Sanal dünya gerçeği
Emine Sütcü

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Şubat 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Çoğumuz bir şekilde sanal dünya ile tanışmış ve zamanla bu dünyanın, insanlık için vazgeçilmez olduğunun farkına varmışızdır.
İnternet, sınırsız bir bilgi merkezi olduğu kadar, sınırsız tehlikelerle de doludur. Kimimiz haber gruplarının müptelası olmuş durumda; kimimiz sohbet için interneti kullanıyor; kimi iş için; kimi bilgiye erişim için; kimi sadece eğlenmek için ve kimi de farkında olmadan birçok nedenle bir tiryaki gibi alışkanlık yaratan bu dünyanın esiri oluyor. Sanal dünya, iyiliklerin, doğruların olduğu kadar, yanlışların ve kötülüklerin de uçsuz bucaksız sınırsız şekilde, ekranlar arkasında, toplandıkları yerdir. Sanki dünyadaki herkese sunulmuş bir hobi, bir ihtiyaç, bir tutku, bir okul ya da bir iş merkezi olduğu kadar, tehlike ortamıdır da aynı zamanda. Elbette internet bize hayatın kolaylıklarını sunuyor ve oturduğumuz yere dünyayı getiriyor ama bilgisayar bizi sinsice de öldürüyor. Ben de bilgisayar başında ömür tüketenlerdenim çünkü mesleğim bilgisayar. Bizim gibiler "sigara sağlığa zararlıdır" deyip de sigara içenler gibiyiz bu konuda da.
Bilgisayar zararlı mı diyeceksiniz? Maalesef, eğer biraz dikkatsiz bir kullanıcı iseniz size çok büyük zararlar da verebilir. Sağlık açısından ise başta gözlerimiz olmak üzere, oturuş şekli-mize bağlı olarak veya sürekli klavye kullanımından kaynaklanan mesleki hastalıklar oluşabiliyor. 
Hatta en büyük zararı bence ekran karşısında, öylece hareketsizce oturup sadece parmaklarımızı oynatarak kıpırdamayan halimiz veriyor...
Bilgisayar tutkunu olduğunuzu, kilolarınız artmaya başladığı zaman daha iyi anlarsınız. Ayrıca hepimiz de bili-yoruz ki internette her bilgi doğru değildir ve her site faydalı değil hatta çok da gerçek dışı ve zararlı siteler mevcuttur. İyi bir kullanıcı, neyi nereden bulabileceğini iyi bilir. Bilmeyenler ise mutlaka öğrenmeli ve öyle kullanmalı. Çünkü her gün hepimizin elektronik posta adreslerine gelen belki de onlarca, yüzlerce yalan içerikli mek-tuplar vardır. Birçoğu da reklamdır. Ancak öyle mektuplar gelir ki bazen size milyon Dolarlar vaad eder ve bütün özel bilgilerinizi kendisine göndermeniz için de hazır bir form gönderir. Bu tür mektuplar için internette  "Fraud letter" (dolandırıcı mektuplar) adı kullanılır. Sizden istenen özel bilgilerinizi doldurup gönderdiğiniz anda artık  kendinizi riske attınız demektir. Çünkü buradaki özel bilgileriniz sayesinde sizin adınıza birçok yerde işlem yapabilirler ya da sizin adınıza bankalardan kredi bile almaya çalışırlar… Kısacası, sanal dünyada avlamak üzere balık ararken, sakın balık olup avlanmayın!
İnternette güvenlik açıklarını değerlendirerek virüslü mesajlarla kullanıcılara ulaşan "hacker", en küçük bir dikkatsizliğin bedelini size çok ağır ödetebilir. Bankaların bile kopya web sayfalarını yaratan hackerlar, sisteme girerek hesapları boşaltıyor. Bu nedenle bankanızdan web sitesi adresini sorup teyidini almadan hiç bir işlem yapmayın. Peki internette şifreler nasıl çalınıyor? "İş arıyorum", "Şirketinizde çalışmak istiyorum", "Bankamızın güvenlik sistemi değişikliği", "Oturduğunuz yerden para kazanmak ister misiniz?" ya da müşteri bilgilerinin güncellenmesi için gönderilen bir link, sanal dünyada düzenlenen bir yarışmayı kazanmanız ve ardından istenilen kişisel bilgiler.
