Bu cesareti kutluyorum
Reşat Akar

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Mart 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Lütfen şu satırları dikkatle okuyun: 
"Hem kişisel, hem de temsil ettiğim örgütüm Yurtsever Kadınlar Birliği adına, insan ticaretinin mağduru olan, fuhuş yoluyla bedenleri sömürülen kadınların ülkemizde çalıştığı yer olan gece kulüplerinin kapatılmasını ve bu ayıbın bir parçası olmaktan kurtulmamızı açıkça yetkililerden istiyorum."
Bunları kim söylüyor?..
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın eşi Oya Talat...
Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı, Kıbrıs'taki İngiliz Yüksek Komiserliği ve Amerika Birleşik Devletleri'nin Lefkoşa Büyükelçiliği işbirliğinde, Yakın Doğu Üniversitesi'nin de katkılarıyla düzenlenen "İnsan Ticaretiyle Mücadele" konulu konferansta konuşan Oya Talat, Kuzey Kıbrıs'ın en önemli sorunlarından birini irdeledi...
Ağzına, diline sağlık...
Bu cesareti kutluyor, herkese örnek olmasını diliyorum...
Ülkemizde, hemen her konuda önlem almamıza yardımcı olacak sayısız yasa veya tüzük vardır...
Yargı sürecinde dahi,  isteyen İngiliz Sömürge kanunlarından yararlanır, isteyen Kıbrıs Cumhuriyeti ve KKTC yasalarından...
Öyleyse, bazı konularda 'yasa eksikliğini' gerekçe gösterip, önlem almamak bir mazaret olamaz...
Ama bizde oluyor...
Bu ülkenin ilgili birimleri, özellikle de polis, gece kulüplerinin ne iş yaptığını bilmiyor mu?..
Evet bilmiyor!!!
Zaman zaman 'denetlemeye giden' görevliler, yüzme ha-vuzlarını, loş ışıklı özel odaları da mı görmüyor?..
Evet görmüyor!!!
İki Kıbrıslı Rum'u 'para karşılığı fuhuş' yapma suçundan yakalarken, büyük bir başarıya imza attıklarını ilan ediyorlardı!..
Fakat, bu başarı (!) dahi ilgili birimleri uyandırmadı...
Denetlemeye gidiyorlar, hiçbirşey görmeden geri dönüyorlar...
İki tek atıp, loş ışıklı odalardan geçip, geçmediklerini biz bilemeyiz...
Olanlar, Tanrı ile kul arasındadır!..
Ancak gece kulübünde çalışan bazı yabancı kadınların, şiddet iddiası ile polise ve mahkemeye başvurduklarını bili-yoruz...
Bazı kadınların kafasına taşla, sopayla, demirle vurulduğunu 'tesadüfen' duyuyoruz...
Öyleyse, bu ülkede 'hiçbir şey yokmuş gibi' davranamayız...
Hükümetler gelir, gider...
Ve bu ülkede uyuşturucuu, kumar, fuhuş salgını gerilemek bir tarafa, her geçen gün daha da ilerlerse, işte bugünkü noktaya geliriz...
Yabancılar, bizi uyarmak için düzenlenen konferanslara öncülük ederler...
Dünyadaki önlemlerden örnekler vererek, bizdeki ilgisizliği iğneleyici sözlerle eleştirirler...
Kuşkusuz, böylesi bir ortamda, hele bir lider eşinin, gerçekleri itiraf eden ve ilgilileri göreve davet eden bir konuşma yapması alışılmış birşey değildir...
Fakat, yıllarca ayıp altında yaşamaktansa, birilerinin, alışılmışlığın  dışına çıkması mutlaka gerekliydi...
Sayın Oya Talat bu cesrati gösterdi ve yetkililerden acil önlem istedi...
Etkili olmasını diliyorum...

   364 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Bizimkilere örnek olsun
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bir garip memleket
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Endişelendiren gelişmeler
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas çok şanslıdır
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Kemancı ve zurnacı
  13 Nisan 2008, Pazar   Güney'e dondurma seferi
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Kendimiz etmişiz
  11 Nisan 2008, Cuma   Royters'e bile ambargo olur!
  10 Nisan 2008, Perşembe   Avrupa'ya kaç tercüman göndereceğiz?
  08 Nisan 2008, Salı   Uyanık olmak