Pazar çarşısı ve tuzlu ekmek kadayıfı
Reşat Akar

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Şubat 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yeterli üretimi olmayan, ya da pahalı üreten...
Tüketime dayalı bir ekonomi ile, AB üyesi olmak isteyen...
AB üyesi olduktan sonra Rum şirketleriyle yarışabileceğini hayal eden...
Kıbrıs Türk toplumu...
Ne güzel Barış Platformu'nu da oluşturdu...
Bu toplum, haftalarca işyerlerinin çalışma saatlerini tartıştı...
İşçilerin ezici bir çoğunluğu ithal olduğu için...
Ve onların yerli gazete okuma veya yerli TV izleme gibi bir alışkanlıkları olmadığı için, tartışmalardan haberleri bile olmadı...
Bizimkiler ise neredeyse güreş horozları gibi karşılıklı saldırılarla, gözlerini, burunlarını yaraladılar...
İyi ki, son anda hatadan geri dönüldü...
İyi ki, işyerlerinin çalışma saatleriyle ilgili herhangi bir karar alınmadı...
Eğer siz, üç tane turiste muhtaç bir toplum iseniz...
Eğer Lefkoşa'daki Arasta çarşınız, özellikle hafta sonlarında Ledra barikatını aşarak gelen dar gelirli Kıbrıslı Rumların ve güneyde yaşayan AB üyesi Bulgarların alış-verişleriyle ayakta durabiliyorsa...
Hafta sonlarında bu yerleri kapatmanız, kendi bindiğiniz dalı kesmektir...
Maaş ödemekte zorlanan hükümetinizin sırtına yeni bir yük demektir...
Geçtiğimiz Pazar günü Ledra Palace barikatından geçiş yaparken , onlarca insanın, ellerinde poşetlerle güneye döndüğüne bizzat şahit oldum...
Hani "Rum bizden mal almaz" diyenler var ya...
Onların inadına, bizde ucuz olan malları alanlar vardır...
Arasta esnafıyla konuşursanız bunu daha iyi anlarsınız...
Yeter ki sizdeki ürünün fiyatı, güneyden daha ucuz olsun...
Taklit Adidas'lar ve diğer kıyafetler, güneyden ucuz olduğu için, bu tür ürünlere ilgi gösteriyorlar...
Fakat, güneyde bir şişe Fransız şarabı 5 YTL'ye satılırken, neden kuzeyden 10 YTL'ye Türk şarabı alsınlar?
Şaraptan, viskiden, sigaradan ve diğer eşyalardan vazgeçtim...
Sınır kapılarının açıldığı günlerde, ekmek kadayıfı satışlarında patlama olmuştu...
Kuzeye gelen Kıbrıslı Rumlar, birkaç tane ekmek kadayıfı ile dönerdi...
Bizler de güneye her geçtiğimizde, yakın dostlarımıza ekmek kadayıfı götürüyoruz...
Ne var ki; bizdeki kötü ticaret anlayışı nedeniyle, artık ekmek kadayıfının da tadı kalmadı...
Yaklaşık on ay önce bir adet yuvarlak ekmek kadayıfını 8 YTL'ye alıyorduk...
Üç ay önce 10 YTL oldu...
Geçtiğimiz Pazar günü ise iki tane ekmek kadayıfı aldım, 24 YTL ödedim...
"Şeker kardeşim, ne oldu da 10 ay içinde 8'den 12'ye çıktınız?"...
Dolar ve Sterlin inişte...
Ne değişti ki yüze 50 zam yaptınız?
Süt ve süt ürünlerine yüzde 5 zam geldiyse siz yüzde 50 mi yapıyorsunuz?..
Anlayamadım gitti...
Kıbrıslı Rumlar, 1974 öncesinde, Kıbrıslı Türklere "Lokmaci, şamişici" derlerdi...
Fakat, bu meslek yıllar sonra Kıbrıslı Rumların eline geçti...
Kıbrıslı Türkler artık lokma ve şamişi istediklerinde, Güney'deki fırınlara gidiyorlar!..
Açık açık uyarıyorum:
Eğer bu ticaret anlayışını değiştirmezsek, lokma ve şamişi gibi bir süre sonra Kıbrıslı Türkler, ekmek kadayıfını da Güney'den almaya başlayacaklar...
 Her türlü iddiasına varım!

   480 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Bizimkilere örnek olsun
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bir garip memleket
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Endişelendiren gelişmeler
  15 Nisan 2008, Salı   Hristofyas çok şanslıdır
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Kemancı ve zurnacı
  13 Nisan 2008, Pazar   Güney'e dondurma seferi
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Kendimiz etmişiz
  11 Nisan 2008, Cuma   Royters'e bile ambargo olur!
  10 Nisan 2008, Perşembe   Avrupa'ya kaç tercüman göndereceğiz?
  08 Nisan 2008, Salı   Uyanık olmak