|
Kıbrıs Türkleri açısından büyük önem taşıyan iki soruna dikkat çekmek istiyorum: 1- Bugünkü ekonomik yapı. 2- Kimlikle seyahat ve KKTC'ye yönelik göç dalgası. Bunların ikisi de, Kıbrıslı Türkler açısından sürdürülebilir değildir... KKTC'nin ekonomik durumunu, sadece Ocak ayındaki ithalat ve ihracat rakamlarıyla anlayabiliriz... Ocak ayında 109.1 milyon Dolar'lık ithalat, 6.4 milyon Dolar'lık da ihracat yapıldı... Bu durumda sadece bir aylık dış ticaret açığı 102.7 milyon Dolar'dır... Bunu 12 ile çarparsak, bir yılda meydana gelebilecek dış ticaret açığı 1.232 milyar Dolar eder... En iyi tahminlere göre, turizmden 300 milyon Dolar'lık gelir sağlarsak, yine 932 milyon Dolar'lık bir açık söz konusudur... Bu açığı kim kapayacak? Elbette, son 33 yılda olduğu gibi Türkiye! Türkiye'nin iç ve dış borçları konusunda ortaya atılan iddialar herkesi ürkütecek düzeydedir... "300 milyar Dolar'ı ödemek zorunda olan Türkiye yılda bir milyar Dolar da bizim için ödesin" diyenler olabilir... Fakat, böylesi bir politikanın sürdürülebilir olmadığını artık herkes anlamalıdır... Türkiye'ye ne kadar çok avuç açarsanız, hem Türkiye'ye o kadar kötülük edersiniz, hem de Türkiye'den o kadar çok emir alırsınız ve ağzınızı açıp, bir kelime edemezsiniz... Türkiye gazetelerinde yer alan "el şeyi ile gerdeğe girenler" gibi hakaret dolusu yazıları, mürekkebiyle birlikte yutmak zorunda kalırsınız... "Kimlikle seyahati durduralım, bu kadar çok nüfus akışını kaldıramıyoruz" derseniz, size "otur, konuşma" karşılığını verdiklerinde, oturmaktan veya rahmetli Özker Özgür gibi ferdi istifadan başka hiçbir şey yapamazsınız... Böylesi bir ilişki bugüne kadar sürdürülmüş olabilir... Fakat bir o kadar daha sürdürülebileceğini kimse iddia edemez... Sürekli artan uyuşturucu, insan ve silah kaçakçılığı... Hırsızlık, soygun ve cinayetler... Mafya türü hesaplaşmalar... Sürdürülebilir mi? Kesinlikle değildir... Bugünün en keskin milliyetçileri ve bayrakçıları dahi, gün gele bu ülkeyi terk etmek zorunda kalır! Ana-yavru ilişkisi başkadır... Bir avuçluk ülkenin 'mafya cennetine' dönüştürülmesi, aşırı nüfus akışıyla kültürün, sosyal yaşamın, hatta siyasetin şekil değiştirmesi başkadır... Birçok ülkenin, özellikle de AB ile ABD'nin bizleri mercek altında tuttuğunu unutmayalım... Kuzey Kıbrıs'ta meydana gelen herşey uluslararası kayıtlara geçtiği için, AB yolunda ilerlemek isteyen Türkiye'nin, yavru ile ilişkileri yeniden gözden geçirmesi kaçınılmazdır... Yarın, daha kötü durumlarla karşılaşmamak için... Kıbrıs sorununu 'ozmosis' yoluyla çözmek isteyenleri güçlendirmemek için... Kalıcı bir anlaşma ile hem ekonomiyi, hem de nüfusu kontrol altına alacak siyasi bir anlaşmadan başka çare yoktur!
|