel çözüm bekleyen iç ve dış sorunlarını açmaza sokacaktır.
Kaçınılmaz olan bu siyasi kaos, halk nezdinde yeni umutlar ve yeni oluşumları gerekli kılacaktır. Bu nedenle, herkese ve de özellikle ülkenin entellektüel kesimine bu konuda büyük ve tarihi bir görev düşmektedir.
Ülkemizde başgösteren bütün sıkıntılar bir domino taşı gibi "dalga hasarlar"yaşatmaya devam ediyor. Bir sektörün yıkımı başka sektörlerin de yıkımına sebep olmaktadır. Boyutun dışındaymış gibi yaşamamız ve birçok şeyi görmemezliğe gelmemiz artık mümkün değildir. Duymanın, görmenin ve bilmenin ötesinde anlamak zorunda olduğumuz aşamadayız. "Kör nokta saplantılarımızdan kurtulmalıyız." 
Ülkemize duyduğumuz sevgiyle, hep birlikte, KKTC için bir "yürek seferberliği" başlatmalıyız. Bu seferberlik ayni zamanda, siyasi boyutun da dışında, akıl ve mantık ölçüleriyle, bilimsel değerler ışığında "uyanış seferberliği" olmalı...
Bu bilinç ve anlayışın ışığı altında, hepimiz, özellikle de ülkenin tüm deneyimli ve entellektüel kesimi; bu görevi "tarihi bir sorumluluk" altında yerine getirmeliyiz...
Net olarak hedeflerimizi belirleyip sağa sola sapmaksızın ilerlemek zorundayız.
İnsanın, herşeyden önce geleceğinden emin olması ve kendini güvende hissetmesi için önce kimliğinden, değerlerinden, sahip olduğu herşeyden, varlığından ve valığının hangi mekanda devam edeceğinden endişesi olmaması gerekir;
Gelecekteki yaşamı için, halka yönelik, önce; toprağının sabit ve değişmez hudutları 1974 te çizilmiş olan ülkesinin tek ve kalıcı sahibi olabilmenin güvencesi, yani mülkiyet güvencesi, sonra da, O'na yeni bir umut ve heyecan aşılıyarak refah ve özgürlük içinde ileriye taşıyabilecek rasyonel projeler oluşturulmalıdır.
Bu nedenle, en kısa sürede, hangi siyasi parti, en azami ölçekte dinamizm getirecek, yeni bir siyasi duruş ve vizyon oluşturacak ve bu amaca yönelik bir hedef saptayacak, vatandaşlar bunu görmek istiyor.
Çünkü, ileriye yönelik stratejik yaklaşımlar, "arzulanan esas viz-yonu" oluşturmalıdır.

Temel strateji, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yurttaşlarını; huzurlu, refah ve çağdaş medeniyetin gereği olan ve hertürlü alt yapısı ile çevresi tamamlanmış ileri bir sosyal ülkeye sahip kılmaktır. Bu nedenle, hedef strateji; planlanacak ve uygulanacak tüm siyasal ve ekonomik politikaların ortak paydası; kayıtsız koşulsuz TOPRAK merkezli olmalıdır.
Böylece, her medeni ülke vatandaşı gibi, ülke insanı da gelişmiş ve evrensel değerlere sahip olarak kendi vatan toprağı üzerinde özgürce iç ve dış politikalar üreten bir dünya ülkesi olmamız sağlanmalıdır.
Temel Politikalar neler olmalı?  Bu konuda hazılanacak olan politikalar "KKTC nin Yeniden Yapılanması" başlığı altında acil olarak geliştirmemiz gereken iç ve dış siyaset politikalar vardır.
Dış Siyaset :
Öncelikle toprak bütünlüğü zemininde, ülke halkının mal ve mülk güvencesi ile ulusal haysiyetinin korunması ve savunmasını,  ancak bu anlayış içinde bir dünya ülkesi olmasını kendisi için vazgeçilmez  bir ülkü olarak benimsemeliyiz.
İç Siyaset :Yönetimin yeni vizyonu;, tüm yurttaşlarını kamu yönetimi, yasalar ve bireyler arasında eşit kılacağı, dolayısıyla ülkesinde huzurlu, güvenceli ve refah içinde yaşayacağını taahhüt eden tüm reformları ivedilikle yapmayı gerekli kılmalı.
Bizler, önce "yürek ve uyanış seferberliği" anlayışıyla, KKTC'nin hedeflerinin ve o hedefler doğrultusunda stratejilerin belirlenmesini sağladıktan sonra da hep birlikte, "ulusal dayanışma seferberliği" başlatıp,  yürek yüreğe vererek ve ülkemiz için çok çalışarak, hem layık olduğumuz, hem de hak ettiğimiz yere gelme yolunda ilerlemeliyiz.
Ülkemiz için ne gerekiyorsa, onu yapmamız lazım..Gerekirse günün bir saatini de bu ülkeye ücret almadan hizmet ederek, el birliği ile kalkınmamıza katkı koymalıyız. 
Tıpkı Japonların zamanında ülkeleri için yaptığı ve Japonya'nın bugünleri gördüğü gibi.
Önemli olan kendimizi, özendiğimiz ülkelerin düzeyine taşımayı hedeflemek ve o hedefler için de, durmadan, dinlenmeden ve beklemeden, başkalarından  medet ummadan çok çalışarak  başarabilmektir.

   583 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  17 Nisan 2008, Perşembe   Tren Haziran'da yola çıkar Ağustos'da varacağı ilk istasyonda kim inecek ?
  13 Nisan 2008, Pazar   Bu gök deniz nerede var?
  12 Nisan 2008, Cumartesi   KKTC'yi ne kadar sahipleniyoruz?
  10 Nisan 2008, Perşembe   Dünyada bilim adamları çalışıyor
  06 Nisan 2008, Pazar   Ders verici hikayeler
  05 Nisan 2008, Cumartesi   Kendi gözlerimiz dururken başkalarının gözleriyle bakmamalıyız
  03 Nisan 2008, Perşembe   Aydın Kadınlar Platformu'ndan BM'ye mektup
  30 Mart 2008, Pazar   Lider kimdir?
  29 Mart 2008, Cumartesi   Liderleri tarih yaratır
  27 Mart 2008, Perşembe   Görüşmelerde güçlü olmanın yolu