|
Eğer yaratmak istediğiniz düzene halkı katamıyorsanız, ağzınızla kuş tutup allame-i cihan olsanız başarıya ulaşamazsınız. Nitekim otuz üç yıldır "başardık" denilmesine karşılık işte o sözünü ettiğimiz düzeni oluşturmak mümkün olmadı. Aksine gitgide bozuluyor. "MESELA" DEYİP YAZALIM. Hemen her ailenin bir bazen iki araba sahibi olduğu gerçekte nedir ekonomik gösterge? Bırakın israf edebiyatını. İnsanların gelir ve refah düzeyleri artmış ki ispatını çakıyor. Soru da arkasından geliyor: "Pekala ekonomik büyümeyle refahın yoğunluğunca araba sahipliğine vurduğu bir gerçek yaşanırken neden son dokuz yılda trafik kazaları nedeniyle 528 kişi ölüveriyor? Araba sahibi olmak refahın getirdiği güzellikleri mi yaşamaktır yoksa dinmeyen acılarda ölümleri mi? Başbakan Soyer'e göre bir milyar bile olmayan GSMH iki buçuk milyar Dolar'a fırlamış. Anlamı şu oluyor: KKTC'de üretilen mal ve hizmetlerin, üretim araçlarındaki aşınma ve eskimeyi de kapsamına alan karma değerler toplamı. Eğer GSMH iki buçuk milyar Dolar'lara çıkmışsa demek ki bu ülkede çarkları dönen, döndükçe de büyüyen bir ekonomi vardır. Pekala daha dün neden besiciler "hayvanlarımız açlıktan ölüyorlar" diyerek eylem yaptılar ve de hükümeti istifaya davet ettilerdi? Yahut kişi başına on bin Dolar'a çıkmış milli gelire karşılık neden sendikalar "daha daha" diyerek maaşlarına zam istiyorlar? Neden otelciler "Turizm Haftası"nı boykot ederek etkinliklere katılmıyorlar? Sanayiciler niçin dertli, müteahhitler neden battık diyorlar? Ve de sahillerden Beşparmak'lara kadar kondurulmuş villalara, yedi tane üniversiteye karşılık, neden AB ruhuyla medeniyet anlayışına sahip toplum düzeyine ulaşılmak hedefi gözetilmekte? PARA VE REFAH HERŞEY Mİ DEĞİL Mİ? Bilmem kaç bin Sterlin'lik lüks arabasının camını açıp kâğıt parçalarını yola atan, piknik alanında yeyip içip eğlendikten sonra olanca artıklarını bırakan, kat kravat kalantor giyim kuşamına karşılık ağzını açtı mıydı pespaye kelimeleriyle karşısındakini kusturan, parasal kâr uğruna yalan dolanla kazık atan, "iş" diyerek beleşçilikle tekelciliğin çıkarcılığı peşinde koşturan insanlar külliyesinin egemen olduğu sistemlerde "düzeni" para ile satın almak mümkün mü? Bu iş "tutması gereken mayayı," mayanın oluşması için de yılların yüzyıllarında gıdım gıdım birikip adına "kültür" denecek zamanı gerektirir. Ki o kültür dediğiniz yoktu bu toplumda! İngiliz'den kalma "kanunlar," ulusal mücadele günlerinden kalma uyulmazsa olmazı çakan "emirler" vardı. "Katı ve korkutan!" İnsanlar ya onlardan kurtulmak için mücadele ettilerdi yahut uygunluğunca uyup uyumak için. Gelen iktidarlar kalındığı yerden devam ettiler. Ya insanları "kanunlarla" yahut ceplerine akıttıkları küfeler dolusu parayla sardılar. Yetmediği yerde devletin batması pahasına önlerine olanaklar koydular. Ve insanlardan ya kafalarına göre hizaya gelmelerini istediler yahut oylarını kapmak için karşılarında hiza oldular! Hiçbir şey değişmedi! Çok eskilerde kalmış düzen kalıntıları üzerine reform içerikli yamalar vurulmaya çalışılıyor, tutmuyor. Çünkü insanlar değil, sadece "eşyalar" değişiyor!
|