Azınlığa düşünce dayak helaldir
Reşat Akar

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Nisan 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs Türk halkının kimliği ve iradesi tartışılıyor...
Öyleyse birileri bu soruya yanıt vermelidir:
"Kimliğin ve iradenin korunabilmesi için, Kıbrıs Türk halkının bu ülkede, yani Kuzey Kıbrıs'ta 'egemen' olması gerekmez mi?..
Eğitimde, sosyal yaşamda, asayişin ve geleneklerin korunmasında, insan ilişkilerinde, trafikte, ekonomi ve siyaset yönetiminde başarılı olmak için Kıbrıs Türk halkının 'egemen' olması gerekmez mi?
Bugün bazı siyasetçilerimiz, Kıbrıs Türk halkının iradesine yönelik müdahaleden söz ediyorsa, bunun yukarıda saydıklarımla doğrudan bağlantısı yok mudur?
Peki Kıbrıs Türk halkı neden bu noktaya geldi?
Ana neden yıllardan beri devam eden kontrolsüz nüfus akışıdır...
Çağdaş ülkelerden herhangi birisi, nüfusunun yüzde 10'u kadar yabancı aldığı zaman dahi, sosyal düzeni korumakta zorlanıyorsa, nüfusunun üzerinde yabancı alan KKTC'nin bağımsızlığından ve egemenliğinden söz edilemez...
Kimin baş, kimin ayak olacağına 'güçlü olanlar' karar verir...
Güçsüz duruma düşen Kıbrıs Türk halkı, artık gelenek ve göreneklerini korumada, huzur ve güveni sağlamada yetersiz ve yetkisizdir...
Polis gücünün sürekli takviye edildiğini bilmeyen yoktur...
Buna karşın büyük uyuşturucu kaçakçılıkları, cinayetler, soygunlar ve hırsızlıklar önlenebiliyor mu?
Trafikte düzen sağlanabiliyor mu?
Tarımda, kaliteli üretim yapılabiliyor mu?
Hepsinden önemlisi, bu ülkenin politikacıları 'kendi iradeleri' doğrultusunda siyaset yapabiliyor mu?
Yaptığını iddia edenler arasında başarılı olan var mıdır?
Yıllar öncesinde yapılmış uyarılar ciddiye alınmış olunsaydı, Kıbrıs Türkü bugün bu noktaya gelmezdi...
Fakat artık geri dönülmez bir yoldayız...
Dünkü yazımda vurguladığım gibi bu ülkede kumarhane sayısı arttıkça, uyuşturucu ve fuhuşun da artması kaçınılmazdır...
Kuzey Kıbrıs'ın, böylesi bir bataklık içerisinde kalkınabilmesi ve güneyle mücadele edebilmesi asla söz konusu değildir...
Bütün bunlar bilinçli yapılıyorsa, Kıbrıs Türk toplumunun, böylesi bir ortamda, Kıbrıs Rum tarafıyla 'siyasi eşitliğe' dayalı, adaletli ve güvenli bir anlaşma yapabilmesi imkansızdır...
Kıbrıs Türk toplumunun eridiğini, egemen olmadığını, sistemsizlik içinde çöküşe geçtiğini gören Kıbrıs Rum liderliğinin tavize zorlanacağını ve sırf Kıbrıs sorunu çözülsün diye bizlere siyasi eşitlik vereceğini, ya da yönetimi bizlerle paylaşacağını düşünürsek yanılıyoruz...
Bugün, ülkenin yüzde 38'lik bölümünde egemen olamayan insanların, tüm ada üzerinde nasıl egemen olabileceklerini 'bilen varsa' buyursun anlatsın...
Çöküntü ve karmaşık düzen, ahtabotun kolları gibi her yanı sarmış vaziyettedir...
Yedi mahalleyi tacize uğratan, aleyhinde 20'den fazla suç dosyası bulunan bir boyacıyı geri göndermek, Türk medyasının bir kısmı tarafından "Türkiye düşmanlığı' olarak yayılıyorsa....
Yasa dışı vatandaşlıkların mahkeme kararıyla iptal edilmesi "büyük bir hata' veya 'ihanet' olarak yansıtılıyorsa...
Cılız Kıbrıs Türk medyasının, devler karşısında yapacağı savunma ne kadar etkili olabilir?
Öyleyse, bugün ve yarın, Türkiye ve Kıbrıs medyasını tartışacak olanlar, Kıbrıs Türk halkına 'çıkış yolunu' göstersinler...
Kurdun, kuzuyu yutmasını önleyebilmek için ne yapacağımızı onlardan öğrenmek istiyoruz!

   391 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Bizimkilere örnek olsun
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bir garip memleket
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Endişelendiren gelişmeler
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas çok şanslıdır
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Kemancı ve zurnacı
  13 Nisan 2008, Pazar   Güney'e dondurma seferi
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Kendimiz etmişiz
  11 Nisan 2008, Cuma   Royters'e bile ambargo olur!
  10 Nisan 2008, Perşembe   Avrupa'ya kaç tercüman göndereceğiz?
  08 Nisan 2008, Salı   Uyanık olmak