|
Almanya'nın eski Başbakanı Gerhard Schröder, 24 saatlik Kuzey Kıbrıs ziyaretinde doğaya, tarihi yapılara ve Kıbrıslı Türklerin konukseverliğine hayran kaldı... İzolasyonlardan şikayet eden Kıbrıslı Türklere, turizmi geliştirme tavsiyesinde bulunan Schröder, "Burası turizm açısından son derece önemli bir yer. Bu şansı iyi değerlendirmelisiniz" mesajını verdi... Schröder'in bu mesajı, 5-8 Mart tarihlerinde gerçekleşecek olan ve dünyanın en büyük turizm fuarı olarak bilinen Berlin Fuarı öncesinde Kuzey Kıbrıs turizmine doping olarak nitelendirilmelidir... Berlin'e giderken sergilenecek tanıtım afişlerinde ve broşürlerinde bu mesaj çok iyi bir şekilde işlenmelidir... Hatta şu sloganlar kullanılabilir: - Schröder, Kuzey Kıbrıs aşığı! - Schröder, Almanlara, Kuzey Kıbrıs'ı tavsiye ediyor! İnsanoğlu, karşısına bir şans çıktığı zaman onu eliyle geri itmez... Şansını en iyi şekilde değerlendirmek ve ilerlemek ister... Bana kalırsa, Almanya gibi güçlü bir ülkeyi yöneten, bir eski Başbakan'ın Kuzey Kıbrıs'a gelmesi küçümsenecek bir olay değildir... Anımsadığım kadarıyla yıllar önce Willy Brant gelmişti... O'nu da sevgiyle kucaklamış, ziyaretiyle gurulanmıştık... Sonrasında ne oldu?.. Verdiği mesajlardan yararlanmasını bilmedik... Herşeyin en iyisini bilen bizdeki yöneticiler, bu tür olanakları bir çırpıda harcayınca, dünyanın saygın siyasetçilerinden yararlanma şansımız olmadı... Halbuki Türkiye sayesinde gerçekleşen bu tür yararlı gelişmeler en ince ayrıntısına kadar değerlendirilmelidir... Bugünkü güzel söylemler, on yıl sonrasına bile taşına-bilmelidir... Şov yapmasını bilmediğini söyleyen Ekonomi ve Turizm Bakanı Sayın Erdoğan Şanlıdağ, Schröder'i, Berlin'deki tu-rizm show'da iyi değerlendirmelidir... Uluslararası bir şahsiyetin ağzından çıkan her söz önemlidir ve mutlaka değerlendirilmelidir... Çok iyi değerlendirilmesi gereken bir başka önemli mesaj ise elektrik üretimiyle ilgilidir... Schröder, güneş enerjisinden elektrik üretme konusunda dünya lideri olan ülkesinden yararlanmamızı tavsiye etti... Avrupa kar altında soğuktan titrerken, Kıbrıs'ın güneşiyle ısınan Schröder'in söylediklerini kimse yabana atmasın... "Bize uymaz" diyerek, ya da para sıkıntısını ileri sürerek, bu tür önerileri elimizin tersiyle itme hakkımız yoktur... Elektrikten sorumlu Sayın Maliye Bakanı'nın yerinde olsaydım, iki tane uzmanı Schröder'in uçağıyla Almanya'ya yollardım... Uçakta yer mi yoktu? Öyleyse bugünden tezi yok THY ile gönderirdim... Allah'ın bizlere verdiği en önemli nimetlerden birisi güneştir... Geçmişte havamız da temizdi... Fakat, onu çabuk kirlettik... Hurda araçlardan çıkan eksoz gazları, Teknecik'ten yükselen zehirler, Dikmen çöplüğü ve diğerleri sayesinde havamızın temizliğinden söz etme şansımız kalmadı... Fakat güneşi durdurmak elimizde değildir... Kıbrıs'ın güneşini elektriğe çevirerek, en büyük sıkıntımıza çare bulabiliriz... Biliyorum ki; Sayın Ahmet Uzun bu günlerde, güneş enerjisinden elektrik üretmekten çok, El-Sen'in greviyle ilgilenecek... El-Sen üyeleri maaş ve fazla mesailer yüzünden eyleme gidince, bakanın ana görevi "grevi kaldırmak için uzlaşma tavizleri" oluyor... Veriyor da veriyorlar... Aldığım bilgiler doğruysa elektrik çalışanlarına ayda 500 YTL'ye kadar ücretsiz elektrik hakkı da vermişler!.. Güvendiğim bir kurum çalışanından elde ettiğim bu bilgi doğruysa, tüm hükümet üyelerine sormak istiyorum: Kimin cebinden alıp, kimlere veriyorsunuz?
|