Fatura hükümetindir
Eşref Çetinel

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Şubat 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Vakti zamanında dönemin Maliye Bakanı Salih Coşar vakta ki her yıl kamu ve öğretmenler sendikaları ile masaya oturup maaşlara zam pazarlığı yapmaktan  usandıydı, işte size "eşel mobil sistemi" dediydi. Hayat pahalılığı arttıkça maaşlara da otomatiğe bağlanmış sistemde zam yapılması formülü geldiydi.
Bir taşla da iki kuş vurmuştu. Öncelikle sendikaların ikide birde hayat pahalılığının altında eziliyoruz haklılığına dayandırdıkları grev silahını ellerinden almış, sistemin kendisiyle de sendikalarla olagelen maaşlara zam pazarlıklarını daha uzlaşıcı bir zemine çekmişti…
Ne var ki geçen zaman içinde eşel mobil sisteminin   hiç kıymet-i harbiyesi yokmuş gibi işveren durumundaki  hükümetle sendikalar arası pazarlıklar masası yeniden kurulmuştu…
Sadece çalışanlar diliminde mesleki işlevlerinin büyüklüğü ile değil, sesleri ile tepkiselliklerinin büyüklüğü ile de öne çıkan kamu görevlileri ise her devrede ve bu nedenle  bütçeden en çok payı koparan kesim olmuşlardı…
KİMSELERİN ŞİKÂYETİ DE OLMADIYDI: Çünkü memleketin ekonomik çarkları şu sıralarda da  sayıları on iki binlerde fiilen çalışan ve bir okadarı ile emekli olan bu kesimin maaşları ile döndü. Piyasayı etkileyen en önemli kısmını ise on üçüncü maaş mazhariyeti oluşturdu.
Yani devlet bugün bütçenin yüzde sekseni denilen büyük kısmını kamuda çalışanlara, emeklilere ve yükümlülüğü altındaki ötesi kesimlere pompaladı, onlar da piyasaya aktardı…
Kimsenin de şikâyeti olmadı! İhracatı nanay, üretimi  şinanay, ticari ve ekonomik sektörleri yahey olan ülkede çarkları başka türlü çevirmek zaten mümkün değildi.
Amma ve lâkin vergisi kâğıt üzerinde yazılı, üretimi olmadığı için devletin parasal gelir kaynağı da olamayan, sadece verilen emek karşılığı dolayısıyle ötesi tüm ticari ve ekonomik sektörlerin hazineye akıtacakları paraya konan bu kesim gitgide can sıkmaya başladı, çünkü cari giderler kaleminde bozulan piyasa dengeleri ile zıtlaşan ağır külfet haline geldi! 
ŞİMDİ SEYREDİYORUZ: Kim istemez daha çok parayı. Bendeniz salya koyveriyorum, keşke sendikaların yüzde on sekizlik zam isteği kabul görse diyorum. Her ne kadar yine iki yakamız bir yerde buluşmayacaksa da para paradır, yaşamın güvencesidir…
Fakat, bu devlet battı! Batıran CTP hükümetidir,  Ahmet Uzun maaşların alım gücünü ispat yollarında ne kadar et patates masalı anlatsa bu gerçeğin üzerini örtemez!
Dört yıldır iktidarda olan bir hükümet halkın karşısına çıkıp "efendiler battık, size verecek tırnak kadar paramız yoktur" deme hakkına ise hiç sahip değildir çünkü bir hükümet kaderini yüklendiği devleti batırmak için değil, yüceltmek için iktidardır. Bu kadar basit!
Ha sendikalar arsızlık yapmakta, verilemeyeceğini bildikleri halde yüzde on sekizlik zam isteği ile muzırlık çıkarmaktadırlar ayrı mesele. Tutun ki haksızdırlar. Pekala "hazine kurudu" diyen hükümet mi haklıdır? Ki son bir yıldır bu hükümete kendi kesimleri de dahil olmak üzere kim çıkıp da "haklısınız" demiştir ki? Aksine "bitirdiniz bizi" deyip grevlerden eylemlere kadar yollara dökülmeyen tek bir kesim kalmış mıdır bu ülkede?  
Diyelim ve gelelim sadede: Memleketi dar boğazlara düşmeden tedbir alıp örneğin halk uzlaşısı ve katılımıyla geleceklere hazırlayıp daha sağlıklı yapıya ulaştırma cehdi başkadır, "batırıp bulaştırdıktan" sonra halktan şefaat istemek daha başkadır. Birisinde iyi yönetme basiretinde  anlayışla karşılanacak iyi yönetim vardır, diğerinde kötü yönetim sayesinde dara düşürülen devlet. Bu nedenledir ki ödenmesi gereken fatura varsa onu ödeyecek olan CTP-ÖRP hükümetidir.     

   625 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazıları Yazarın tüm yazılarını görüntüle  
  21 Nisan 2008, Pazartesi   Nail Atalay ve BM'de on buçuk yıl
  17 Nisan 2008, Perşembe   Bu ne gizlilik - su - ve pirinçle bulgur
  16 Nisan 2008, Çarşamba   Yağma yok, başaramayacaksınız
  15 Nisan 2008, Salı   Gariban Rum politikası ve DAÜ ile LAÜ
  14 Nisan 2008, Pazartesi   Nesine gülelim ve eğitimde yeni fasarya
  13 Nisan 2008, Pazar   Hükümet etmek zor zanaattır
  12 Nisan 2008, Cumartesi   Ne büyük siyasetler
  11 Nisan 2008, Cuma   "Ne oldu ama? Bir türlü anlayamıyorum!"
  10 Nisan 2008, Perşembe   Bu hallerdir ki korkutuyor bizi
  09 Nisan 2008, Çarşamba   Eraslan'ın atraksiyonları