Bu ve buna benzer milyonlarca mesaj her gün internet dünyasındaki adreslere ulaşıyor. Sanal dolandırıcılığın ilk adımı olan bu mesajların içinde bulunan dosyalar çalıştırıldığında da sistem harekete geçiyor. Peki sanal dolandırıcılıktan nasıl korunabiliriz? Bu konuda en etkin yöntemlerden bir tanesi kuşkusuz sürekli güncellenen "anti spyware" ile "virüs programları". Bu tür programların her ikisini de bilgisayara yüklemeniz gerekiyor. Yasal yollardan alınmayan, ya da deneme amacıyla internette yayınlanan bu programların yerine tam sürümlerinin alınması ve sürekli güncellenmesi en doğrusu. Ancak bu tip programların belli bir sınırının olduğu unutulmamalı.Bu tip programların yüzde 50 oranında koruma sağladığı geri kalanın da tamamen kullanıcının elinde olduğu bir başka gerçek.
Kullanıcılara düşen görevler de vardır. Gönderilen e-mailleri kesinlikle güvenilir olup olmadığına kontrol etmeleri gerekiyor. Kullanıcılar, tanımadıkları kişilerden gelen maillere ekli dosyaları ya da linkleri çalıştırmaması lazım. Özellikle, bankaların adı kullanılarak gönderilen tüm "güncelleme" maillerine dikkat edilmeli. Hiçbir işlem yapmadan bankalara başvurularak bunun doğruluğu sorgulanmalı. Hele de linkler tıklandığında "adres satırında, sayısal bilgiler" görülmesi durumunda asla işlem yapmayınız. Sahte bir linke yönlendiriliyorsunuz demektir.  Yaşananlardan anlaşılacağı gibi bilinçli bir kullanıcı olmadan, bilgisayar karşısında akrobasi yaparasanız, yarar yerine zarar görürsünüz... Hayatımıza interneti katalım ama internetin ha-yatımızı kontrol etmesine fırsat vermeyelim. Yani kendi yaşamımızdan koparak, sanal yasamda kendine şekil verenlerden olmamalıyız. Bilgisayar karşısında çok zaman harcayan biri olarak gözlemlerimi paylaşmak istedim sizlerle.
Kapıldığımız pencereler bizi esir ediyor. Bazen sokağa çıkmamızı bile engelliyor. Gerçek yaşamla sanal dünya arasında bir denge kurmalıyız. Günde 2-3 saatten fazla bilgisayar kullanmamak lazım. Dışarıdaki dünyadan da kopmadan yaşamak lazım. Eğer bu dengeyi yakalayabilir-seniz, işte o zaman sanal dünyanın da faydalarından verimli olarak yararla-nabilirsiniz. Kısacası, hayatımızı sanal dünyaya transfer etmeyelim, dışarıda güneşli ve tertemiz bir hava var. Bu havayı soluyan ve sanal dünyanın dışında olan gerçek insanlar var. Onlarla yüzyüze konuşmak ve konuları tartışmak ya da güzelliklere ortak olmak, birlikte bakıp, birlikte görebilmek kadar güzel birşey olabilir mi?
O kadar kapılmış gidiyoruz ki bu elektronik hayata, bir tarafta cep telefonları, diğer tarafta bilgisayarlar ve televizyonlar, bir adım ötemizdeki gerçek dünyaya küs gibi sırtımızı dönmüşüz. Aydınlık ve gerçek dünyada birbirimizle dost olup,  bilgiyi ve güzellikleri en iyi şekilde paylaşmanın gerçek tadına varalım.
En güzel ekran, penceresiz dünyadır.

   603 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  17 Nisan 2008, Perşembe   Tren Haziran'da yola çıkar Ağustos'da varacağı ilk istasyonda kim inecek ?
  13 Nisan 2008, Pazar   Bu gök deniz nerede var?
  12 Nisan 2008, Cumartesi   KKTC'yi ne kadar sahipleniyoruz?
  10 Nisan 2008, Perşembe   Dünyada bilim adamları çalışıyor
  06 Nisan 2008, Pazar   Ders verici hikayeler
  05 Nisan 2008, Cumartesi   Kendi gözlerimiz dururken başkalarının gözleriyle bakmamalıyız
  03 Nisan 2008, Perşembe   Aydın Kadınlar Platformu'ndan BM'ye mektup
  30 Mart 2008, Pazar   Lider kimdir?
  29 Mart 2008, Cumartesi   Liderleri tarih yaratır
  27 Mart 2008, Perşembe   Görüşmelerde güçlü olmanın yolu