|
Kıbrıslı Rumların yeni liderini belirleyecek seçimlerin ilk turu bugün yapılıyor... Bazı kişiler "kim seçilirse seçilsin, Rumların tavrı değişmez" diyebilir... Ancak bu seçimlerin sonuçları, gerek bizim, gerekse AB ile ABD'nin bundan sonraki tavırları açısından oldukça önemlidir... Ayrıca, elde edilecek sonuç, sadece Kıbrıs sorununun geleceği açısından değil, Miloseviç'in kara paralarının aklanması ve sayısız rüşvet skandalının, Kıbrıs Rum halkı tarafından onaylanıp, onaylanmadığını anlamak açısından da önemlidir... Hatta, AB üyesi olmuş bir ülkede adaletli ve demokratik bir yönetimin oluşması açısından önemlidir... Yıllarca devam eden ayrılığın devam edip, etmeyeceğini, en azından görüşme sürecinin yeniden başlayıp, başlamayacağı, bugün ve 24 Şubat'ta yapılacak seçimlerle aydınlığa kavuşmuş olacak... Kıbrıs Türk tarafınının, çözüm yönündeki arzusunu ve kararlığını, sanırım herkes biliyor... Kıbrıs sorununun 'tek taraflı' çözümlenemeyeceğini de bilmeyen yoktur... Bazı Kıbrıslı Rum dostlarımız, Sayın Talat'ın değiştiğini söylüyor... Onlara hep şu cevabı veriyorum: Yanılıyorsunuz! Sayın Talat'ı tanıyorum... Gönlünde yatan çözümdür... Kıbrıs adasının yeniden birleşmesini, iki toplumun barış ve dostluk içerisinde yaşamasını herkesten daha çok isti-yor... Fakat sorumluluk üstlenmiş kişilerin, macera peşinde koşacak hali yoktur... Geçmişte yaşanan acı gerçekleri hiç kimse inkar edemeyeceğine göre, Kıbrıs sorununa bulunacak çözümün kalıcı olmasını istemek ve garantiler üzerinde direnmek, KKTC liderinin görevidir... Hiçbirşeyi yaşanmamış gibi kabul edemez... Belirli bir takvim koymadan, iki toplumun bir anda gül bahçesinde yaşayabileceğini hayal edemez... Özellikle son 34 yılda yaşanan değişimleri bir çırpıda tersine çeviremez... Önemli olan, doruk anlaşmalarına bağlı kalmaktır... Önemli olan barış elini uzatmak ve ileriye doğru bakmaktır... Sayın Talat'ın eli dört yıla yakın bir zamandır havada bekliyor... Kendisine, kısa bir süre önce şu soruyu yönelttim: "Sayın Talat eliniz hala havada mı?" Yanıtı şöyle oldu: "Evet hala havada..." - Peki yorulmadınız mı? "Yorulmadan barış yapabilir miyiz? Elbette yorulacağız... Amacımız kalıcı bir çözüm ise, barış ve dostluk ise yorulacağız..." Fakat, Rum lideri Papadopulos, uzun yıllar bu eli tutmak istemedi... Talat'la birlikte kahve içmeyi, kebap yiyerek, sosyal bir atmosferde buluşmayı kabul etmedi... Bilinen bu gerçekler karşısında, Kıbrıs Türk liderini suçlamak insaflı bir yaklaşım değildir... Öyleyse yeni seçilecek Kıbrıs Rum toplumu lideri farklı bir yaklaşım sergilemeli ve Talat'ın elini sıkmalıdır... Karşılıklı kahve içmekle başlayacak dostluğu, kalıcı bir çözüme götürecek cesareti göstermelidir... Çünkü, çözüm yönündeki sabırlar artık tükenme noktasındadır...
|