Kaçakların cenneti!
Reşat Akar

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Şubat 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Eskiden sadece 'kaçak işçileri' konuşurduk...
Bugünkü iktidar, hiç olmazsa yarısını kayıt altına aldı.
Toplam 50 bin işçi artık bu ülkenin 'yasal işçisi' sayılıyor.
İddiaya göre bir o kadar da kayıtsız işçi var.
Bunlar sadece inşaatlarda çalışmıyor.
Fırınlarda, marketlerde, lokantalarda, ev işlerinde, matbaalarda, hatta kasaplarda çalışanlar vardır.
Kısa bir süre için düşünün...
Yeşilırmak'tan, Karpaz'a kadar, ovalara, bayırlara, dağlara, ormanlık arazilere, dere yataklarına, köylere ve kentlere yayılmış 50 bin insanı nasıl bulacak ve kayıt altına alacaksınız?
İlk gelenlerin çevresi yoktu ve onları inşaat alanlarında, ya da pansiyonlarda bulmak kolaydı.
Fakat artık herkesin bir 'memleketlisi' vardır.
Kimisi amca oğlu yanında, kimisi kardeşinde, kimisi yenge kızının evinde kalıyor.
KKTC'deki memurların tümü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sonay Adem'in emrinde olsa dahi bu kadar insanın kayıt altına almak artık çok zordur.
Ancak, bir kısmını bulabilir, bu sayıyı aşağıya  çekebilirsiniz.
Şimdi gelelim diğer kaçaklara...
Yazımın girişinde "eskiden sadece kaçak işçileri konuşurduk" demiştim.
Bugün ise, kaçak müteahhitleri, kaçak kimyagerleri, kaçak tüccarları konuşmaya başladık.
Bunlar kimden cesaret alıyor da kaçak kimyagerlik yapıyor?
Kimden cesaret alıyor da kaçak müteahhitlik yapıyor?
Yasalarımızın yetersizliği mi onları cesaretlendiren?
Yoksa cezaların caydırıcı olmayışı mı?
İnşaat patlamasının yaşandığı, betonlaşmanın hızla devam ettiği şu küçük toprak parçası üzerinde akla, hayale gelmeyecek olaylar yaşıyoruz.
Çok ivedi bir şekilde, çok etkin önlemler alınmazsa, birkaç yıl sonra burada gecekondu olayını da yaşamaya başlayacağız.
Yapacaklar ve yıkamayacağız.
Hafif bir sallantı sırasında yıkılabilecek evlerde oturanların sayısı arttıkça, bunlar, ileriki yılların seçimlerinde bir şantaj olarak karşımıza çıkacak.
Türkiye, bu tür olaylardan çok çekti.
Öyleyse aynı acıları Kıbrıs'taki Türklerin de yaşamasını önleme konusunda Türkiye hükümetinden ve buradaki yetkililerinden yardım istiyoruz.
Sayın Büyükelçi'ye, sayın komutanlara buradan açık çağrı yapıyorum.
Kuzey Kıbrıs artık dünyanın gözünde 'suçlar' cenneti oldu.
Kuzey Kıbrıs'ın bu şekilde gelişmesi, sadece Kıbrıslı Türkler açısından değil, Türkiye açısından da yüz kızartıcıdır.
Bizim gördüklerimizi, sizler de görüyor ve duyuyorsunuzdur.
Öyleyse sadece para ve asker değil...
Bunları önleyebilmek için alınması gereken önlemlere destek veriniz.
Destek olursanız, Kuzey Kıbrıs'ın imajını değiştirebilir, burada yaşayan insanları daha mutlu hale getirebilirsiniz.
Bunu sizlerden bekliyoruz...

   480 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Bizimkilere örnek olsun
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bir garip memleket
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Endişelendiren gelişmeler
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas çok şanslıdır
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Kemancı ve zurnacı
  13 Nisan 2008, Pazar   Güney'e dondurma seferi
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Kendimiz etmişiz
  11 Nisan 2008, Cuma   Royters'e bile ambargo olur!
  10 Nisan 2008, Perşembe   Avrupa'ya kaç tercüman göndereceğiz?
  08 Nisan 2008, Salı   Uyanık olmak