Hristofyas eskimiş oyun oynuyor
İsmet Kotak

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   4 Mart 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

O da kendinden öncekiler gibi, ''Suçlu ve de çözüm istemeyen Türkiye'dir. Ben Türkiye ile görüşürüm'' diyerek soyundu ve yola çıktı...
Rum başkanlık seçimlerinden önce bazı iddialı politikacı ve yazarlar ''umut dağıtmak'' konusunda etrafa tavsiyelerde bulunuyorlardı. ''Aman havayı bozmayınız; aman barışçı havayı koruyalım'' diyorlardı. Şimdilerde umdukları dağlara kar yağdı. Çünkü o Hristofyas seçilince gerçek yüzünü Rumlara, arkasını da KKTC'deki dostlarına döndü. EDEK'in kurucu başkanı Lissaridis'in Rum-Yunan politkasına getirdiği kalıba girdi. O kalıp basittir: ''Görüşme Türkiye ile olacaktır. Sorun bir işgâl sorunudur. Türk Ordusu Kıbrıs'tan çekilirse işgâl sona erer, Kıbrıs sorunu biter. Daha sonra Kıbrıs Türkleri ile başbaşa oturur anlaşırız''.
Seçimden hemen önce Lefkoşa Lokmacı barikatında Sayın Talat'la buluşmadan söz edilirken, KKTC'de de bazı kişlerce bu hava pompalanırken, aynı Hristofyas bunu umut diye satanları da yolda bıraktı. Papadopulos'un Lokmacı barikatı için koyduğu kurallara ve de bunlara uyulması gerektiğini işaret etti. Bunu, ''Türkiye hazırsa ve de isterse sorun çözülür'' yaygarası izledi. Seçimden hemen sonra ona göre ''Talat'la buluşma'' vaadi unutuldu. Kulağı Yunanistan tarafından çekilince ilk uğrak yerinin KKTC veya Lokmacı barikatı değil Atina olduğunu açıkladı. İkinci uğranılacak yer ise Brüksel... Yani Sayın Talat'la buluşma, başka bahara kaldı...
Bu konuda KKTC'deki tamtamların da ikinci hafta durulduğuna tanık olduk. Övgüler, hemen çözümler, hemen buluşmalar, artık belli kesimin kalemşörlerinden çıkmıyor. Televizyon programlarında da aynı türküler söylenmiyor. Her durumda ertelenmiş görünüyor. Hatta KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın BM'ye gönderdiği mektuptan ötürü suçlanması hem KKTC'de, hem de Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'nde başladı... Öyle ya Türk istekleri    olamaz! Türkler oturacaklar oturdukları yerde ve de uzatılacak listelerin altına imza basacaklar!
Çünkü Rum-Yunan lobisi, önce BM değil önce, AB deyip koşullarını dizdi. Amaç Kıbrıs sorununu AB içine hapsetmek. Neymiş? Dimitris Hristofyas Avrupalı yetkililerle ilk temasını 13-14 Mart'ta, Brüksel'de gerçekleştirecekmiş! AB; yeni başkanı, çözümü mümkün olduğunca çabuk ileri götürme konusunda cesaretlendiriyor ve Hristofyas'a her türlü yardımda bulunmayı vaat ediyormuş. Ya koşullar? O da hazır. Eski Rum tavası yeniden ısıtıldı ve de önümüze kondu. AB; çözümün Avrupa muktesebatına uygun olması için Avrupa'nın şartlarını BM'nin önüne koymuş:
1- Tek devlet, tek oy. (Federal yapı unutuldu)
2- Kıbrıs'ın tamamını AB içerisinde sonuç getirici şekilde temsil edebilecek bir hükümet. (Türk'ün temsiliyetinin zorunluluğu unutuldu)
3- AB muktesebatından sapmalar sürekli kabul edilemez. (Annan Plânı tartışmalarında ve de Kıbrıs görüşmelerinde ünlenen ''deregasyon'' sözcüğü unutuldu)
Bizimkiler Birleşmiş Milletler'i beklerken Yunanistan ve de İngiltere şunları söylüyor: ''AB, çözümün   tamamında danışman olarak hazır bulunacak'' Gerekçe de hazır: ''Kıbrıs sorununa karışmış olduğu görüşüne sahip olan Avrupa, yardımcı olma niyetindedir''.
İşte bu noktada Türkiye'ye de bir şamar atılıyor. Güya AB kaynaklarının ifade ettiklerine göre  Kıbrıs'ta, yeşil hattın her iki tarafında da siyasi irade olmak koşulu ile Türkiye'yi işbirliği yapmaya ikna'' yolları denenecekmiş... Yani suçlu yine Türkiye. Sorunu Kıbrıs Türkü ile görüşme yok. Kıbrıs Türkü ile iç sorunları, barikatları, yolları, sigorta takıntılarını görüşecekler... Öyle ya sen Annan Plânı'nda devletini inkâra razı olursan ve de eyaleti kabul ediyorsan sana da böyle muamele yapılır...
Rum-Yunan cephesi at değiştirdi. Şimdilerde solcu lider ayaklarına yatarak Kıbrıs'ı AB yoluyla iç etmenin dayatmasındadır...
KKTC'de ise ''yoldaş'' ayaklarının geçerli olduğunu sanan hayalciler, etrafta dolanmakta ve halkın başına, ''İkinci Annan Plânı'' isimli çorabı örmeye başladılar... Öyle umut pompaladılar, şimdi vaad yapıyorlar, KKTC ekonomisinin geldiği noktada ''Rumlarla birlikte federal bir çözümde refah'' pazarlamasına yatmaktadırlar...
 Bu Rum ve Yunanlı, sizin gibilerini daha çook sulu götürüp, susuz getirir... 

   388 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Makarios ne söyledi ve ne yaptı?
  17 Nisan 2008, Perşembe   Denktaş soruyor: Selâmet mi, felâket mi?
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Türkiye'den su
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas, "tencere dibin kara" demiş
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Muhalefet partileri bu gidişe el koymalı
  13 Nisan 2008, Pazar   PAZARLIK: Dondurmalı, Carrars'lı çözüm
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Komutan Başbuğ: KKTC bir gerçektir
  11 Nisan 2008, Cuma   Komutan Başbuğ, KKTC ve kırmızı çizgilerimiz
  10 Nisan 2008, Perşembe   Yatırımı iktidar özendirir
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Bakir doğumu da reddettiler