Sevince methiyemdir
Eşref Çetinel

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Mart 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Dün sabah  manşetlerinden iç sayfalarına doğru gazetelerin neleri haber yaptıklarına şöyle bir baktığımda,  "Allah bir kapıyı kapatırsa diğerini açar" dedim.  
Her ne kadar tevekkül felsefesine oturmuşluğunda az biraz  çaresizliği vurgularken  bitmemesi gereken umutları çağrıştırıyor da olsa,  insan seviniyor!  Seviniyor çünkü Asil Nadir'in dediğince  "Kuzey Kıbrıs'ı ve insanını seviyorum."  Sözün bir eksiği var,  zaten "biz Kuzey Kıbrıslı insanlarız." O zaman hadi şöyle diyelim,   "Vatanımı seviyorum!"  Unutulan iki kelime. Üstelik söylendi miydi kimilerine göre yanlış ve gülünç, kimilerine göre  şö-venizm.  Çünkü o kimileri için vatan tüm Kıbrıs, millet de Kıbrıslılardır!
Geçiyoruz çünkü bu saçma sapan ideolojik tutumlara değil; Asil Nadir'in GAS denilen şirketinin kiraladığı Geçitkale Havaalanı'nın işletmeciğiyle başlıyacak yeni  iş potansiyeli umuduna seviniyoruz.  
Tabi ki  "Devlete borcu vardır diye eleştirilerine oturmuş bu Asil Nadir değil miydi" diye sorulabilir. Sapla samanı karıştırmadan yazayım. Eğer bu Havaalanı KKTC'nin iş-sizliğine,   izolasyonlardan kaynaklanan  ulaşım sorunlarına, üretilenlerin ihracat açmazlarına  ekonomik katkı ko-yacaksa ve bunlar bu vatanın varoluşuna kazınacaksa  ben sevinirim. O zaman Asil Nadir adı gider, yerine işte o söz gelir:  "Ben vatanımı severim."
VE ÖTESİ HABER: YDÜ'sinin  Tıp Fakültesi  temelleri atıldı. Sevindim. Oysa biliyorum, yerenler, üzülenler, karşı çıkanlar da var. Eczacılık dişçilik gibi üniteler açıldığında olduğu gibi!
Mesleki çıkarlarına halel geleceği için   canları sıkılanlar zaten hiç inanmadılardı.  Onlar için KKTC olduğunca "dondurulmalıydı!" Küçük coğrafya doyuma ulaşmış,  mesela iki bin beş yüz işsiz üniversiteli genç insana karşılık, tek fazladan kişiyi almadan kendi mesleklerinin kapasitesi korunmalıydı!      
Öte yandan dikilerek sapıtan görüşlerde ise  Kıbrıslı insan kimliğine kilitlenen siyasi saplantılarla mesela kim ki gelmişse TC'den bir teki kalmadan gitmeli, "arı ve temiz asil Kıbrıs Türk'ü kalmalıydı" sadece! Nüfusumuz azalır, halk oluştan cemaat esamesine inerken  "bir avuç insan" nitelemesinde Rum'un gerçekten azınlığı durumuna düşebileceğimiz hiç düşünülmeden!  Kaldı ki Devlet dediğiniz biraz da nüfus yoğunluğu demek değil mi?
YDÜ'si "ben yaparım olur" mu diyor. "Olamaz" diyenler bir yana, neden olmasın? Üniversitesi varsa Tıp Fakültesi de olur…
VE DENİZDEN TUZLU SULAR ARITILACAK, çeşmelerden tatlı sular akacak. Dün TC'den borularla su akıtılması projesini "billur sular" geliyor diyerek alay edenler neyse ki buna  şerh koymadılar! 
Kurak çorak adanın, Osmanlı'dan beridir kıramadığı susuzluk kaderini,  işte o denizlere kurulan tesisler kıracak. Tutun ki belki kısa dönemde değil, uzun yıllar sonra da olsa  TC'den sular da akacak…
VE KIRLANGIÇLAR GELDİ: Geçen gün baktım iki çift olmalı  dört kırlangıç bizim fakirhanenin saçaklarına doğru hızla uçuyor, aşağılara pike yapıyor, ayrılır gibi olurlarken tekrar dönüp, belli ki yeni yapacakları yuvalarına yer arıyorlar… Onlar bizlerden. Sevdiğimiz kadar topraklarımızı, onlar da sevdikleri için geliyorlar. Bir yaz boyunca bizimle yaşıyorlar. Eğer yaşama olanağı bulurlarsa! Çünkü geçen yıl geldiler şöyle bir dolandılar ve bir daha gözükmeden ayrılıp yeni topraklara göç ettilerdi.
Onlar kuşlar ama! Karınlarının doyduğu yerlere koşarlar. İnsanlar ise karınlarını doyurmak için vatanım dedikleri topraklara çakılırlar!   

   536 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Nail Atalay ve BM'de on buçuk yıl
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bu ne gizlilik - su - ve pirinçle bulgur
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Yağma yok, başaramayacaksınız
  15 Nisan 2008, Salı   Gariban Rum politikası ve DAÜ ile LAÜ
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Nesine gülelim ve eğitimde yeni fasarya
  13 Nisan 2008, Pazar   Hükümet etmek zor zanaattır
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Ne büyük siyasetler
  11 Nisan 2008, Cuma   "Ne oldu ama? Bir türlü anlayamıyorum!"
  10 Nisan 2008, Perşembe   Bu hallerdir ki korkutuyor bizi
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Eraslan'ın atraksiyonları