Bakir doğum olmazsa...
Reşat Akar

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Mart 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yeni Rum lideri Dimitris Hristofyas, Avrupa Birliği zirvesine katılmak amacıyla gittiği Brüksel'de bugün Avrupa Parlamentosu Başkanı Hans-Gert Pottering ile yarın da Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ile görüşecek...
Rum Hükümet Sözcüsü Stephanos Stephanou, Hristofyas'ın Brüksel ziyaretini şu sözlerle değerlendirdi:
"Bu ziyaret, Kıbrıs Rum tarafının duruşunu anlatma, Kıbrıslı Türklerin sözde izolasyonunun kaldırılması gibi sık sık karşılaşılan konuları görüşme ve Türk istila ve işgalinin Kıbrıs sorununun esasını oluşturduğunu Brüksel'e hatırlatma şansı verecek.
Ondan sonra Kıbrıs sorununa bir çözüm Türk işgalini ve yerleşiklerin gelişini sona erdirmeli, ülkeyi, halkı, kurumlar, ekonomiyi birleştirmeli ve Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türklerin, tüm Kıbrıslıların insan haklarını geri vermeli..."
Hristofyas'ın sözcüsü işe öyle bir hızlı başladı ki, Papadopulos'un  eski sözcüsü, sonradan Bakan olan Lillikas'ı da geride bıraktı!
- Kıbrıslı Türklerin sözde izolasyonu...
- İşgal ve istila...
- Ülkeyi, halkı, kurumları ve ekonomiyi birleştirme...
Aynı sözleri, 1974'ten beri, gelmiş, geçmiş tüm Rum li-derlerinden, Dışişleri Bakanlarından ve Rum hükümet sözcülerinden binlerce defa işittik...
Kıbrıslı Türklerin çekincelerini ve taleplerini hiç dikkate almadan izlenen bu siyaset yüzünden Kıbrıs'ta çözüm ve birleşme gerçekleşemedi...
İşitmediğimiz bir söz vardı, onu da çiçeği burnunda Rum Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu söyledi...
Markos'un babası Spiros Kiprianu'nun, 1979 yılında eski liderimiz Rauf Denktaş ile imzaladığı bir anlaşma vardır...
Bu anlaşma, iki bölgeli, iki toplumlu Federal Kıbrıs devletinden söz eder...
Yani, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devamını öngörmeyen ve yeni bir devlet oluşumunu kabul eden bir anlaşma...
Spiros Kiprianu'nun oğlu Markos, babasının imzaladığı anlaşmadan yaklaşık 29 yıl sonra Dışişleri Bakanı oldu...
Hristofyas'ın, ziyareti öncesinde Brüksel'e giderek, önemli temaslarda bulundu...
İki yılı aşkın bir süre Avrupa Birliğinde Sağlık Komiseri olarak görev yaptığı için, avrupalı liderler ve bakanlarla yakın ilişki içerisinde olduğunu herkes biliyor...
Markos, Brüksel'de, Kıbrıs'ın garantör ülkelerinden biri olan İngiltere'nin Dışişleri Bakanı David Miliband ile gerçekleştirdiği görüşmede, Kıbrıs sorunundaki beklentileri, Hristofyas ile Talat arasında yapılacak görüşmeyi ve BM heyetinin Kıbrıs'a gerçekleştireceği ziyareti ele aldı...
Kıbrıs Rum Haber Ajansı'na göre, görüşmeden sonra ise Kiprianu aynen şu açıklamayı yaptı:
"İngiltere Dışişleri Bakanı'nı 8 Temmuz mutabakatı üzerindeki bizim temel tutumumuz hakkında bilgilendirdim. BM çözüm planının, yani Annan Planı'nın müzakere masasında olamayacağını açıkladım ve kapsamlı çözümün bir parçası olarak Kıbrıs'ta 'bakir doğum', yeni bir devletin kurulmasını kabul etmeyeceğimizi vurguladım..."
Bu açıklamanın ne anlama geldiğini herkesin rahatlıkla anlayabileceğinden eminim...
Markos diyor ki;
- Annan Planı masada yok...
- Annan Planı'nda öngörülen yeni bir devlet oluşumu da yok!
Öyleyse ne var?
Kıbrıs Cumhuriyeti var!
Kıbrıslı Türklerin bu devlete yeniden entegrasyonu var...
Sözcü Stephanos'un söyledikleri gerçekleştikten sonra, bakir doğuma gerek kalmaz!
Asker ve göçmenler gider, Kıbrıslı Türkler yamalanır, olur biter!
Dimitris'in politikası eğer bu ise, Papadopulos'un ardından matem tutmamız gerekecek!

   551 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Bizimkilere örnek olsun
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bir garip memleket
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Endişelendiren gelişmeler
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas çok şanslıdır
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Kemancı ve zurnacı
  13 Nisan 2008, Pazar   Güney'e dondurma seferi
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Kendimiz etmişiz
  11 Nisan 2008, Cuma   Royters'e bile ambargo olur!
  10 Nisan 2008, Perşembe   Avrupa'ya kaç tercüman göndereceğiz?
  08 Nisan 2008, Salı   Uyanık olmak