Ne konuştular?
Reşat Akar

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Şubat 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs Rum basınının yazdıklarını genelde TAK’ın, Cumhurbaşkanlığı’nın ve Basın Müşavirliği’nin çevirilerinden öğreniyoruz...

            Peki radyo ve tv’lerdeki tartışmaları kim izliyor ve çevirisini yapıyor?..

            Bugün, liderlik için yarışacak olan DİSİ adayı Yuannis Kasulidis ile AKEL adayı Dimitris Hristofyas, önceki akşam RIK televizyonunda açık oturuma katıldı...

            Oldukça sert geçen program sırasında söylediklerini öğrenmek, bizim açımızdan büyük önem taşıyor...

            Çözüm politikaları, Kıbrıslı Türklere yönelik düşünceleri, Kıbrıs sorunununun çözümsüzlüğünde en büyük etkenlerden biri olan kiliseye ve eğitim sistemine yönelik politikaları nedir?..

            Adaylar, uzun süre devam eden program boyunca bunları tartıştılar...

            Fakat ne söylediklerini biz tam olarak öğrenemedik...

            Devletin ‘Tanıt-ma’ ve ‘Enformasyon’ adı altında iki tane kuruluşu vardır...

            Bu kuruluşlardan verimli hizmet alınabiliyor mu?..

            Özellikle Tanıtma’nın ana görevlerinden biri, karşı tarafı izlemek ve KKTC’nin politikalarını dışa yansıtmaktır...

            Fazla gerilere gidecek değilim...

            Ancak, geçtiğimiz Cuma akşamı, Kasulidis ile Hristofyas’ın katıldığı televizyon programının izlenip, izlenmediğini, eğer izlenmişse tercümelerinin yapılıp, yapılmadığını, eğer yapılmışsa, bunların nasıl değerlendirildiğini sormak istiyorum...

            Bir vatandaş olarak, bu kuruluşlarımızın böylesi önemli konularda ne yaptığını öğrenmek hakkımızdır...

            Yarın bizimle masaya oturacak olan yeni Rum liderinin politikalarını, bizimle ilgili düşüncelerini öğrenmek ve ona göre tavır belirlemek hakkımızdır...

            TAK’ın dünkü Rum basın çevirilerinde, Fileleftheros’un ve diğer gazetelerin, RIK’teki programla ilgili olarak yazdıkları ‘özet halinde’ aktarılmıştı...

            Fakat, fikir yürütebilmek ve sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için bu özet yeterli değildir...

            -Seçim propaganda döneminde ‘Kıbrıs Yunandır’ sloganı ile dikkat çeken DİSİ adayı, önceki akşam Hristofyas’ın sıkıştırması sonucunda aynı sloganı tekrarladı mı, yoksa ağız değişikliği mi yaptı?..

            -Hristofyas, Papadopulos’un desteği karşısında ne tür taahütler verdi?..

            Bunları bilmiyoruz...

            Yarın müzakere masasına oturacak olan Cumhurbaşkanımızın bildiğinden de emin değilim...

            İnsanları yeterince tanımadan, düşüncelerini öğrenmeden, onlarla nasıl ilişki kuracak, nasıl tartışacak ve pazarlık yapacağız?..

            Biri “biz biliyoruz, bildiğimizden emin olarak masaya oturacağız” dese bile, halkın da gerçekleri bilmesi gerekmez mi?..

            Hele EOKA’nın ve Kilise’nin desteğiyle mindere çıkan Kasulidis, son ana kadar ‘Kıbrıs Yunandır’ sloganını sakız gibi çiğnemişse, onunla ‘ortak devleti’ nasıl konuşacağız?..

            Sayın Talat’a açık çağrı yapmak istiyorum:

            Kasulidis’in kazanması ve görüşme için Türk tarafına gelmesi durumunda, kendisine Kıbrıs’ın kime ait olduğunu sormalı ve yanıtını halka açıklamalısınız...

            “Bunlar seçimlik sözlerdir” dese bile, söylediklerini kamuoyu ile paylaşmalısınız...

            Bu adamın yüzündeki maskeyi daha ilk günden indirmelisiniz...

 

   467 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Bizimkilere örnek olsun
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bir garip memleket
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Endişelendiren gelişmeler
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas çok şanslıdır
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Kemancı ve zurnacı
  13 Nisan 2008, Pazar   Güney'e dondurma seferi
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Kendimiz etmişiz
  11 Nisan 2008, Cuma   Royters'e bile ambargo olur!
  10 Nisan 2008, Perşembe   Avrupa'ya kaç tercüman göndereceğiz?
  08 Nisan 2008, Salı   Uyanık olmak