|
Bugüne kadar KKTC'deki hiçbir seçimin sonucunu doğru tahmim edemediğimin gerçeğinde kaldı ki Güney'dekini bilecektim! Sonuçta biz de herkesler gibi gazetelere yansıyan anketlere bakıverdik ve herkesler gibi ikinci tura Papadopulos'la Hristofyas kalır dedik. Oysa Papadopulos gitti, ikinci tura, hem de birinci sıraya Kasulidis'in yerleştiği Hristofyas kaldı. Oysa bu tahmini Kanal T'deki program arkadaşım Özer Raif aylar öncesinden yapıyor, Kasulidis'in şansı büyüktür derken hem Güney'in nabzını iyi tutmuşluğundan hem de Kasulidis'in AB'ye daha yakın ve yatkın oluşunu dikkate almasından hareket ediyordu. Nitekim geçen Cuma günkü programımızda bu kez benim düşünceme bir olay oturmuş, AB'nin Türkiye'nin ilerlemesinden sorumlu Hollandalı raportorünün Güney Kıbrıs'a yaptığı ziyarette, "benim adayım Kasulidis'tir" şeklindeki beyanatına takılmış, bunu da söylemiştim. İKİNCİ TURDA NE OLUR: Hemen belirteyim Sn. Başbakan Soyer ile konuşurken "Kasulidis kazanır" dedi. Neden dedim. Çünkü dedi Papadopulos yanlıları Hristofyas'ın Papadopulos'a karşı Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkmasını ve oylarını bölmesini hazmedemediler. İkinci turda oylarını Kasulidis'e kaydırırlar… Biz bilemeyeğiz. Ancak bundan sonra ister Kasulidis ister Hristofyas kazanmış olsun bizi ilgilendiren Kıbrıs siyasi sorununa yönelik gelişmeler olacak. Beklentiler ilk aşamada ki bu iki üç ay önceden daha erken olmaz, görüşmelerin BM'ler denetimde başlamasıdır. Bunu da ikiye ayırmak gerekecektir: Bir, 8 Temmuz Gambari süreci çerçevesinde ve kapsamlı çözüme hazırlık amacında atılacak ilk görüşme adımı, iki, eğer olumlu gelişmeler olursa kapsamlı çözüm için yeni görüşme masası kurulması. SOYER SONUÇTAN MEMNUN: Ondan önce hemen belirteyim çünkü sorduğuma cevabıydı: Ben, "yani diyordum bu Rum seçimlerde sadece Kıbrıs siyasi sorununu mu kampanyasına aldı. Hiç mi ötesi sorunlar gündeme gelmedi?" Soyer'e göre "evet" tüm kampanya süresince yat kalk Allah sadece Kıbrıs siyasi sorunu tartışıldı. "Ağırlığı ne taşıdı" sorumu ise "iki Devlet esasında kurulacak yeni ortaklık" diye cevapladı. Ki o ortaklığın biz kendi açımızdan ne olduğunu biliyoruz, "siyasi eşitliğe dayalı iki bölgeli iki halklı zaten siyasi eşitlik oldu muydu iki devletli bir federal sistem…" Ya Güney için nedir bu ortaklık? Papadopulos'un düşüncesi biliniyordu, gitti! Demek ki Kilisenin desteğine karşın o düşünceleri Rum halkından onay alamadı. Hristofyas'inkini de biliyoruz. Görüşmelerden yana ama Ulusal Konsey Kararlarına bağlı olacağını açıkladıydı. Türk askerinin adadan gitmesini hedefi olarak özellikle öne çıkarıyor. 8 Temmuz sürecinin hayata geçirilmesinden, çözümün AB değerleri üzerinde inşa edilmesinden, BM'ler kararlarına uyulmasından, göçmenlerin geri dönmesi hakları ile Kuzey'deki Rum mülkünün güvence altına alınmasından yana… KASULİDİS ise seçimlere an kala Türkiye'yi hedefleyerek tek taraflı askeri müdahalesini kabul etmiyoruz demişti. Mülkiyeti makul ve yasal çözüme oturtmuş, bir adım öne çıkarak da eğer Türk tarafı çözümde anlaşmaya varılan konuları uygulamazsa bugünkü şartlara geri dönülür mesajını vermişti. Eklediği en en önemli husus Talat'la görüşmeye hazır olduğuydu. …Şimdi ikinci turu bekleyeceğiz, sonrasını da göreceğiz.
|