Başarmalarını istiyoruz
Reşat Akar

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Mart 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"Yeni Ortadoğu Projesi" çerçevesinde sıranın Kıbrıs'a geldiğini artık herkes anlamalıdır...
Kıbrıs için önümüzde iki alternatif vardır:
1- Ya birleşme...
2- Ya da kalıcı ayrılık...
Bazıları "Eğer taviz vereceksek iyisi mi böyle kalalım" diyerek, bugünkü bölünmüşlüğün devamından yana olabilir...
Ancak, AB üyesi olmuş küçük bir ülkede bölünmüşlüğün uzun vadede getireceği zararların, bugün verilecek karşılıklı tavizlerden çok daha ağır olabileceğini hiçbir zaman umutmamak gerekir...
Henüz 17 yaşına gelmiş gençlerin askerlik hizmeti devam edecek...
Askerlik hizmetinin devam etmesine bağlı olarak psikolojik ve sosyal sorunlar da artarak devam edecek...
İki toplum veya 'iki taraf' arasındaki ilişkilerin sık sık kriz noktasına gelmesi nedeniyle silahlanma yarışına hız verilecek...
Ekonomiden elde edilen gelir, Kıbrıs halkının refahına değil, silahlara harcanacak...
Öyleyse, seçeneklerden birincisi, yani çözüm doğru olanıdır...
Peki, bunca yıl çözemediğimiz bir sorunu, şimdi nasıl çözeceğiz?..
Elbette, geçmişin muhasebesini gerçekçi bir şe-kilde yaparak...
Her iki toplumun da uğradığı zararları göz önünde bulundurarak...
Ve bu ülkenin iki tane sahibi olduğunu kabul ederek...
Şovenizmden uzak durarak...
Kıbrıs'ın 'tam bağımsız' bir ülke olarak sonsuza dek yaşaması için gerekli her türlü önlemi alma cesaretini göstererek...
Korkmadan, kararlı bir şekilde ilerleyerek...
Eski Rum Dışişleri Bakanı Nikos Rolandis'in, iki hafta önce Cyprus Dialogue gazetesinde yayımlanan "Sevgili Cumhurbaşkanı, Sevgili Dimitri..." başlıklı makalesinde belirttiği gibi her iki toplum tarafından da kabul edilebilir bir çözüm acı verici olacak. Ancak, çözümsüzlük daha da acı verici olacak...
Rolandis'in ortaya koyduğu bu görüşü, yeni Rum lideri Dimitris Hristofyas da önceki gün düzenlediği basın toplantısında şu sözlerle destekledi:
"Yine başaramazsak, çözümsüzlük her iki toplum için de felaket olacak..."
Toplumları felaketten kurtarmak başta liderlerin görevidir...
O nedenle bugün 'lider' statüsünde ilk kez bir araya gelecek olan Sayın Talat'a ve Sayın Hristofyas'a büyük ve tarihi görevler düşüyor...
Geçmişteki hataları kabul ederek...
Hatta, Politis Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Andreas Paraskos'un, 2003 yılında bir TV programında ortaya koyduğu cesaretten örnek alıp 'özür' dileyerek...
İki toplum arasındaki güvensizlik ortadan kaldırılırsa, o zaman Kıbrıs sorununun çözümü daha kolay olur...
Liderlerin tarihi sorumlulukları vardır...
Bu bilinçle hareket etmelerini ve Kıbrıs'a barış getirmelerini diliyoruz...

   524 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Bizimkilere örnek olsun
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bir garip memleket
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Endişelendiren gelişmeler
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas çok şanslıdır
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Kemancı ve zurnacı
  13 Nisan 2008, Pazar   Güney'e dondurma seferi
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Kendimiz etmişiz
  11 Nisan 2008, Cuma   Royters'e bile ambargo olur!
  10 Nisan 2008, Perşembe   Avrupa'ya kaç tercüman göndereceğiz?
  08 Nisan 2008, Salı   Uyanık olmak